Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Era di Kevin Carter che era andato in Sudan per documentare la carestia.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Foi tirada por Kevin Carter que foi ao Sudão documentar a fome por lá.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.그것은 그곳의 기근을 취재 문서화하려고 수단에 갔던 케빈 카터에의해 찍혀진 것입니다
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Tomada por Kevin Carter, que fue a Sudán para documentar la hambruna.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Ze werd gemaakt door Kevin Carter, die naar Sudan ging om er de hongersnood te documenteren.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Zrobił je Kevin Carter, który pojechał do Sudanu, aby dokumentować panujący tam głód.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Την είχε τραβήξει ο Κέβιν Κάρτερ ο οποίος πήγε στο Σουδάν να κάνει ένα ντοκιμαντέρ για την πείνα εκεί.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Беше направена от Кевин Картър, който отиде в Судан, за да документира глада там.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Вона відзнята Кевіном Картером, що поїхав до Судану документуючи їхній голод.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Она была сделана Кевином Картером, который поехал в Судан для описания царившего там голода.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.היא צולמה על ידי קווין קארטר שנסע לסודן כדי לתעד את הרעב שם.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.تم التقاطها من طرف كيفن كارتر الذي ذهب إلى السودان لتوثيق مجاعتهم هناك.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.スーダンでの飢餓を 取材しに行ったときのものです その日以来 この写真を
Şu karidesin oradaki zavallı elemanı taciz edişine bakın ve ona kıskacı ile tokatı yapıştırıverecek.Bạn có thể thấy con tôm này đang quấy rầy con vật tội nghiệp bé nhỏ kia và nó sẽ đánh với móng vuốt của mình.
Şu karidesin oradaki zavallı elemanı taciz edişine bakın ve ona kıskacı ile tokatı yapıştırıverecek.Ecco che un gamberetto molesta un povero granchio e lui gli da un bel colpo di chela.
Şu karidesin oradaki zavallı elemanı taciz edişine bakın ve ona kıskacı ile tokatı yapıştırıverecek.Egy garnélarákot láthatnak, ahogy ezt a szegény kis jószágot molesztálja, és az elzavarja az ollójával.
Şu karidesin oradaki zavallı elemanı taciz edişine bakın ve ona kıskacı ile tokatı yapıştırıverecek.Je ziet hier hoe deze garnaal dit arme kereltje lastigvalt en hij gaat hem wegmeppen met zijn klauw.
Şu karidesin oradaki zavallı elemanı taciz edişine bakın ve ona kıskacı ile tokatı yapıştırıverecek.이 새우녀석이 이 불쌍한 게를 괴롭히고 있는 게 보이시나요. 그리고 이제 집게로 그를 날려버립니다. 우왁!
Şu karidesin oradaki zavallı elemanı taciz edişine bakın ve ona kıskacı ile tokatı yapıştırıverecek.Môžete tu vidieť krevetu obťažujúcu tohto malého chudáka a on ju odrazí klepetom.
Şu karidesin oradaki zavallı elemanı taciz edişine bakın ve ona kıskacı ile tokatı yapıştırıverecek.Puteţi vedea cum acest crevete îl chinuie pe acest tip mai mic şi îl va lovi cu cleştele lui.
Şu karidesin oradaki zavallı elemanı taciz edişine bakın ve ona kıskacı ile tokatı yapıştırıverecek. Şaak!Aquí pueden ver a este camarón hostigando a este otro pobre individuo y lo va a golpear con su tenaza ¡tómala!
Şu karidesin oradaki zavallı elemanı taciz edişine bakın ve ona kıskacı ile tokatı yapıştırıverecek.Sie sehen diese Garnele den armen Kleinen hier belästigen, er schlägt sie mit seiner Klaue zurück.
Şu karidesin oradaki zavallı elemanı taciz edişine bakın ve ona kıskacı ile tokatı yapıştırıverecek.Tady vidíte krevetu, jak obtěžuje tamtoho chudáka a on ji odpálkuje svým klepetem.
Şu karidesin oradaki zavallı elemanı taciz edişine bakın ve ona kıskacı ile tokatı yapıştırıverecek.Tu krewetka męczy kraba, a on odtrąca ją szczypcem.
Şu karidesin oradaki zavallı elemanı taciz edişine bakın ve ona kıskacı ile tokatı yapıştırıverecek.Виждате как тази скарида тормози това бедно мъниче тук а той я отпраща с един удар със своя нокът.
Şu karidesin oradaki zavallı elemanı taciz edişine bakın ve ona kıskacı ile tokatı yapıştırıverecek.Смотрите, как креветка достаёт этого бедолагу! А он отмахнётся от неё клешнёй!
Şu karidesin oradaki zavallı elemanı taciz edişine bakın ve ona kıskacı ile tokatı yapıştırıverecek.אתם יכולים לראות את השרימפס הזה מציק לבחור המסכן הזה כאן והוא יחבוט בו הצידה עם הצבת שלו
Şu karidesin oradaki zavallı elemanı taciz edişine bakın ve ona kıskacı ile tokatı yapıştırıverecek.يمكنك ان ترى هذا الروبيان يضايق هذا الكائن الصغير المسكين هنا انه سوف يزيحها بعيداً بمخلبه. ضربة عنيفة!
Şu karidesin oradaki zavallı elemanı taciz edişine bakın ve ona kıskacı ile tokatı yapıştırıverecek.爪で追い払っちゃうよ バーン! (笑)
Şuradaki küçük ev, oradaki dallar osage turunç ağacından elde edildi.Dans cette petite maison-ci la balustrade est faite de branches de bois d'arc, ou oranger des Osages.
Şuradaki küçük ev, oradaki dallar osage turunç ağacından elde edildi.Dit huis hier is gemaakt van osagedoorntakken.
Şuradaki küçük ev, oradaki dallar osage turunç ağacından elde edildi.Ez a kis ház itt, az ágak narancseperfából vannak.
Şuradaki küçük ev, oradaki dallar osage turunç ağacından elde edildi.이 자그만한 집은요, 저 가지들은 osage 오렌지, 혹은 방주 마무로 만들었습니다.
Şuradaki küçük ev, oradaki dallar osage turunç ağacından elde edildi.Tenhle domek... Zábradlí jsou z větví maklury.
Şuradaki küçük ev, oradaki dallar osage turunç ağacından elde edildi.Y en esta pequeña casa de aquí, esas ramas están hechas de madera de arco o naranjo de Osage.
Şuradaki küçük ev, oradaki dallar osage turunç ağacından elde edildi.Тепер цей милий будиночок. Ці поручні зроблені з гілок маклюри помаранчевої.
Şuradaki küçük ev, oradaki dallar osage turunç ağacından elde edildi.Теперь этот милый домик. Эти перила сделаны из веток маклюры оранжевой.
Şuradaki küçük ev, oradaki dallar osage turunç ağacından elde edildi.הבית הקטן הזה כאן, הענפים האלה שם עשויים מעץ בודארק או עץ תפוז,
Şuradaki küçük ev, oradaki dallar osage turunç ağacından elde edildi.هذا المنزل الصغير هنا، هذه الأفرع هناك مصنوعة من خشب تابوت داكن او شجر الأوساج،
Şuradaki küçük ev, oradaki dallar osage turunç ağacından elde edildi.枝状の部分はオーセージ・オレンジで作られています 話している間に
Suya karışmış. Oradaki tüm canlıları yok edecek.El petróleo en el agua va a destruir todos los ecosistemas acuáticos.
Suya karışmış. Oradaki tüm canlıları yok edecek.O petróleo está na água, vai destruir todos os seres vivos.
Suya karışmış. Oradaki tüm canlıları yok edecek.Ще унищожи живота там.
Taki JAWS'la ve oradaki kadın mentörlerle tanışıncaya kadar.Beruf gesehen, bis sie die weiblichen Vorbilder bei JAWS traf.
Taki JAWS'la ve oradaki kadın mentörlerle tanışıncaya kadar.경력을 그렇게 이끌어 가리라고 생각하지도 못했습니다.
Taki JAWS'la ve oradaki kadın mentörlerle tanışıncaya kadar.Kým nespoznala úspešné ženy u nás v JAWS.
Taki JAWS'la ve oradaki kadın mentörlerle tanışıncaya kadar.כעל דרך בקריירה שלה עד אשר פגשה מודלים לחיקוי נשים ב-JAWS (סימפוזיון לעיתונאות נשים ).
Taki JAWS'la ve oradaki kadın mentörlerle tanışıncaya kadar.كمهنة ألا بعد أن قابلت نماذج نسائية بارزة في جمعية المراة و الصحافة JAWS
Taki JAWS'la ve oradaki kadın mentörlerle tanışıncaya kadar.しかしこれはスーパー・ジャーナリスト達だけの
‹‹Tanrınız RABbin size vereceği ülkeye girdiğinizde, oradaki ulusların iğrenç törelerini öğrenip uygulamayın.Když vejdeš do země, kterouž Hospodin Bůh tvůj dává tobě, neuč se činiti podlé ohavností národů těch.
‹‹Tanrınız RABbin size vereceği ülkeye girdiğinizde, oradaki ulusların iğrenç törelerini öğrenip uygulamayın.Keď vojdeš do zeme, ktorú ti dá Hospodin, tvoj Bôh, nebudeš sa učiť robiť podľa ohavností tých národov.
‹‹Tanrınız RABbin size vereceği ülkeye girdiğinizde, oradaki ulusların iğrenç törelerini öğrenip uygulamayın.네 하나님 여호와께서 네게 주시는 땅에 들어가거든 너는 그 민족들의 가증한 행위를 본받지 말 것이니
‹‹Tanrınız RABbin size vereceği ülkeye girdiğinizde, oradaki ulusların iğrenç törelerini öğrenip uygulamayın.Ko prideš v deželo, ki ti jo daje GOSPOD, tvoj Bog, ne uči se posnemati gnusob tistih poganskih narodov.
‹‹Tanrınız RABbin size vereceği ülkeye girdiğinizde, oradaki ulusların iğrenç törelerini öğrenip uygulamayın.כי אתה בא אל הארץ אשר יהוה אלהיך נתן לך לא תלמד לעשות כתועבת הגוים ההם׃
‹‹Tanrınız RABbin size vereceği ülkeye girdiğinizde, oradaki ulusların iğrenç törelerini öğrenip uygulamayın.متى دخلت الارض التي يعطيك الرب الهك لا تتعلم ان تفعل مثل رجس اولئك الامم.
‹‹Tanrınız RABbin size vereceği ülkeye girdiğinizde, oradaki ulusların iğrenç törelerini öğrenip uygulamayın.你 到 了 耶 和 華 你 神 所 賜 之 地 、 那 些 國 民 所 行 可 憎 惡 的 事 、 你 不 可 學 著 行
‹‹Tanrınız RABbin size vereceği ülkeye girdiğinizde, oradaki ulusların iğrenç törelerini öğrenip uygulamayın.你 到 了 耶和華 你 神 所 賜 之 地 、 那些 國民 所 行 可憎 惡 的 事 、 你 不 可 學 著 行
TH: Benim oradaki aptal sesimden dolayı özür dilerim.Desculpem aquela minha voz estúpida.
TH: Benim oradaki aptal sesimden dolayı özür dilerim.제 우스꽝스런 웃음소리가 참 민망하네요.
TH: Benim oradaki aptal sesimden dolayı özür dilerim.Opravičujem se za moj trapast smeh.