Ana içeriğe geç
Sözlük

oradaki ile cümle

oradaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Oradaki jandarmadan yardım göreceğimi ummuştum.この一帯を救助隊が訪れることを期待したのである。
Ben oradaki toplantıyı da doğru bulmuyorum.会場来場もしていない。
Ayrıca oradaki müşteriler ve müdür ile konuştular.他に顧問と主任が置かれている。
20 seneden beri kimse oradaki ölümcül sessizliği bozmamıştı.ですが20年間の在位期間中で誰一人処刑なさいませんでした。
Oradaki önemli yerleri, tapınakları not etti.神殿の場所などが記載されている。
Tam bu sırada oradaki büyük dolaptan Lilla ortaya çıkar.その舐めた場所からブーリが現れた。
Oradaki o olumlu tepki beni kamçıladı.このワンフレーズが、のちに反響を呼ぶこととなった。
Oradaki polisler ölüdür.調査員は死亡した。
Dikkatini güney Irak'a çevirip oradaki zenci isyanlarını bastırmaya koyuldu.西南戦争をはじめ、相次ぐ士族反乱を鎮圧した。
Oradaki ekip de çok önemliydi benim için.そういうことから仲間意識もかなり強かった。
Gerçekten oradaki mağazalardan hoşlanmıyorum.あそこの店はあまり好きじゃない。
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.故你們讓牠在真主的大地上隨意吃草,不要傷害牠,否則,痛苦的刑罰必襲擊你們。
Oradaki Rus tarafında da bir sınır geçiş istasyonu bulunmaktadır.该岛上同时也有俄罗斯边防军驻扎。
Oradaki eğitim sisteminde reformlar yapmakla görevlendirdi.他着手对教育体制进行改革。
Oradaki o olumlu tepki beni kamçıladı.这种行为立刻引起了反弹。
Dönüşte bir kış Diyarbakır'da kalıp oradaki bilgin ve aydınlarla görüştü.鐸方服闋赴京,璁又要同疏,鐸復書謝之,且與辨繼統之義。
Papa Portekiz'de Papalık elçisi iken oradaki Cizvit papazların tutumundan hiç hoşlanmıştı.在格里高利教皇到来之前,他们一直崇拜这尊雕像。
İsim eskiden oradaki dereden akan sudan geldiğini bilinir.이 곳의 지명은 옛날부터 바닷물이 넘어 들어왔다고 하여 붙여진 이름이다.
Oradaki jandarmadan yardım göreceğimi ummuştum.이를 두고 박빙인 지역구에서 보수당을 돕는 요인이 될 것이라는 분석도 있었다.
Oradaki polisler ölüdür.여기서 만여 명이 죽었다.
Oradaki herkesi öldürmek isterler.이것들 모조리 죽여버린다.
Söylenen bu sözlere oradakiler hayran oldular.이 말을 들은 선주 사람들은 따르기로 했다.
Bakanlık Binası yer altındadır ve girmek için, oradaki telefon kulubesine 6-2-4-4-2 tuşlamak gerekir.문장시외버스터미널은 전라남도 함평군 해보면 해삼로 364-4 (문장리 822-24)에 위치한 버스터미널이다.
Oradaki o olumlu tepki beni kamçıladı.그 팽팽한 형식적 긴장이 나를 시쓰게 했다.
911 ("Acil Servis")'i arar; oradakiler ona suni teneffüs ve kalp masajı yapmasını söyler.911년(효공왕 14년) : 국호를 태봉(泰封)으로, 연호를 수덕만세(水德萬歲)로 개칭하고 궁궐을 증축했다.
Oradaki ilgili arkadaşlar tedbiri almak zorundalar.하지만 셋업사건이 빈번해 주의할 필요가 있다.
Yanlışlıkla oradaki bazı Dalekleri uyandırır.בנוסף, מתעורר כאן פרדוקס מסוים.
Oradaki Rus tarafında da bir sınır geçiş istasyonu bulunmaktadır.ליד העיר שוכנת תחנת גבול עם רומניה.
Elizabeth’in oradaki varlığı Darcy’nin Collinsleri birçok kez ziyaret etmesiyle sonuçlanır.כיוון שהליידי היא דודתו של דארסי, אליזבת פוגשת בו כמה פעמים.
Oradaki mezarların kimlere ait olduğu bilinmemektedir.לא ברור עדיין מי קבר את הכלבים.
Oradaki o olumlu tepki beni kamçıladı.תגובה זו גורמת לפגיעה ולנזק רקמתי.
İkinci dünya savaşı sırasında, oradaki laboratuvar Manhattan Projesinin bir parçası olmuştu.במהלך מלחמת העולם השנייה היה כהן חבר הנהלת פרויקט מנהטן.
Madagaskar'da doğmuş ve oradaki makilerin kralı olmuştur.אביחי קמחי נולד ומתגורר בירושלים.
Oradaki Chinon'daki kalesine sığındı.מתגורר במקלט בבניין בו גר קינו.
Oradaki kabile reisleri de isyana katıldılar.השבטים הקומנים הפזורים הצטרפו אליהם שם.
Oradaki polisler ölüdür.ששה שוטרים נהרגו.
Balayına Alanya'ya gitmiştik, oradaki ahbapları bizi bir sahil gazinosuna götürdü.האוניה הגיעה לחוף שמן בחיפה ומשם יצאו החברים העולים להקים את קיבוץ השומר הצעיר ברחובות.
Oradaki hapisten çıkarıldı ve Ankara yolunda işkence çektirilerek öldürüldü.הם הובלו אל מחוץ לעיירה ונרצחו בדם קר.
20 seneden beri kimse oradaki ölümcül sessizliği bozmamıştı.במשך עשרות השנים שחלפו מאז לא התרחשו פעולות איבה בגזרה זאת.
Oradaki o olumlu tepki beni kamçıladı.Скоро тази реакция заглъхва.
Yanlışlıkla oradaki bazı Dalekleri uyandırır.Разтърсен, Валериан се събужда.
Oradaki başarısıyla Ocak 2008'de resmen Cruzeiro ile 300 bin $ karşılığında 5 yıllık sözleşme imzaladı.През януари 2008, Рамиреш подписва 5-годишен договор с Крузейро за цена от $300,000.
Oradaki polisler ölüdür.Кучетата са били убити.
Ben oradaki toplantıyı da doğru bulmuyorum.Но и тук не среща разбиране.
Oradaki jandarmadan yardım göreceğimi ummuştum.Тези индивиди не се обръщат за помощ към терапевт.
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.Po zemlji Hrvata, za narod svoj i Domovinu, danas Ti se eto (opet) utječem!
Jack ve Kate sahile dönerler ve oradakilere mağaralara taşınma fikrinden bahsederler.Jack i Kate vraćaju se na plažu i Jack počne nagovarati ostatak preživjelih da se s plaže presele u pećine.
Ben oradaki toplantıyı da doğru bulmuyorum.Ne smiju se ni približavati stolu.
Sandy oradaki bir ağacın içinde yaşar.Živi unutar rupa u drveću.
Oradaki Chinon'daki kalesine sığındı.Ich hlavným sídlom tu bol zámok Chinon.
Oradaki polisler ölüdür.Dvaja mŕtvi boli policajti.
Ben oradaki toplantıyı da doğru bulmuyorum.Ani kostol neobišiel o nič lepšie.
Madagaskar'da doğmuş ve oradaki makilerin kralı olmuştur.V Kalkate sa narodili a žili slávni indickí spisovatelia.
Ardından Mısır'a gitti ve oradaki Grignotts Bankası'nda lanet kırıcı olarak çalıştı.Je kliadborušiteľ, pracoval v Egypte pre čarodejnícku Gringottbanku.
Ardından Mısır'a gitti ve oradaki Grignotts Bankası'nda lanet kırıcı olarak çalıştı.Po tem je odšel v Egipt in tam za Gringott delal kot urokolomec.
Carmen, Frasquita ve Mercedes iskambil kâğıtları ile oradakilerin fallarına bakarlar.Carmen, Frasquita in Mercedes prerokujejo usodo iz kart.
Muhammed, Medine'de Medine Sözleşmesi ile oradaki aşiretleri birleştirdi.V Medini je Mohamed združil plemena pod Ustavo Medine.
Oradaki o olumlu tepki beni kamçıladı.Posledica je vnetna reakcija.
Oradaki kuvvetlere silah ve cephane yollamak imkansız gibiydi.Enoti je za učinkovito obrambo primanjkovalo orožja ter streliva.
Oradaki Chinon'daki kalesine sığındı.Francoski) je imel celo dvor v Chinonu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod