Ana içeriğe geç
Sözlük

oradaki ile cümle

oradaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Oradaki tüm canlıları yok edecek.Θα καταστρέψει όλα τα ζωντανά συστήματα εκεί.
Oradaki tüm canlıları yok edecek.Теперь вся эта нефть в океане - она разрушит там все живые системы.
Oradaki tüm canlıları yok edecek.ישמיד את מערכות החיים שם.
Oradaki tüm canlıları yok edecek.انه لا محالة سوف يقضي على الانظمة الحيوية هنا
Oradaki tüm canlıları yok edecek.破壊してしまう。 人間にも良くない。ひどい事故だ。
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.A dokladali k tomu aj Židia a hovorili, že je tak.
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.A k tomu se přimluvili i Židé, pravíce, že to tak jest.
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.De andere Joden vielen Tertullus bij en zeiden dat hij gelijk had.
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.De andra judarna instämde häri och påstodo att det förhöll sig så.
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.Ðến phiên các người Giu-đa cũng hùa theo lời đó , quyết rằng thật có như_vậy .
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.Ðến phiên các người Giu-đa cũng hùa theo lời đó, quyết rằng thật có như vậy.
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.Die Juden aber redeten auch dazu und sprachen, es verhielte sich also.
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.Helybenhagyák pedig a zsidók is, mondogatván, hogy úgy vannak ezek.
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.In tej tožbi so se pridružili tudi Judje in pritrdili, da je res tako.
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.Iudeii s'au unit la învinuirea aceasta, şi au spus că aşa stau lucrurile.
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.Ja myös juutalaiset yhtyivät syyttämään häntä ja väittivät asian niin olevan.
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.유대인들도 이에 참가하여 이 말이 옳다 주장하니라
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.Les Juifs se joignirent à l`accusation, soutenant que les choses étaient ainsi.
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.Men også jødene holdt med ham og sa at så var det.
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.Men også Jøderne stemmede i med og påstode, at dette forholdt sig således.
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.Na co się zgodzili i Żydowie, mówiąc: Że się tak rzecz ma.
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.Orang-orang Yahudi yang di situ juga ikut menuduh Paulus dan membenarkan semua yang dikatakan oleh Tertulus
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.Os judeus também concordam na acusação, afirmando que estas coisas eram assim.
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.Si associarono nell'accusa anche i Giudei, affermando che i fatti stavano così
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.También los judíos lo confirmaban, alegando que estas cosas eran así
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.Συνωμολογησαν δε και οι Ιουδαιοι, λεγοντες οτι ταυτα ουτως εχουσι.
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.И Иудеи подтвердили, сказав, что это так.
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.И юдеите потвърдиха, казвайки, че това е вярно.
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.Пристали ж (на се) й Жиди, говорячи, що се так єсть.
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.וימלאו היהודים את דבריו לאמר כי כן הוא׃
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.‎ثم وافقه اليهود ايضا قائلين ان هذه الامور هكذا
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.眾 猶 太 人 也 隨 著 告 他 說 、 事 情 誠 然 是 這 樣
Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.眾猶 太 人 也 隨著告 他 說 、 事情 誠然 是 這樣
Oradaki zamanı boyunca, güçlüydü, sabırlıydı.Ale pozostawała silna, niewzruszona. Ale pozostawała silna, niewzruszona.
Oradaki zamanı boyunca, güçlüydü, sabırlıydı.Amíg ott volt, erős volt és rendíthetetlen.
Oradaki zamanı boyunca, güçlüydü, sabırlıydı.Během svého pobytu byla silná, nezlomná.
Oradaki zamanı boyunca, güçlüydü, sabırlıydı.Durante su estancia allí ella fue fuerte, ella se mantuvo firme.
Oradaki zamanı boyunca, güçlüydü, sabırlıydı.Gedurende de hele tijd dat ze er was, was ze sterk en standvastig.
Oradaki zamanı boyunca, güçlüydü, sabırlıydı. Hiç pes etmedi.Trong suốt khoảng thời gian ở đó bà vẫn mạnh mẽ kiên cường bà không bao giờ sụp đổ
Oradaki zamanı boyunca, güçlüydü, sabırlıydı.În timpul cât a lucrat aici, ea a fost puternică, fermă.
Oradaki zamanı boyunca, güçlüydü, sabırlıydı.그 곳에 있던 시간 내내 그녀는 강했고 신념은 확고 부동했습니다.
Oradaki zamanı boyunca, güçlüydü, sabırlıydı.Med tamkajšnjim bivanjem je bila močna, neomajna.
Oradaki zamanı boyunca, güçlüydü, sabırlıydı.Per tutto il periodo che ha passato lì, è stata forte, è stata incrollabile.
Oradaki zamanı boyunca, güçlüydü, sabırlıydı.Sepanjang waktunya di sana, dia kuat, dia tabah.
Oradaki zamanı boyunca, güçlüydü, sabırlıydı.Tout au long de son temps là-bas, elle était forte, elle a été inébranlable.
Oradaki zamanı boyunca, güçlüydü, sabırlıydı.Während der ganzen Zeit dort, war sie stark, war sie standhaft.
Oradaki zamanı boyunca, güçlüydü, sabırlıydı.Κατά τη διάρκεια της παραμονής της εκεί, ήταν δυνατή, ήταν ακλόνητη.
Oradaki zamanı boyunca, güçlüydü, sabırlıydı.За всё время там она оставалась сильной и стойкой.
Oradaki zamanı boyunca, güçlüydü, sabırlıydı.През времето, в което е била там, тя била силна, била издръжлива.
Oradaki zamanı boyunca, güçlüydü, sabırlıydı.תוך כדי השהות שלה שם, היא הייתה חזקה, היא הייתה יציבה.
Oradaki zamanı boyunca, güçlüydü, sabırlıydı.خلال الوقت الذي أمضته هناك، كانت قوية، وكانت ثابتة.
Oradaki zamanı boyunca, güçlüydü, sabırlıydı.彼女は強く ゆるがず 落ち込むこともありませんでした
‹‹O ülkeye salgın hastalık gönderir, kan dökerek öfkemi yağdırır, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;Ali če pošljem kugo v tisto deželo in izlijem togoto svojo nadnjo v krvi, da zatarem v njej človeka in živino,
‹‹O ülkeye salgın hastalık gönderir, kan dökerek öfkemi yağdırır, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;Eller sender jeg Pest over dette Land og udgyder min Harme over det med Blod og udrydder Folk og Fæ deraf,
‹‹O ülkeye salgın hastalık gönderir, kan dökerek öfkemi yağdırır, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;가령 내가 그 땅에 온역을 내려 죽임으로 내 분을 그 위에 쏟아 사람과 짐승을 거기서 끊는다 하자
‹‹O ülkeye salgın hastalık gönderir, kan dökerek öfkemi yağdırır, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;או דבר אשלח אל הארץ ההיא ושפכתי חמתי עליה בדם להכרית ממנה אדם ובהמה׃
‹‹O ülkeye salgın hastalık gönderir, kan dökerek öfkemi yağdırır, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;او ان ارسلت وبأ على تلك الارض وسكبت غضبي عليها بالدم لاقطع منها الانسان والحيوان
‹‹O ülkeye salgın hastalık gönderir, kan dökerek öfkemi yağdırır, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;或 者 我 叫 瘟 疫 流 行 那 地 、 使 我 滅 命 〔 原 文 作 帶 血 〕 的 忿 怒 傾 在 其 上 、 好 將 人 與 牲 畜 從 其 中 剪 除
‹‹O ülkeye salgın hastalık gönderir, kan dökerek öfkemi yağdırır, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;或者 我 叫 瘟疫 流行 那 地 、 使 我 滅命 〔 原文 作 帶血 〕 的 忿怒 傾 在 其上 、 好將 人 與 牲畜 從 其中 剪除
O zaman... ben de şuyum. Şu, şu, şuradaki! Ben de oradaki olmak istiyorum.Dann bin ich....die da. dieser dort, dieser dort, dieser!! ich will die da sein .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod