Oradaki herkes kadının çok hasta olduğu ve hastanede olmaya ihtiyaç duyduğu konusunda hemfikirdi.Όλοι εκεί συμφωνούσαν πως αυτή η γυναίκα ήταν πολύ άρρωστη και ότι χρειαζόταν να είναι στο νοσοκομείο.
Oradaki herkes kadının çok hasta olduğu ve hastanede olmaya ihtiyaç duyduğu konusunda hemfikirdi.И все были согласны, что женщина находилась в тяжелом состоянии, и ей нужна была госпитализация.
Oradaki herkes kadının çok hasta olduğu ve hastanede olmaya ihtiyaç duyduğu konusunda hemfikirdi.И всички наоколо се съгласиха, че тази жена беше много зле и трябваше да остане в болницата.
Oradaki herkes kadının çok hasta olduğu ve hastanede olmaya ihtiyaç duyduğu konusunda hemfikirdi.Усі присутні погодилися, що ця жінка дуже хвора і їй необхідно бути в лікарні.
Oradaki herkes kadının çok hasta olduğu ve hastanede olmaya ihtiyaç duyduğu konusunda hemfikirdi.כשהסטתי את הוילון כדי לראות אותה. כולם שם הסכימו שהאישה הזאת חולה מאוד
Oradaki herkes kadının çok hasta olduğu ve hastanede olmaya ihtiyaç duyduğu konusunda hemfikirdi.الجميع هناك كان يعلم أن هذه المرأة مريضة جداً وأنها بحاجة إلى البقاء في المستشفى
Oradaki herkes kadının çok hasta olduğu ve hastanede olmaya ihtiyaç duyduğu konusunda hemfikirdi.所有人都認為呢位女士 病情嚴重,需要留醫
Oradaki herkes kadının çok hasta olduğu ve hastanede olmaya ihtiyaç duyduğu konusunda hemfikirdi.重症で 明らかに入院が必要でした でも 私に迫られた選択は 入院が必要かどうかではなく
Oradaki herkes projeyi anlamıştı. Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.Todos ali compreenderam o projecto. e depois colamos em todo o lado -- o monte todo.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı. Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.Wszyscy rozumieli nasz projekt, więc zaczęliśmy działać wszędzie -- na całym wzniesieniu.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Iedereen daar begreep het project.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Itt mindenki megértette a projektet.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Jeder dort verstand das Projekt.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.그 곳에 있던 누구나 이 프로젝트를 이해해줬습니다.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Mọi người ai cũng hiểu về dự án.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Semua orang di sana mengerti proyek ini.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Todos en el lugar comprendieron el proyecto.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Toţi de acolo au înţeles sensul proiectului.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Tout le monde là-bas a compris le projet.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Tutti capivano il senso del nostro progetto.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Všetci tam projektu porozumeli.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Všichni místní pochopili ten projekt.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Όλοι εκεί κατάλαβαν το πρότζεκτ.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Всеки разбра проекта.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Этот проект поняли все.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.כולם שם הבינו את הפרוייקט.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.الجميع هناك فهم المشروع.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.丘一面に作品を貼ることができました
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.個個都明白個計劃系咩意思。
Oradaki her soruyu cevaplayacak bir öğretici asistanım yok.lehrenden Assistenten, der Fragen im Forum beantworten wird.
Oradaki her soruyu cevaplayacak bir öğretici asistanım yok.У меня нет помощника преподавателя, который бы отвечал на каждый вопрос на форуме.
Oradaki hızın büyüklüğü ile burada benzer olan nedir? İvmenin büyüklüğüdürTakže to bude to samé "T".
Oradaki ilk film ekibi bizdik.Boli sme tam prvým filmovým štábom.
Oradaki ilk film ekibi bizdik.Chúng tôi là đoàn làm phim đầu tiên ở đó.
Oradaki ilk film ekibi bizdik.Fuimos el primer equipo cinematográfico ahí dentro.
Oradaki ilk film ekibi bizdik.Kami adalah kru film pertama di sana.
Oradaki ilk film ekibi bizdik.우리가 첫 번째 촬영팀이었습니다.
Oradaki ilk film ekibi bizdik.La nostra è stata la prima.
Oradaki ilk film ekibi bizdik.Mi voltunk ott az első filmstáb.
Oradaki ilk film ekibi bizdik.Noi am fost prima echipă de filmare care a intrat acolo.
Oradaki ilk film ekibi bizdik.Nous avons été les premiers à aller filmer là-bas.
Oradaki ilk film ekibi bizdik.Wij waren de eersten die er filmden.
Oradaki ilk film ekibi bizdik.Wir waren das erste Filmteam, das sich daran wagte.
Oradaki ilk film ekibi bizdik.Ήμασταν η πρώτη κινηματογραφική ομάδα εκεί.
Oradaki ilk film ekibi bizdik.Мы стали там первой съемочной командой.
Oradaki ilk film ekibi bizdik.Ние бяхме първият филмов екип там.
Oradaki ilk film ekibi bizdik.אנחנו היינו צוות ההסרטה הראשון שם.
Oradaki ilk film ekibi bizdik.و كنا نحن أول فريق تصوير هناك.
Oradaki ilk film ekibi bizdik.その壮麗な建物の映像をお見せしますが
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.À la fin de ma première semaine, je me suis retrouvée à aider dans un centre d'évacuation de la ville.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Al final de mi primera semana empecé a ayudar en un centro de evacuación del pueblo.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Alla fine della mia prima settimana, prestai il mio aiuto in un centro di evacuazione cittadino.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Am Ende meiner ersten Woche dort half ich in einem Evakuierungszentrum in der Stadt.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Ao fim da minha primeira semana lá, dei por mim a ajudar num centro de evacuação na cidade.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Az első hét végén, amit ott töltöttem, a város egyik menekültközpontjában segítettem.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.제가 그 곳에 간지 일주일이 되었을 때 저는 마을에 있는 피난소에서 일하고 있었습니다.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.La finalul primei mele săptămâni acolo, am dat o mână de ajutor într-un centru de evacuare din oraş.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Mot slutet av den första veckan där, fann jag mig själv hjälpande till vid en evakueringsplats i staden.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Na konci prvého týždňa, čo som tam strávila, som pomáhala v evakuačnom centre v meste.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Na konci svého prvního týdne jsem tam pomáhala v evakuačním centru ve městě.