Oradaki şu küçük dişli, yönü ileri ve geriye değiştirmeye yarıyor.저 작은 기어는 앞뒤로 방향을 바꿔줍니다.
Oradaki şu küçük dişli, yönü ileri ve geriye değiştirmeye yarıyor.Rotiţa aceea dinţată se deplasează înainte şi înapoi pentru a schimba direcţia.
Oradaki şu küçük dişli, yönü ileri ve geriye değiştirmeye yarıyor.Tą małą przekładnią można zmieniać kierunek.
Oradaki şu küçük dişli, yönü ileri ve geriye değiştirmeye yarıyor.To malé ozubené koliesko sa prehadzuje tam a späť, čím mení smer.
Oradaki şu küçük dişli, yönü ileri ve geriye değiştirmeye yarıyor.Αυτός ο μικρός μοχλός εδώ, αλλάζει μπρος και πίσω για να αλλάξει η κατεύθυνση.
Oradaki şu küçük dişli, yönü ileri ve geriye değiştirmeye yarıyor.Вот этот рычажок поворачивается туда-сюда для смены направления.
Oradaki şu küçük dişli, yönü ileri ve geriye değiştirmeye yarıyor.Това малко зъбно колело тук превключва назад и напред, за да сменя посоката.
Oradaki şu küçük dişli, yönü ileri ve geriye değiştirmeye yarıyor.גלגל השיניים שם מתחלף קדימה ואחורה כדי לשנות כיוון.
Oradaki şu küçük dişli, yönü ileri ve geriye değiştirmeye yarıyor.هذا الترس الصغير هناك يتحرك للأمام و الخلف لتغيير الإتجاه .
Oradaki şu küçük dişli, yönü ileri ve geriye değiştirmeye yarıyor.これはどこかで拾ったモノです
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?"Está a ver aquele muro de pedra ali fora?
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?Il pointe vers la fenêtre. " Vous voyez ce mur de pierre là-bas ?
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?"Kamu lihat tembok batu di luar sana?
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?"Kan du se den stenmur derude?
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?"저 밖에 있는 돌담이 보이지?
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?"Látod azt a kőfalat odakint?
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?"Mày thấy bức tường đá ngoài đó chứ?
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?"Ser du stenmuren därute?
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?"Siehst Du diese Steinmauer dort draußen?
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?"Vede quel muro in pietra laggiù?
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?"¿Ves ese muro de piedra allí?
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?"Vezi acel zid de piatră?
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?"Vidíš to kamennou zídku tam venku?
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?"Vidíte tú stenu z kameňa tam vonku?
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?"Widzisz ten mur z kamieni?
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?"Zie je die stenen muur daar?
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?"Βλέπεις εκείνον τον πέτρινο φράκτη εκεί έξω;
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?"Видишь ту каменную стену?
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?"Виждаш ли онази каменна стена?
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?"אתה רואה את חומת האבן שם בחוץ?
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?"هل ترى الجدار الحجري هناك؟
"Oradaki taştan duvarı görüyor musun?ワシが素手で作った 石を持ってきては
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Ich werde nie vergessen, wie Cartoons in Dauerschleife über die Bildschirme rauschten.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Ik zal het nooit vergeten, de tv's met non-stop cartoons.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Jeg glemmer aldrig, tv'ene der spillede endeløse bånd med tegneserier.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Je n'oublierai jamais, les télés jouaient des dessins animés en boucle.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.아직도 잊을 수 없는 것이, 텔레비전에서는 끊임없이 만화를 틀어주었고,
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Nigdy nie zapomnę jak w telewizorach leciały wiecznie kreskówki.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Non dimenticherò mai la TV che trasmetteva in continuazione cartoni animati.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Nunca olvidaré esos rollos interminables de dibujos animados en la televisión.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Nu voi uita niciodată, televizoarele rulau la nesfârșit desene animate.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Sosem fogom elfelejteni, a TV-ben rajzfilmek mentek végtelenítve.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Tôi sẽ không bao giờ quên, những chiếc Tivi chiếu hoạt hình liên tục.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Δεν θα ξεχάσω ποτέ την τηλεόραση που ασταμάτητα έπαιζε παιδικά.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Никога няма да забравя телевизорите, показващи безкрайни серии на анимационни филми.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.אני לעולם לא אשכח, את הטלוויזיות המקרינות סרטים מצויירים ללא סוף
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.لن انسى ابدا, كان التلفاز يعرض حلقات لا نهاية لها من افلام الكرتون
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.テレビの画面には延々とアニメが流れていました 2、3本、中には4本もバスを乗り継いで
Oradaki topluluk, iş gücünün birleştirilmesini talep ediyordu.Die Gemeinde forderte Integration der Belegschaft.
Oradaki topluluk, iş gücünün birleştirilmesini talep ediyordu.지역 사회는 인력의 통합을 요구 하 고 있다.
Oradaki tüm canlıları yok edecek.Cela va détruire les écosystèmes locaux.
Oradaki tüm canlıları yok edecek.Distruggerà gli ecosistemi.
Oradaki tüm canlıları yok edecek.El fogja pusztítani az élővilágot.
Oradaki tüm canlıları yok edecek.Es wird den gesamten Lebensraum dort zerstören.
Oradaki tüm canlıları yok edecek.Het gaat de biotopen daar vernietigen.
Oradaki tüm canlıları yok edecek.그 기름이 그곳의 생태계를 파괴할 것입니다.
Oradaki tüm canlıları yok edecek.Minyak ini akan menghancurkan sistem kehidupan di sana.
Oradaki tüm canlıları yok edecek.Nó sẽ phá hoại hệ thống sống ở đó.
Oradaki tüm canlıları yok edecek.Va distruge vieţuitoarele de acolo.
Oradaki tüm canlıları yok edecek.Zniszczy biosystemy, które tam żyją.