Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.כי הנה רחקיך יאבדו הצמתה כל זונה ממך׃
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.لانه هوذا البعداء عنك يبيدون. تهلك كل من يزني عنك.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.遠 離 你 的 、 必 要 死 亡 . 凡 離 棄 你 行 邪 淫 的 、 你 都 滅 絕 了
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.遠離 你 的 、 必要 死亡 . 凡離棄 你 行邪淫 的 、 你 都 滅絕了
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.A madarak szamtanúi voltak a virágos növények felemelkedésének.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.As aves testemunharam o início das plantas com flor.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Burung-burung menjadi saksi munculnya tumbuhan-tumbuhan berbunga.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Chim chứng kiến sự xuất hiện của cây có hoa.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Gli uccelli testimoniarono la nascita delle prime piante fiorite.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.새들은 식물의 전성기가 떠오르는 것을 목격했습니다.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Las aves fueron testigos de la aparición de las plantas con flores.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Les oiseaux ont vu l'émergence des plantes à fleurs.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Linnut olivat paikalla todistamassa kukkakasvien tulemisen.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Păsări au fost martore la ivirea plantelor ce înfloreau.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Ptaki były świadkami narodzin roślin nasiennych.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Vogels zagen de opkomst van de bloeiplanten.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Vögel wurden zu Zeitzeugen für das Entstehen blühender Pflanzen.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Vtáky boli svedkom vzniku kvitnúcich rastlín.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Τα πτηνά έγιναν μάρτυρες της εμφάνισης αγγειόσπερμων φυτών.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Птиците станали свидетели на появата на цъфтящи растения.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Птицы стали свидетелями появления цветковых растений.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.הציפורים ראו את הופעת צמחי הפרחים.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.شهدت الطيور ظهور النباتات المزدهرة.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.スイレンは最も太古の花です
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Así que era muy claro que las aves estaban estresadas, enfermas y traumatizadas.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Bolo teda jasné, že tie vtáky boli vystresované, choré a traumatizované.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Bylo tedy zcela jasné, že tito ptáci trpí stresem, traumatem a nemocemi.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Egyértelmű volt, hogy ezek ideges, beteg, traumatizált madarak.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Era evidente che si trattava di uccelli stressati, malati e traumatizzati.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Era foarte clar că acestea erau păsări stresate, bolnave, traumatizate.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Era muito evidente que estas aves estavam sob "stress", doentes e traumatizadas.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Es war also eindeutig, dass diese Vögel gestresst, krank und traumatisiert waren.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Il était donc clair que ces oiseaux étaient stressés, malades et traumatisés.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Jadi sangat jelas burung-burung ini stres, sakit, dan mengalami trauma.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.그 펭귄들이 스트레스와 병으로 고통을 받고 있다는게 분명했어요
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Meteen was het duidelijk dat deze vogels gestrest, ziek en getraumatiseerd waren.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Så det stod meget klart at dette var stressede, syge og traumatiserede fugle.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Tako je bilo zelo jasno, da so ptice pod stresom, bolne in traumatizirane.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Vâng, nó quá rõ ràng đây là những con chim đã bị căng thẳng, bị bệnh và bị tổn thương.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Więc było oczywiste, że to są zestresowane, chore i przerażone ptaki.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Ήταν ξεκάθαρο ότι πρόκειται για αγχωμένα, άρρωστα, τραυματισμένα πτηνά.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Відразу стало зрозуміло, що перед нами стривожені, хворі, травмовані птахи.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Така че беше напълно ясно, че това бяха стресирани, болни, травмирани птици.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Так что сразу стало ясно, что там были больные, травмированные птицы, находящиеся под стрессом.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.אז היה מאוד ברור שאלו היו ציפורים חולות לחוצות שעברו טראומה.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.فاتضح لي أن الطيور مريضة ومصدومة
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.鳥たちは消耗し 病み ショック状態だったのです もう一つ驚いたのは
Kuşlar orada yuva yapar, Leyleğin evi ise çamlardadır.(103:17) на них гнездятся птицы: ели – жилище аисту,
Kuşlar orada yuva yapar, Leyleğin evi ise çamlardadır.Allí anidan las aves; en sus copas hace su nido la cigüeña
Kuşlar orada yuva yapar, Leyleğin evi ise çamlardadır.A melyeken madarak fészkelnek: az eszterág, a melynek a cziprusok a háza.
Kuşlar orada yuva yapar, Leyleğin evi ise çamlardadır.C`est là que les oiseaux font leurs nids; La cigogne a sa demeure dans les cyprès,
Kuşlar orada yuva yapar, Leyleğin evi ise çamlardadır.Daselbst nisten die Vögel, und die Reiher wohnen auf den Tannen.
Kuşlar orada yuva yapar, Leyleğin evi ise çamlardadır.der hvor fuglene bygger rede, storken som har sin bolig i cypressene.
Kuşlar orada yuva yapar, Leyleğin evi ise çamlardadır.De vogels nestelen erin. De ooievaars hebben hun nesten in de cypressen.
Kuşlar orada yuva yapar, Leyleğin evi ise çamlardadır.Di situ bersaranglah burung-burung, burung ranggung bersarang di puncaknya
Kuşlar orada yuva yapar, Leyleğin evi ise çamlardadır.fåglarna bygga där sina nästen, hägern gör sitt bo i cypresserna.
Kuşlar orada yuva yapar, Leyleğin evi ise çamlardadır.hvor Fuglene bygger sig Rede; i Cypresser har Storken sin Bolig.
Kuşlar orada yuva yapar, Leyleğin evi ise çamlardadır.În ei îşi fac păsările cuiburi; iar cocostîrcul îşi are locuinţa în chiparoşi;
Kuşlar orada yuva yapar, Leyleğin evi ise çamlardadır.kde si vtáci robia svoje hniezda, bocian, ktorý má svoj dom na cyprusoch.
Kuşlar orada yuva yapar, Leyleğin evi ise çamlardadır.kjer gnezdijo ptički, tudi štorklja, ki ima hišo svojo na jelkah.