Ana içeriğe geç
Sözlük

oradaki ile cümle

oradaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Oradakiler mjaden işçileri Johnson'u bir hursiz ve katil suçuyla hüküm giyip asılmasını istemektedirler.Majoritatea radicalilor erau convinși că Johnson va fi condamnat și demis.
Oradaki o olumlu tepki beni kamçıladı.Aceasta a fost scânteia ce a aprins răscoala.
Balayına Alanya'ya gitmiştik, oradaki ahbapları bizi bir sahil gazinosuna götürdü.După ce a navigat de-a lungul coastei a intrat în Golful Paria.
Seninle birlikte oradaki kim?Cine este acela care e cu tine acolo?
Oradaki kız sana bakıyor.Fata de acolo se uită la tine.
Oradaki adam sana bakıyor.Bărbatul de acolo se uită la tine.
"Oradaki kim?" "Bir arkadaş!""Cine este cel de acolo?" "Un prieten."
Oradaki tek adam bendim.Am fost singurul bărbat de acolo.
Oradaki senin kızın mı?Fata de acolo e a ta?
Oradaki o olumlu tepki beni kamçıladı.Az itt szerzett negatív tapasztalatok vezették az aktivizmushoz.
Yanlışlıkla oradaki bazı Dalekleri uyandırır.Ott gyorsan feltünt dalaival.
Carmen, Frasquita ve Mercedes iskambil kâğıtları ile oradakilerin fallarına bakarlar.Carmen, Frasquita ja Mercédès katsovat korteista tulevaa kohtaloaan.
Oradaki jandarmadan yardım göreceğimi ummuştum.Lääkäri ei ollut hälyttänyt apua turmapaikalle.
Oradaki kabile reisleri de isyana katıldılar.Myös kirkonmiehiä oli mukana retkellä.
Oradaki Rus tarafında da bir sınır geçiş istasyonu bulunmaktadır.Siellä sijaitsee Vaalimaan raja-asema Venäjän rajalla.
Balayına Alanya'ya gitmiştik, oradaki ahbapları bizi bir sahil gazinosuna götürdü.Heidän jatkaessa matkaa aluksellaan he joutuivat rajuilmaan, ja ajelehtivat Kilikiaan.
Oradaki herkesi öldürmek isterler.Kaikki saadaan tapettua.
Oradaki ekip de çok önemliydi benim için.Η σχέσεις τους προς τον πασά είχαν μεγάλη σημασία.
Oradaki o olumlu tepki beni kamçıladı.Τις αντιδράσεις σε αυτό μπόρεσε να τις καταστείλει.
Oradaki jandarmadan yardım göreceğimi ummuştum.Τους είπαν να περιμένουν μέχρι να έρθει κάποιο μέλος του πληρώματος για βοήθεια.
Balayına Alanya'ya gitmiştik, oradaki ahbapları bizi bir sahil gazinosuna götürdü.Κατά την περίοδο αυτή που έμεινε στην παραλία, μια μπάλα του βόλεϊ ξεβράστηκε στην ακτή.
Oradaki önemli yerleri, tapınakları not etti.Με αυτές σφυροκόπησε τους πύργους που βρίσκονταν στις πλευρές του Ναού.
Oradaki Lazlar da nüfuslara Kartveli olarak kayıt edilmektedirler.Ο πίνακας που ακολουθεί παρουσιάζει τον πληθυσμό του Καϊμακλίου όπως καταγράφηκε στις απογραφές πληθυσμού.
Oradaki benim köpeğim.Εκείνος εκεί είναι ο δικός μου σκύλος.
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.Gud forbander Kain: ”Når du dyrker jorden, skal den ikke mere give dig sin grøde.
Oradaki o olumlu tepki beni kamçıladı.Disse lempelige vilkår satte skub i aktiviteten.
Jack ve Kate sahile dönerler ve oradakilere mağaralara taşınma fikrinden bahsederler.Jack og Kate vender tilbage til stranden, og Jack begynder at snakke med folk om at flytte til hulerne.
Oradaki polisler ölüdür.Militærstaten er død.
Carmen, Frasquita ve Mercedes iskambil kâğıtları ile oradakilerin fallarına bakarlar.Frasquita og Mercedes forlyster sig med at læse deres spådomme i kortene.
Sonra oradaki görevinden uzaklaştırıldı ve Tokat Lisesi'nde öğretmenlik yaptı.Derefter læste han til skolelærer, og han fik ansættelse på Ravnshøj Skole i Ravnshøj.
Ben oradaki toplantıyı da doğru bulmuyorum.Man mister heller ikke sin mødom af den.
Oradaki ekip de çok önemliydi benim için.Da respekt den gang var rigtig vigtig for folket.
Jack ve Kate sahile dönerler ve oradakilere mağaralara taşınma fikrinden bahsederler.Jack og Kate returnerer til stranden, og Jack forsøker å overbevise folk om å flytte til hulene.
Sonra, Busby kendi cüzdanından biraz para almış ve çay servis etmesi için oradaki bir kadına vermiştir.Busby tok et pund fra egen lommebok og ga til damen som serverte te under forhandlingsmøtet.
Vanita'yı oradaki bir arabaın kendisini kovaladığını sanır.Lena oppdager at en bil følger etter henne.
Sonra ise Adapazarı'na gitti ve oradaki Getronagan okulunda Uygarlık tarihi öğretti.Han gikk Føroya Læraraskúli og underviste deretter i folkeskolen i Klaksvík.
Oradaki jandarmadan yardım göreceğimi ummuştum.Det var derfor naturlig å søke hjelp hos amtet.
Hâlâ küçük olduğu için oradaki yönetiminin ilk yıllarında, ca.Hans popularitet var i de første 20 åra av regjeringsperioden liten.
Söylenen bu sözlere oradakiler hayran oldular.En sterk tale, sa de som var der.
Kullandığında oradaki digimon u yok edebilir.Xapian kan indeksere samtidig som den brukes.
Oradaki polisler ölüdür.Provinssetet er i Mati.
Oradaki Ermeni Berberyan Kolejinde eğitim görmüştü.Han ble utdannet hos Christian Brothers der.
Oradaki ilgili arkadaşlar tedbiri almak zorundalar.Kjøpere må være oppmerksomme.
Oradaki ekip de çok önemliydi benim için.Størrelsen på skipet var også viktig.
Oradaki Rus tarafında da bir sınır geçiş istasyonu bulunmaktadır.Det finnes et tilsvarende russisk grensekommissariat.
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.Katakanlah: "Dialah Yang menjadikan kalian berkembang biak di bumi, bahwa kepada Dia, kalian dihimpun.”
Oradaki jandarmadan yardım göreceğimi ummuştum.Ternyata dia pingsan ketika mendapat pertolongan dari petugas medis di belakang panggung.
Oradaki polisler ölüdür.Korban tewas di tempat.
Yapıtları oradaki toplu sergilerde yer aldı.Tingginya bisa menyamai gedung-gedung perkuliahan di sana.
Gezintinin sonunda, Augustus ve Hazel öpüşürler ve oradaki turistler onları alkışlar.Pada akhir tur, Augustus dan Hazel berbagi ciuman romantis, dengan tepuk tangan dari penonton.
Oradaki herkesi öldürmek isterler.Dia akan membunuh semua orang yang hadir.
Bir gece oradaki bir ağacın üzerine gökyüzünden ilâhi bir ışık indi.Dan tiba-tiba sebuah terang besar menerangi tempat itu.
Ardından Mısır'a gitti ve oradaki Grignotts Bankası'nda lanet kırıcı olarak çalıştı.Belakangan, ia bekerja di Bank Gringotts di Mesir sebagai seorang Pemunah-Kutukan.
Oradaki cemaate Svalbard Havaalanı, Longyear ve Svalbard Kilisesi'nce hizmet verilmektedir.Đô thị có Sân bay Svalbard, Longyear và Nhà thờ Svalbard.
Oradaki o olumlu tepki beni kamçıladı.Bằng cách này tương thích ngược đã đạt được.
Oradaki polisler ölüdür.Bọn Nhữ Hậu bị chết trôi.
Tabii ki oradaki herkes Butters'ın psikopat olduğunu sandılar. ^ a b siteTheo như những thông tin trên báo, Sepulvuda đã bị giết. ^ a ă â b
Chaplin'in oradaki altıncı filmidir.Đây là bộ phim điện ảnh thứ năm của Helgeland.
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.大地 緑 (だいち みどり) 声 - 鈴木みえ 翔の母。
Oradaki herkesi öldürmek isterler.皆殺しを好む。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod