Ana içeriğe geç
Sözlük

or ile cümle

or kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
13
ORT. KELİME
Gerçekten kırmızı şarapta ortalama ömür uzunluğunu artıran spesifik moleküller belirlendi.In rode wijn zitten namelijk specifieke molecules die leiden tot een hogere levensverwachting.
Gerçekten kırmızı şarapta ortalama ömür uzunluğunu artıran spesifik moleküller belirlendi.레드 와인에는 기대 수명을 연장하는 효과를 가진 특정한 성분이 있다는 것이 밝혀졌습니다.
Gerçekten kırmızı şarapta ortalama ömür uzunluğunu artıran spesifik moleküller belirlendi.Skutečně existují konkrétní molekuly, které byly rozpoznány v červeném víně, přispívající k délce života.
Gerçekten kırmızı şarapta ortalama ömür uzunluğunu artıran spesifik moleküller belirlendi.Sunt anumite molecule în vinul roșu despre care se crede că duc la prelungirea vieții.
Gerçekten kırmızı şarapta ortalama ömür uzunluğunu artıran spesifik moleküller belirlendi.Vannak bizonyos konkrét anyagok a vörösborban, amelyekről kimutatták, hogy meghosszabbítják az életünket.
Gerçekten kırmızı şarapta ortalama ömür uzunluğunu artıran spesifik moleküller belirlendi.V červenom víne sa nachádzajú špecifické molekuly, ktoré zvyšujú dĺžku života.
Gerçek: nüfus artışı, laptop oranı yüksek olan ülkelerde düşük olan ülkelerden daha az. -- (Gülüşmeler)Fait : la croissance de la population dans les pays avec beaucoup d'ordinateurs portables........
Gerçek: nüfus artışı, laptop oranı yüksek olan ülkelerde düşük olan ülkelerden daha az. -- (Gülüşmeler)Faktanya: pertumbuhan jumlah penduduk di negara-negara dengan banyak laptop -- (Tawa)
Gerçek: nüfus artışı, laptop oranı yüksek olan ülkelerde düşük olan ülkelerden daha az. -- (Gülüşmeler)Fakt: populační přírůstek v zemích s vysokou dostupností notebooků - (Smích)
Gerçek: nüfus artışı, laptop oranı yüksek olan ülkelerde düşük olan ülkelerden daha az. -- (Gülüşmeler)랩탑을 많이 보유한 국가의 인구성장율은 그렇지 않은 국가에 비해 훨씬 낮다. -자막 : Hans Rosling(스웨덴 통계학자), 내게 자료를 주시겠소?- (웃음)
Gerçek: nüfus artışı, laptop oranı yüksek olan ülkelerde düşük olan ülkelerden daha az. -- (Gülüşmeler)I fatti: crescita della popolazione nelle nazioni con molti laptop, (Risate)
Gerçek: nüfus artışı, laptop oranı yüksek olan ülkelerde düşük olan ülkelerden daha az. -- (Gülüşmeler)Oto przyrost naturalny w krajach o szerokim rozprzestrzenieniu laptopów -- (Śmiech)
Gerçek: nüfus artışı, laptop oranı yüksek olan ülkelerde düşük olan ülkelerden daha az. -- (Gülüşmeler)Skutočnosť: nárast populácie v krajinách s vysokou frekvenciou používania laptopu -- (Smiech)
Gerçek: nüfus artışı, laptop oranı yüksek olan ülkelerde düşük olan ülkelerden daha az. -- (Gülüşmeler)Tény: azokban az országokban, ahol magas a laptop használat, ott alacsonyabb a népességnövekedés. (Nevetés)
Gerçek: nüfus artışı, laptop oranı yüksek olan ülkelerde düşük olan ülkelerden daha az. -- (Gülüşmeler)Thực tế là: sự gia tăng dân số ở những quốc gia có nhiều máy tính xách tay -- (Cười)
Gerçek: nüfus artışı, laptop oranı yüksek olan ülkelerde düşük olan ülkelerden daha az. -- (Gülüşmeler)Το δεδομένο: η αύξηση του πληθυσμού σε χώρες με υψηλή εισβολή του φορητού υπολογιστή (Γέλια)
Gerçek: nüfus artışı, laptop oranı yüksek olan ülkelerde düşük olan ülkelerden daha az. -- (Gülüşmeler)Доведено: ріст населення в країнах з високою долею ноутбуків... (Сміх)
Gerçek: nüfus artışı, laptop oranı yüksek olan ülkelerde düşük olan ülkelerden daha az. -- (Gülüşmeler)Доказано: рост населения в странах с высокой долей ноутбуков... (Смех)
Gerçek: nüfus artışı, laptop oranı yüksek olan ülkelerde düşük olan ülkelerden daha az. -- (Gülüşmeler)עובדה: צמיחת אוכלוסייה בארצות עם לפטופ -- (צחוק)
Gerçek: nüfus artışı, laptop oranı yüksek olan ülkelerde düşük olan ülkelerden daha az. -- (Gülüşmeler)الحقيقة: النمو السكاني في البلاد ذات الحواسيب المحمولة الأكثر-- (ضحك)
Gerçek: nüfus artışı, laptop oranı yüksek olan ülkelerde düşük olan ülkelerden daha az. -- (Gülüşmeler)(笑) ハンス・ロスリング氏のグラフが必要です
Gerçek sonuçları ortaya çıkarabilmek için Komisyon'la yakın bir şekilde çalışacağız.Budeme s Komisí úzce spolupracovat, abychom mohli vykázat skutečné výsledky.
Gerçek sonuçları ortaya çıkarabilmek için Komisyon'la yakın bir şekilde çalışacağız.Vom lucra în strânsă colaborare cu Comisia pentru a obţine rezultate reale.
Gerçekte %1'den biraz daha azdır ama ortalama olarak ev fiyatlarının bu değerde arttıklarını kabul edelim.En realidad, un poco menos en términos reales.
Gerçekte %1'den biraz daha azdır ama ortalama olarak ev fiyatlarının bu değerde arttıklarını kabul edelim.Na verdade, um pouco menos em termos reais.
Gerçekte %1'den biraz daha azdır ama ortalama olarak ev fiyatlarının bu değerde arttıklarını kabul edelim.Reëel gezien eigenlijk iets minder.
Gerçekte %1'den biraz daha azdır ama ortalama olarak ev fiyatlarının bu değerde arttıklarını kabul edelim.S-ar putea sa existe concedieri
Gerçekte %1'den biraz daha azdır ama ortalama olarak ev fiyatlarının bu değerde arttıklarını kabul edelim.Ve skutečnosti o trochu méně.
Gerçekte %1'den biraz daha azdır ama ortalama olarak ev fiyatlarının bu değerde arttıklarını kabul edelim.Właściwie trochę mniej w rzeczywistości.
Gerçekte %1'den biraz daha azdır ama ortalama olarak ev fiyatlarının bu değerde arttıklarını kabul edelim.Στην πραγματικότητα λίγο λιγότερο.
Gerçekte %1'den biraz daha azdır ama ortalama olarak ev fiyatlarının bu değerde arttıklarını kabul edelim.В реално измерение - малко по-малко.
Gerçekte %1'den biraz daha azdır ama ortalama olarak ev fiyatlarının bu değerde arttıklarını kabul edelim.Хоча трохи менше в реальних термінах.
Gerçekte %1'den biraz daha azdır ama ortalama olarak ev fiyatlarının bu değerde arttıklarını kabul edelim.しかし、この10年間の初めの方で、根本的に驚く何かが、
Gerçekte bu işlemler elektronik ortamda cereyan eder .Hiç bir aşamasında kağıt kullanılmadan.Car, en réalité, cette transaction se produit par voie électronique. Sans aucun papier.
Gerçekte bu işlemler elektronik ortamda cereyan eder .Hiç bir aşamasında kağıt kullanılmadan.În realitate, această tranzacţie are loc electronic, fără să fie folosită hârtie.
Gerçekte bu işlemler elektronik ortamda cereyan eder .Hiç bir aşamasında kağıt kullanılmadan.I verkligheten skulle den här transaktionen ske elektroniskt, utan några papper iblandade.
Gerçekte bu işlemler elektronik ortamda cereyan eder .Hiç bir aşamasında kağıt kullanılmadan.실제로 이 교환은 전자적으로 일어난다 종이를 전혀 쓰지 않는다
Gerçekte bu işlemler elektronik ortamda cereyan eder .Hiç bir aşamasında kağıt kullanılmadan.Koska todellisuudessa tämä kauppa tapahtuisi elektronisesti. Eikä yhtään paperia käytettäisi.
Gerçekte bu işlemler elektronik ortamda cereyan eder .Hiç bir aşamasında kağıt kullanılmadan.Porque, na realidade, esta transacção seria feita electronicamente. Sem o uso de papel.
Gerçekte bu işlemler elektronik ortamda cereyan eder .Hiç bir aşamasında kağıt kullanılmadan.V resnici bi ta transakcija potekala elektronsko. Brez vsake uporabe papirja.
Gerçekte bu işlemler elektronik ortamda cereyan eder .Hiç bir aşamasında kağıt kullanılmadan.Ya que, en realidad, esta transacción ocurre electrónicamente. Sin utilizar papel alguno.
Gerçekte bu işlemler elektronik ortamda cereyan eder .Hiç bir aşamasında kağıt kullanılmadan.Στην πραγματικότητα η συναλλαγή γίνεται ηλεκτρονικά. Χωρίς να χρησιμοποιείται χαρτί.
Gerçekte bu işlemler elektronik ortamda cereyan eder .Hiç bir aşamasında kağıt kullanılmadan.В действителност транзакцията би станала по електронен път. Без никаква хартия.
Gerçekte bu işlemler elektronik ortamda cereyan eder .Hiç bir aşamasında kağıt kullanılmadan.Потому что в реальности эта сделка происходит в электронном виде, без каких-либо бумажек.
Gerçekte bu işlemler elektronik ortamda cereyan eder .Hiç bir aşamasında kağıt kullanılmadan.,حيث أنه في الواقع يحدث التبادل إلكترونيا ,بدون أن يُستخدم الورق على الإطلاق
Gezintinize oradan başlamakta yarar vardır.Det är ett bra ställe att börja besöket på.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.لهم. وتحدث بعض أصدقائي وكأنني قادمة إلى الغابات عمدا لتجميد نفسي.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.自分自身を凍結するわざと森に。 動物は、単に保護された場所で、彼は彼の体で温めるベッドを、です。
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Apoi m-am întors de unde am fost la început, pentru că nu părea chiar atât de rău de acolo.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Aztán elmentem oda, ahol voltam az első, mert még nem tűnt annyira rossz onnan.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Dann ging ich zurück, wo ich war anfangs, weil es nicht hatte, schien ganz so bad von dort aus.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.그것이 보였다하지 않았기 때문에 그럼 난 꽤 그래서, 내가 처음에 있었던 곳을 돌아 갔다고
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Lalu aku pergi kembali ke tempat aku berada di pertama, karena itu tidak tampak begitu buruk dari sana.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Pak jsem se vrátil tam, kde jsem byl na první, protože to nezdálo tak docela
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Poi sono tornato al punto in cui ero stato in un primo momento, perché non era sembrato poi così male da lì.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Potem sem šel nazaj, kjer sem bil na prvi, saj ni zdelo tako zelo slabo od tam.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Potom som sa vrátil tam, kde som bol na prvý, pretože to nezdalo tak celkom Bad odtiaľ.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Så gik jeg tilbage til hvor jeg havde været i starten, fordi det ikke havde virket helt så dårlige derfra.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Sau đó, tôi trở lại nơi mà tôi đã lần đầu tiên, bởi vì nó đã không có vẻ khá để hại từ đó.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Sedan gick jag tillbaka till där jag hade varit i början, eftersom det inte verkade fullt så dåligt därifrån.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
or ile cümle - Sayfa 27 - or kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App