On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.ומיד קמה הילדה ותתהלך והיא בת שתים עשרה שנה וישמו שמה גדולה׃
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.وللوقت قامت الصبية ومشت. لانها كانت ابنة اثنتي عشر سنة. فبهتوا بهتا عظيما.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.那 閨 女 立 時 起 來 走 . 他 們 就 大 大 驚 奇 . 閨 女 己 經 十 二 歲 了
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.那 閨女 立時 起 來走 . 他 們就 大大 驚奇 . 閨女 己經 十二 歲 了
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.Aavenin ja Piibesetin nuorukaiset kaatuvat miekkaan, ja ne itse menevät vankeuteen.
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.Aven és Fibéseth ifjai fegyver miatt hullanak el, és õk magok fogságra mennek.
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.Avens och Pi-Besets unga män skola falla för svärd, och själva skola de vandra bort i fångenskap.
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.De unge Mænd i On og Pibeset skal falde for Sværdet og Kvinderne vandre i Fangenskab.
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.I giovani di Eliòpoli e di Bubàste cadranno di spada e queste città andranno in schiavitù
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.아웬과 비베셋의 소년들은 칼에 엎드러질 것이며 그 성읍 거민들은 포로될 것이라
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.Les jeunes hommes d`On et de Pi Béseth tomberont par l`épée, Et ces villes iront en captivité.
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.Los jóvenes de Heliópolis y de Bubastis caerán a espada; ellas irán en cautiverio
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.Mládenci Ona a Fi-beseta padnú mečom, a ony samé pojdú do zajatia.
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.Mládenci On a Bubastští mečem padnou, panny pak v zajetí půjdou.
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.Mladeniči v Avenu in Pibezetu padejo pod mečem, in drugi prebivalci pojdejo v ujetništvo.
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.Młodzieńcy miasta On i Bubasto od miecza polegną, a panny w pojmanie pójdą.
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.Những người trai trẻ của A-ven và Phi-Bê-sốt sẽ ngã bởi gươm, và dân các thành ấy sẽ đi làm phu tù.
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.Những người trai_trẻ của A-ven và Phi-Bê-sốt sẽ ngã bởi gươm , và dân các thành ấy sẽ đi làm phu tù .
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.Os mancebos de Om e Pi-Besete cairão � espada, e estas cidades irão ao cativeiro.
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.Pemuda-pemuda kota Heliopolis dan Bubastis akan tewas dalam pertempuran, dan wanita-wanita akan ditawan
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.Tinerii din On şi din Pi-Beset vor cădea ucişi de sabie, şi cetăţile acestea se vor duce în robie.
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.Οι νεανισκοι της Αβην και της Πι-βεσεθ θελουσι πεσει εν μαχαιρα, και αυται θελουσιν υπαγει εις αιχμαλωσιαν.
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.Младежите на Илиупол и на Пивесет ще паднат от нож; а останалите ще отидат в плен.
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.Молодые люди Она и Бубаста падут от меча, а прочиепойдут в плен.
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.בחורי און ופי בסת בחרב יפלו והנה בשבי תלכנה׃
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.شبان آون وفيبستة يسقطون بالسيف وهما تذهبان الى السبي.
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.亞 文 和 比 伯 實 的 少 年 人 、 必 倒 在 刀 下 . 這 些 城 的 人 、 必 被 擄 掠
On Kenti ve Pi-Beset gençleri Kılıçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.亞文 和 比 伯實 的 少年人 、 必 倒 在 刀下 . 這些 城 的 人 、 必被 擄掠
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›A quem sobrepujas tu em beleza? Desce, e deita-te com os incircuncisos.
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›'¿A quién superas en hermosura? ¡Desciende para que te hagan yacer con los incircuncisos!
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›A rci: Nad kohož bys utěšenější byl? Sstupiž a lež s neobřezanci.
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Di chi tu sei più bello? Scendi e giaci con i non circoncisi
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Er du lifligere end nogen anden? Stig ned og lig blandt de uomskårne!
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Finnes någon så ringa att du är förmer än hon? Nej, far du ned och låt dig bäddas bland de oomskurna.
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›I mów: Nad kogożeś wdzięczniejszy? Zstąp, a połóż się z nieobrzezańcami.
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Kinél nem voltál volna kedvesebb? Szállj alá, hadd fektessenek a körülmetéletlenek mellé!
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›이르라 너의 아름다움이 누구보다 지나가는고 너는 내려가서 할례 받지 않은 자와 함께 뉘울지어다
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Koga nadkriljuješ v milini? Doli stópi in lezi z neobrezanci!
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Nad koho si ty krásnejší? Sostúp a polož sa ležať s neobrezanými!
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Ngươi há đẹp hơn ai sao ? Vậy hãy xuống và nằm chung với những kẻ không chịu cắt bì .
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Ngươi há đẹp hơn ai sao? Vậy hãy xuống và nằm chung với những kẻ không chịu cắt bì.
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Oletko vielä kaikkia muita ihanampi? Astu alas ja anna laittaa makuusijasi ympärileikkaamattomien pariin.
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Overgår du nogen i skjønnhet? Far ned og legg dig hos de uomskårne!
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Pe cine întreci tu în frumuseţă? Pogoară-te, şi culcă-te lîngă cei netăiaţi împrejur!
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Qui surpasses-tu en beauté? Descends, et couche-toi avec les incirconcis!
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Wo ist nun deine Wollust? Hinunter, und lege dich zu den Unbeschnittenen!
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Τινος εισαι ωραιοτερα; καταβηθι και κοιτου μετα των απεριτμητων.
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›Кого ты превосходишь? сойди, и лежи с необрезанными.
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›От кого си по-хубав? Слез и лежи с необрязаните.
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›ממי נעמת רדה והשכבה את ערלים׃
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›ممن نعمت اكثر. انزل واضطجع مع الغلف.
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›你 埃 及 的 美 麗 勝 過 誰 呢 . 你 下 去 與 未 受 割 禮 的 人 一 同 躺 臥 罷
Onlara de ki, ‹Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı in ve oradaki sünnetsizlere katıl.›你 埃及 的 美麗勝過誰 呢 . 你 下去 與 未 受 割禮 的 人 一同 躺 臥罷
"Oradaki dağı gördün mü?ترين هذا الجبل هناك ؟
Onu tekrar klavyeye doğru yönlendirmeye çalışıyorum. Oradaki dalgıç, atkıyı istemek için atkı sesi çıkartacak.Я пытаюсь направить её к клавишам, а водолаз издаёт соответствующий звук на запрос шарфа.
"Oradaki dağı gördün mü?私が「ええ」と答えると 彼は続けました
Oradaki dalgıç, atkıyı istemek için atkı sesi çıkartacak.A potápěč aktivuje zvuk pro šátek, aby ji o ten šátek požádal.
Oradaki dalgıç, atkıyı istemek için atkı sesi çıkartacak.Nurek ma uruchomić dźwięk chustki, aby o nią poprosić.
Oradaki dalgıç, atkıyı istemek için atkı sesi çıkartacak.Aquele mergulhador ali vai activar o assobio do lenço para requisitar o lenço.
Oradaki dalgıç, atkıyı istemek için atkı sesi çıkartacak.De duiker gaat het geluidje voor de sjaal activeren, om de sjaal aan te vragen.