Bu büyük bir operasyon.Dette var en stor operation.
Direnişçilerin birçoğu Breton'un ve Güney Fransa'nın dağlık bölgelerinde operasyonlarını yürüttü.De fleste maquisards opererede i bjergområderne i Bretagne og Sydfrankrig.
Dragoon Operasyonu için D-day (çıkartma günü) 15 Ağustos 1944 olarak seçilmişti.Operation Dragoons D-dag blev sat til 15. august 1944.
Operasyon boyunca toplam 7.000 ABD ve 300 OECS askeri adaya ulaştı.Invasionsstyrken bestod af 7.000 amerikanske soldater og 300 OECS tropper.
Aşil Operasyonu 30 Mayıs 2007'de bitti ve hemen ertesi gece bunu Lastay Kulang Operasyonu izledi.Operation Achilles sluttede 30. maj 2007 og blev fulgt af Operation Lastay Kulang samme dag.
Birleşmiş Milletler'e Barışı koruma, kriz yönetimi ve insani yardım operasyonlarında destek vermek.Fredsbevarende, krisehåndtering og humanitære indsatser til støtte for FN.
NATO operasyonları İngiliz, Kanadalı ve Alman komutanlar tarafından yönetildi.NATO-operationer havde britiske, canadiske og hollandske ledere.
Operasyonun amaçlarından biri Hamas askeri kanadı şefi Ahmed Jabari’nin öldürülmesiydi.Operationen blev indledt med drabbet på Ahmed Jabari, lederen af Hamas’ militære gren.
Savaş ilanından bir saat sonra Mançurya Operasyonu başladı.Sovjetunionens invasion af Manchuriet blev indledt en time efter krigserklæringen.
Eisenhower, siyasi baskı altında Montgomery’nin Market Garden Operasyonunu seçer.Eisenhower valgte Montgomerys plan, og Operation Market Garden blev sat i værk.
BİO programı Avrupa-Atlantik Ortaklığı'nın operasyonel kanadı olarak değerlendirilmektedir.PfP programmet anses for at være den operationelle del af det euro-atlantiske partnerskab.
Şafak Yolculuğu Operasyonu, Birleşik Devletler'in Libya'ya müdahale için kullandığı kod addır.Operation Odyssey Dawn er kodenavnet for det amerikanske bidrag i den libyske flyveforbudszone.
Bunun üzerine küçük bir operasyon geçirdi.Dette foregår ved en lille operation.
Operasyon ‘’Gülçitay’’."Focus is on 'Funny'".
Dilim oluşturma pazarlama operasyonlarını en karlı alıcılara yönlendirmeyi olanaklı hale getirir.Vha. segmenteringen kan man rette marketingstiltagene mod de mest indbringende shoppere.
Operasyonel ömrü 20 yıl olarak tasarlanmıştır.Virksomheden blev etableret til at eksistere i 20 år.
Savaş, 22 Eylül 1980'de Irak'ın başlattığı işgal operasyonuyla başladı.Krigen begyndte da Irak invaderede Iran 22. september 1980.
Bu operasyon başarılı oldu.Alligevel blev operationen en succes.
Ajans aynı zamanda üç operasyon merkezi üzerinde doğrudan kontrol hakkına sahiptir .Direktoratet råder desuden over tre kontrolskibe.
Operasyon sırasında bir araç kazasında bir asker hayatını kaybetti.En tyrkisk soldat dør i løbet af operationen som følge af et uheld.
Operasyon sonucunda Japonya teslim oldu.Herefter kapitulerede Japan.
Havanın bozulmaya başlaması sebebiyle operasyon bir sonraki güne ertelendi.Pga. dårligt vejr blev den udskudt til dagen efter.
Dağ Saldırısı Operasyonu Taliban güçlerini kökten temizlemek amacıyla 17 Mayıs 2006'da başladı.17. marts 2006 begyndte Operation Mountain Thrust, der skulle bekæmpe talibanstyrkerne.
Bu operasyonun ardından borsada açık olan şirket hisseleri %10 değer kaybederek taban seviyelerine düştü.I løbet af de næste få uger mister de børsnoterede aktier 40% af deres værdi.
Bunun üzerine Pakistan Ordusu yeniden operasyon kararı almıştır.Derfor valgte lægerne at operere endnu en gang.
Uyandığında bir operasyon odasındadır.Ung kvinde vågner i sit rum.
2006'da, 4 Türk F-16'sı Natonun Baltık Hava Polisliği operasyonuna katılmıştır.2011: Seks F-16-fly deltager i opretholdelsen af FN's flyveforbudszone over Libyen.
Polonya'ya Kızıl Ordu ulaştığında Polonya Ordusu, Fırtına Operasyonu'nu başlattı.Da den Røde Hær nærmede sig Warszawa, indledte den Polske Hjemmehær Operation Tempest.
Bu bina bütün operasyonların merkez üssü haline geldi.Det var hele pointen i mine bygninger.
1992 - Somali'de "Umut Operasyonu" başlatıldı.1992 - De første amerikanske marinesoldater går i land i Somalia i forbindelse med operation "Genopret Håb".
Bunun üzerine Fransız operasyonu durduruldu ve Fransızlar geri çekilmesiyle çatışmalar sona erdi.Kampen sluttede med at franskmændene trak sig tilbage.
Yapılan operasyonlar iki taraf tarafından da sıkı bir şekilde analiz ediliyordu.Pladerne var med stor dygtighed indgraveret på begge sider.
Kurumsal operasyonlarını Avrupa'nın belli başlı şehirlerinde yürütür.Hans forretninger spændte ud over vigtige byer i Europa.
Buradaki operasyonlar ABD 5. Filo komutasında çok uluslu bir güç tarafından yapılmaktadır.Dette er en af de fem komponenter i United States Special Operations Command.
Lancaster'ın hızı 260 km/h dı operasyon sırasında.Shinkansen kørte i begyndelse med en hastighed på 200 km/t.
JetBlue Airways'in operasyon merkezidir.Atlantic Airways' logo er en sule.
1992 yılının Ağustos ayında gerçekleştirilen "Şurnuxu" operasyonuna katıldı.Sidste gang dette skete var ved Putins "overtagelse" i 2000.
Hindistan'ın ulusal çıkarlarını korumak için gizli operasyonlar.Stærke følelser eksisterer i Indonesien om at beskytte deres nationale arv.
Paramiliter operasyonlar ve gizli eylemlerden de sorumludur.Der er kvinder i efterretningstjenesten og hemmelige operationer.
Operasyon Haziran 1942’de yürürlüğe konmuş ve ABD’deki stratejik ekonomik hedeflere yöneltilmiştir.Operasjonen ble opprettet i juni 1942 for å rettes mot strategiske amerikanske økonomiske mål.
Dağ Saldırısı Operasyonu Taliban güçlerini kökten temizlemek amacıyla 17 Mayıs 2006'da başladı.Den 17. mai 2006 startet Operasjon Mountain Thrust som skulle bekjempe Talibanstyrkene.
NATO operasyonları İngiliz, Kanadalı ve Alman komutanlar tarafından yönetildi.NATO-operasjonene ble ledet af britiske, canadiske og nederlandske ISAF-ledere.
Ama operasyon başarısız oldu.Operasjonen var derfor mislykket.
Birleşmiş Milletler'e Barışı koruma, kriz yönetimi ve insani yardım operasyonlarında destek vermek.Fredsbevaring, krisehåndtering og humanitær bistand til støtte for FN.
Şafak Yolculuğu Operasyonu, Birleşik Devletler'in Libya'ya müdahale için kullandığı kod addır.Operation Odyssey Dawn var kodenavnet for det amerikanske bidraget i den libyske flyforbudssonen.
Bu operasyon başarılı oldu.Operasjonen ser ut til å være vellykket.
Operasyonlar, zaman içinde birkaç aşamaya bölündü.I tillegg er flere av fasene delt i steg.
Operasyon için seçilen Almanlar daha önce ABD’de yaşamış olan sekiz kişiydi.Operasjon Pastorius rekrutterte åtte tyskere som hadde bodd i USA.
"Hisar Harekâtı" 10 Temmuz - Sicilya’da Husky Operasyonu başladı.9. juli – Operasjon Husky, den allierte invasjonen av Sicilia innledes.
Bu uçakların tümü operasyona katılmıştır.Alle tjenestene deltok i dette arbeidet.
Birkaç hafta boyunca çok kısıtlı sonuçlarla bir dizi operasyon yönettiler.De gjennomførte en rekke oppdrag over flere uker med varierende resultater.
Savaş, 22 Eylül 1980'de Irak'ın başlattığı işgal operasyonuyla başladı.Irak satte i gang en invasjon av Iran 22. september 1980.
Nadiren Kuzeybatı Avrupa'daki operasyonlarda da kullanılmıştır.Så det har ofte ingen mening å bruke denne nøkkelen i Sør-Europa.
20 Mayıs - Alman paraşütçüler, Girit’de operasyon başlattı.20. mai – Tyske fallskjermjegere angriper Kreta.
Bu bina bütün operasyonların merkez üssü haline geldi.Dette er fremdeles en sentral oppgave for anlegget.
Operasyon ‘’Grıbnıtsa’’.Operasjon Lapwing. : Grøndahl.
UBV operasyon yetkisini söyleşmeyle Network Solutions (NSI) şirketine verdi.NSF viderekontrakterte vedlikeholdet til Network Solutions.
Üç veya daha fazla motorlu silahlı keşif operasyonlarında yer almış olanlar.For å ha deltatt i 3 eller flere motoriserte rekonoseringsoperasjoner.
Koldaki cilt fazlalığının alınarak kola gerginlik verilmesi operasyonudur.Årsaken er opphoping av bilirubin i huden.
Örgüt,Sivil ve Askeri İsrail hedeflerine yönelik silahlı operasyonlar düzenlemişlerdir.Kommisjonen drøfter Israels militære strategi og mål.