or ile cümle

or kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İstemiyorsan oraya gitmek zorunda değilsin.You don't have to go there if you don't want to.
Otobüsle oraya gitmek yaklaşık ne kadar sürer?About how long will it take to get there by bus?
Orada bir yavru kuş vardı.There was a fledgling bird there.
İyi tavsiye orada pahalıdır.Good advice is expensive there.
Her yıl oraya giderim.I go there every year.
Bank da orada, değil mi?The bench is there too, isn't it?
Arabamı orada tutmak istiyorum.I want to keep my car there.
Orada yalnız yaşamaktadır.He lives there alone.
Orada bir park da var.There's also a park there.
O, ormanda uzun yürüyüşlerden zevk alır.He takes pleasure from long walks in the woods.
En iyi arkadaşım Afganistan'da bir Sivil Toplum Örgütü için çalışıyor.My best friend works for an NGO in Afghanistan.
İş ortakları olarak on yıl sonra, yollarını ayırmaya karar verdiler.After ten years as business partners, they decided to part ways.
Sonuçta istasyona koştum ve bir şekilde tam vaktinde oraya ulaştım.In the end I ran to the station, and somehow got there on time.
Oraya gitmemeliydin.You shouldn't have gone there.
Oraya gitmeseydin daha iyi olurdu.It would have been better if you had not gone there.
Bazı dinler organ bağışına karşıdır.Certain religions are against organ donation.
İkinizin biri oraya gitmek zorunda.Either one of you has to go there.
Patronumuz bugünkü temizliği organize etti.Our boss organized today's clean-up.
Nem oranı yüksek olduğunda nefes almak zordur.It's difficult to breathe when humidity is high.
Kırmızı spor arabalarının sahipleri daha yüksek sigorta oranları öder.Owners of red sports cars pay higher insurance rates.
O, orada olsaydı, gelmek ister miydin?Had he been there, would you have wanted to come?
Organik gıda genellikle daha pahalıdır.Organic food is usually more expensive.
Orada büyük bir çiçekçi dükkanı var mı?Is there a large flower shop there?
Orada bisikletler kiralayalım.Let's rent bicycles over there.
Oraya geri gitmeyeceğim.I won't go back there.
Mary Hat bu hafta New Orleans'ta idi.Mary Hat was in New Orleans this week.
Benim algoritmamın yüzde 99 başarı oranı var.My algorithm has a 99% success rate.
Çocukluğumda orijinal Pac-Man oynadığımı hatırlıyorum.I remember playing the original Pac-Man game when I was a kid.
Şu anda sırtımın ortası kaşınıyor ve ben oraya ulaşamıyorum. Arrgghh!I have an itch right in the middle of my back and I can't reach it. Arrgghh!
Ondan vazgeçtim. İrlandalı rahip ve Kongolu cadı doktorun ortak neyi var?I give up. What do an Irish priest and Congolese witch doctor have in common?
Birkaç yıl önce, bu kitap bir dolandırıcılık olarak ortaya çıkmıştır.A couple of years ago, this book was exposed as a fraud.
O, mükemmel şöhretiyle örnek alınacak bir kişidir.He is an exemplary person with an excellent reputation.
Oradaki kız çok şişman.That girl over there is very fat.
Jack orada değil.Jack isn't there.
Ne demek istediğimi göstermek için size güzel bir örnek vereceğim.I will give you a good example to illustrate what I mean.
Ormana baktıklarında, ağaçları görmüyorlar.When they look at the forest, they don't see the trees.
Onun bir suç ortağı olduğu düşünülüyordu.He was considered to be an accomplice.
Onun bir suç ortağı olduğunu düşündüler.They thought that he was an accomplice.
O kısa bir süre orada kaldı.She stayed there for a short while.
Ben orada onunla karşılamayı ümit etmiştim.I had hoped to meet her there.
Oraya bisikletiyle gitti.He rode his bicycle there.
Merkezî sinir sistemi dört organdan oluşur.The central nervous system consists of four organs.
Bu örnek bir cümledir.This is an example sentence.
Ordunun çok silahı vardı.The army had plenty of weapons.
Orada yiyecek bir şey alabilir misin?Can you get something to eat in there?
Oraya bisikletle gideceğimi düşünüyordum ama yağmur yağmaya başladı.I was thinking that I would go there by bicycle, but it began to rain.
Çin restoranında Pekin ördeği yedik.We ate Peking duck in the Chinese restaurant.
Ruh, orada mısın?Spirit, are you there?
Orta ve ileri dil kursları öğretilen dilde verilir.Intermediate and advanced language courses are given in the language being learned.
Tartış ve örnekler ver.Discuss and give examples.
Orta çağ Rönesansa yol açtı.The Medieval Era gave way to the Renaissance.
Bir örnek buna açıklık getirmeli.An example should make this clear.
İsviçre'den bahsetmişken, Sen hiç kışın oraya gittin mi?Speaking of Switzerland, have you ever been there in the winter?
Beni oradaki arkadaşınla tanıştır.Introduce me to your friend over there.
Bazı insanlar örümceklerden korkarlar.Some people are afraid of spiders.
Duman ortaya çıktı.Smoke appeared.
Geçmişin sırlarını arkeoloji ortaya çıkarıyor.Archeology reveals the secrets of the past.
Bu, iş yerinde ortalama bir gündür.It's an average day at work.
Onlar orta düzeyde öğrenciler.They're average students.
Onlar ortalama boydalar.They are of average height.

İlgili Sayfalar