Ana içeriğe geç
Sözlük

oradaki ile cümle

oradaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.En er is voor u een verblijfplaats op aarde en een voorziening voor een bepaalde tijd."
Cehennem ebedidir çünkü oradaki insanlar cehennemi sevdikleri için orada kalacaklardır.Haar plan mislukt echter en zij en de hel worden vernietigd door het hellevuur.
Oradaki Chinon'daki kalesine sığındı.Hij werd opgesloten in het kasteel van Chinon.
Bu çıkıntı oradaki plajlara karşı güzel bir görüş açısı sağlıyordu.Deze geeft een mooi uitzicht over het strand.
Oradaki herkesi öldürmek isterler.Ze besluiten om iedereen te zullen doden.
Oradaki jandarmadan yardım göreceğimi ummuştum.Hierbij kreeg men hulp van de Nationale Garde.
Spielberg oradaki kuşlar yerine güvercinleri koymayı kararlaştırdı.Duinrell koos ervoor om in plaats van mensenpoppen dierenpoppen te gebruiken.
Ben oradaki toplantıyı da doğru bulmuyorum.Hier ontmoet ze nu niet precies de juiste personen.
Yürüyerek geriye dönerler ve oradaki motelde kalmaya karar verirler.De groep verlaat de boerderij en beslist om terug naar het motel te gaan.
Oradaki ekip de çok önemliydi benim için.Het Comomeer was voor hem zeer belangrijk.
Yanlışlıkla oradaki bazı Dalekleri uyandırır.Hierdoor werden de Zuidelijken wakker.
Ressam, oradaki ışığın kalitesinden çok etkilendi.Hij werd geroemd om de lichtwerking in zijn schilderijen.
Oradaki, söylendiğine göre köyün en zengin adamı olan Bay James'dir.Daar is mijnheer James die naar men zegt de rijkste man van het dorp is.
Tüm aile oradaki küçük kirli bir apartmanda oturuyor.Het hele gezin woont daar in een klein vuil appartement.
Oradaki koalaya bak.Kijk eens naar die koalabeer daar.
Oradaki benim (erkek) kardeşim.Dat is mijn broer daar.
Oradaki senin kızın mı?Is dat jouw dochter daar?
Oradaki senin oğlun mu?Is dat jouw zoon daar?
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.ERT (Earth Received Time) – czas odbioru sygnału na Ziemi.
İkinci dünya savaşı sırasında, oradaki laboratuvar Manhattan Projesinin bir parçası olmuştu.W czasie II wojny światowej laboratorium było jednym z ośrodków biorących udział w Projekcie Manhattan.
Oradaki Güvenlilerin nüfusu binleri geçmiştir.Wszędzie tam docierali konfidenci Urzędu Bezpieczeństwa.
Oradaki Rus tarafında da bir sınır geçiş istasyonu bulunmaktadır.Na stacji jest również kolejowe przejście graniczne z Białorusią.
Oradaki herkesi öldürmek isterler.Chce wszystkich zabić.
Balayına Alanya'ya gitmiştik, oradaki ahbapları bizi bir sahil gazinosuna götürdü.Do Kluczborka dotarły one pociągiem, a stamtąd furmankami przewieziono je do Jasienia.
Sonra ise Adapazarı'na gitti ve oradaki Getronagan okulunda Uygarlık tarihi öğretti.Uczęszczał do gimnazjum w Dorpacie, następnie studiował nauki przyrodnicze na Dorpackim Uniwersytecie.
Cehennem ebedidir çünkü oradaki insanlar cehennemi sevdikleri için orada kalacaklardır.Halt and Catch Fire - Heaven Is a Place (ang.).
20 seneden beri kimse oradaki ölümcül sessizliği bozmamıştı.Żaden inny przywódca polityczny w XX wieku nie przyczynił się do śmierci tylu istnień ludzkich. .
Oradaki eğitim sisteminde reformlar yapmakla görevlendirdi.Jej zadaniem było przeprowadzenie w państwie reformy oświatowej.
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.På jorden ger han kungar deras makt och hans beslut anses oföränderliga.
Oradaki Rus tarafında da bir sınır geçiş istasyonu bulunmaktadır.På den ryska sidan finns stängsel längs gränsen.
Sandy oradaki bir ağacın içinde yaşar.Sanica ligger nere i en dal.
Oradaki jandarmadan yardım göreceğimi ummuştum.På något sätt skulle deltagarna då försöka släppa förbi ambulansen.
Efsaneye göre, Roi Mata oradaki toprakları fethedince, ilk amacı kabileleri birleştirmekti.Enligt legenden var Roi Matas första mål, efter att ha erövrat landet, att ena stammarna.
Oradaki ekip de çok önemliydi benim için.Sågen har haft stor betydelse för orten.
Yapıtları oradaki toplu sergilerde yer aldı.Hon var VD för anläggningarna där.
Zeus Sunağı da Berlin'e götürülmüş ve onarılarak oradaki Pergamon Müzesi'ne (Pergamon Museum) koyulmuştur.Glaserat tegel från Istarporten fördes till Berlin där den återuppbyggdes inuti Pergamonmuseet.
Oradaki ilk maçına 28 Kasım 2015 tarihinde 2-0 yenildikleri Middlesbrough karşısında çıktı.Han debuterade den 28 november 2015 i en 2–0-förlust mot Middlesbrough.
Ne hazindir ki Osmanlı, Arapları Türkleştireceğine oradaki Türkler Araplaşmıştır.Det är den enda farled de allierade kan använda genom Öresund.
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.Тверезить земля: од вас я, од вас тільки волі ─ жодних кривлянь!».
Oradaki polisler ölüdür.Троє поліцейських загинули.
Yanlışlıkla oradaki bazı Dalekleri uyandırır.Потім він зауважує прокинувся вулкан.
Oradaki eğitim sisteminde reformlar yapmakla görevlendirdi.На тій посаді проводив реформи у системі сільської шкільної освіти.
Ayrıca oradaki müşteriler ve müdür ile konuştular.До них приєдналися клієнти та партнери банку.
Oradaki ekip de çok önemliydi benim için.Зрештою ця група стала для них дуже важливою.
Tom oradaki ağacın altında oturuyor.Том сидить під он тим деревом.
Cehennem ebedidir çünkü oradaki insanlar cehennemi sevdikleri için orada kalacaklardır.A konec jich bude jedině v ohni pekelném a budou tam nesmrtelní.“ (Korán, Súra 100/59, 16n).
Oradaki ırkçılığa ,fon ve ekipman eksikliğine rağmen bilimsel araştırmalarını önemsemiştir.Zde navzdory rasové diskriminaci a nedostatku vybavení prováděl svůj vědecký výzkum.
Oradaki Rus tarafında da bir sınır geçiş istasyonu bulunmaktadır.Na ruské straně hranice je stanice Nauški.
Gezintinin sonunda, Augustus ve Hazel öpüşürler ve oradaki turistler onları alkışlar.Zde se na konci prohlídky Augustus s Hazel políbí za potlesku všech návštěvníků.
Oradaki Chinon'daki kalesine sığındı.Uvěznil jej na dlouhá léta na hradě Chinon.
Oradaki jandarmadan yardım göreceğimi ummuştum.Poprosí o pomoc bezdomovce přebývající zde.
Bakanlık Binası yer altındadır ve girmek için, oradaki telefon kulubesine 6-2-4-4-2 tuşlamak gerekir.Vchod do ministerstva pro návštěvníky je prostřednictvím telefonní budky po vytočení čísla 62442.
Oradaki başarısıyla aynı yıl o zaman Şampiyonlar Ligi şampiyonu olan Portekiz takımı Porto'ya transfer oldu.Soutěže se stejně jako minulý rok zúčastnil slovenský tým Astrum Levice.
Ben oradaki toplantıyı da doğru bulmuyorum.Zastávka zde však nenachází.
İkinci dünya savaşı sırasında, oradaki laboratuvar Manhattan Projesinin bir parçası olmuştu.Během druhé světové války se podílel na projektu Manhattan v laboratoři v Montrealu.
Bir iş için Afrika'ya giden Childers, oradaki savaş ve yetim kalan çocuklardan çok etkilendi.Zisk z prodeje věnovala Mistralová dětem, osiřelým za občanské války ve Španělsku.
Cehennem ebedidir çünkü oradaki insanlar cehennemi sevdikleri için orada kalacaklardır.Cei ce au tăgăduit și au socotitt semnele noastre minciuni vor fi soții Focului, unde vor fi veșnici.
Oradaki Chinon'daki kalesine sığındı.El a fost închis în castelul Chinon.
Oradaki yaşamı yeniden aşçılık öğrenimi ve restoranlarda yaptığı pratiklerle geçmiştir.Aici și-a petrecut viața între experiența practică din restaurante și studiile culinare.
Hâlâ küçük olduğu için oradaki yönetiminin ilk yıllarında, ca.A fost minor în primii săi ani de domniei acolo, până în cca.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod