Sağda, oradaki kısım da enstalasyonun parçası 3,5 metre uzunluğunda.على يمين الشريحة، تلك القطعة هناك هي جزء من تنصيب يبلغ حوالي 12 قدماً في الطول.
Sağda, oradaki kısım da enstalasyonun parçası 3,5 metre uzunluğunda.作品の一部です 私たち姉妹がこの企画を始めたのは2005年
Sen, oradaki.Anh kia, anh kia!
Sen, oradaki. - Bağlandı.-Bekapcsolva!
Sen, oradaki. - Bağlandı..תחזרו. חכו. הדלת שבורה
Sen, oradaki!Ehi, tu!
Sen, oradaki!Escuta lá!
Sen, oradaki!Hallå! Du där!
Sen, oradaki!Hallo! Du der!
Sen, oradaki!Hej, ty tam!
Sen, oradaki.- Ik kom al.
Sen, oradaki.Kau. kau ke sana!
Sen, oradaki.-Minä tulen!
Sen, oradaki! -Olamaz! -Korkma.¡Oye! - ¿Qué ocurre?
Sen, oradaki!Sinä siellä!
Sen, oradaki.Ti.
Sen, oradaki.Tu. Tu. Tu, de colo!
Sen, oradaki.-Už jdu.
Sen, oradaki.- Vou já.
Sen, oradaki.- Wir sind fertig. - Du komm! Halten Lampe!
Sen, oradaki!Εσύ, εκεί!
Sen, oradaki.- Идвам.
Sen, oradaki.- Идвам.
Sen, oradaki!Эй, ты!
Sen. Sen, oradaki.- Arrivo, non c'č problema.
Sen. Sen, oradaki.- Jag kommer!
Sen. Sen, oradaki.- Jeg er på vej!
Sen. Sen, oradaki.أنت أنت هناك
Serginin oradaki ortamı belirlemesini istiyorum.Instalacje mają być klimatyczne.
Serginin oradaki ortamı belirlemesini istiyorum.J'espère que les installations sont atmosphériques.
Serginin oradaki ortamı belirlemesini istiyorum.Saya harap pemasangan ini menyatu dengan udara.
Serginin oradaki ortamı belirlemesini istiyorum.Sper ca instalatiile sunt atmosferice.
Serginin oradaki ortamı belirlemesini istiyorum.Spero che le istallazioni siano atmosferiche.
Seung Jo oradaki makineden benim icin kazandi.Me l'ha presa Seung Jo, da quella macchina là.
Seung Jo oradaki makineden benim icin kazandi.Seung Jo lấy cho mình từ máy gắp đồ chơi tự động.
Seung Jo oradaki makineden benim icin kazandi.Seung Jo wygrał dla mnie, z tej maszyny
Seung Jo oradaki makineden benim icin kazandi.Vyhral to pre mňa Seung Jo.
Seung Jo oradaki makineden benim icin kazandi.Из того автомата с игрушками.
Sezariyeye vardıktan sonra Yeruşalime gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakyaya geçti.A gdy przyszedł do Cezaryi, wstąpiwszy do Jeruzalemu a pozdrowiwszy zbór, szedł do Antyjochyi.
Sezariyeye vardıktan sonra Yeruşalime gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakyaya geçti.A prijdúc dolu do Cezáree odišiel hore do Jeruzalema a pozdraviac cirkev odišiel dolu do Antiochie.
Sezariyeye vardıktan sonra Yeruşalime gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakyaya geçti.A přišed do Cesaree, vstoupil do Jeruzaléma, a pozdraviv církve, odtud šel do Antiochie.
Sezariyeye vardıktan sonra Yeruşalime gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakyaya geçti.Étant débarqué à Césarée, il monta à Jérusalem, et, après avoir salué l`Église, il descendit à Antioche.
Sezariyeye vardıktan sonra Yeruşalime gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakyaya geçti.Giunto a Cesarèa, si recò a salutare la Chiesa di Gerusalemme e poi scese ad Antiochia
Sezariyeye vardıktan sonra Yeruşalime gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakyaya geçti.Habiendo arribado a Cesarea, y después de subir y saludar a la iglesia, descendió a Antioquía
Sezariyeye vardıktan sonra Yeruşalime gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakyaya geçti.in ko pristane v Cezareji, gre gori in pozdravi cerkev; potem gre doli v Antiohijo.
Sezariyeye vardıktan sonra Yeruşalime gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakyaya geçti.가이사랴에서 상륙하여 올라가 교회의 안부를 물은 후에 안디옥으로 내려가서
Sezariyeye vardıktan sonra Yeruşalime gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakyaya geçti.miután Czézáreába érkezék, felmenvén [Jeruzsálembe] és köszöntvén a gyülekezetet, leméne Antiókhiába.
Sezariyeye vardıktan sonra Yeruşalime gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakyaya geçti.og kom til Cesarea; derefter drog han op og hilste på menigheten, og drog så ned til Antiokia.
Sezariyeye vardıktan sonra Yeruşalime gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakyaya geçti.og landede i Kæsarea, drog op og hilste på Menigheden og drog så ned til Antiokia.
Sezariyeye vardıktan sonra Yeruşalime gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakyaya geçti.Tendo chegado a Cesaréia, subiu a Jerusalém e saudou a igreja, e desceu a Antioquia.
Sezariyeye vardıktan sonra Yeruşalime gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakyaya geçti.und kam gen Cäsarea und ging hinauf (nach Jerusalem) und grüßte die Gemeinde und zog hinab gen Antiochien.
Sezariyeye vardıktan sonra Yeruşalime gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakyaya geçti.και αποβας εις Καισαρειαν, ανεβη εις Ιερουσαλημ, και χαιρετησας την εκκλησιαν κατεβη εις Αντιοχειαν,
Sezariyeye vardıktan sonra Yeruşalime gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakyaya geçti.А прибувши в Кесарию, вступив (до Єрусалиму), і привитавши церкву, пійшов ув Антиохию.
Sezariyeye vardıktan sonra Yeruşalime gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakyaya geçti.И някой си юдеин на име Аполос, роден в Александрия, човек учен и силен в писанията, дойде в Ефес.
Sezariyeye vardıktan sonra Yeruşalime gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakyaya geçti.Побывав в Кесарии, он приходил в Иерусалим , приветствовал церковь и отошел в Антиохию.
Sezariyeye vardıktan sonra Yeruşalime gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakyaya geçti.ויבא אל קסרין ויעל וישאל לשלום הקהלה וירד אל אנטיוכיא׃
Sezariyeye vardıktan sonra Yeruşalime gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakyaya geçti.ولما نزل في قيصرية صعد وسلم على الكنيسة ثم انحدر الى انطاكية.
Sezariyeye vardıktan sonra Yeruşalime gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakyaya geçti.在 該 撒 利 亞 下 了 船 、 就 上 耶 路 撒 冷 去 問 教 會 安 、 隨 後 下 安 提 阿 去
Sezariyeye vardıktan sonra Yeruşalime gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakyaya geçti.在 該撒利亞 下 了 船 、 就 上 耶路撒冷 去 問教會安 、 隨後 下 安提阿 去
Şimdi bu bilgi önemli, çünkü etrafta çok balıkçılık baskısı varsa, oradaki Molaların popülasyonu artmaz.Ahora bien, eso es importante, sin embargo, porque si hay mucha presión pesquera, la población no se renueva.