Ana içeriğe geç
Sözlük

onur ile cümle

onur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu insanlarla birlikte olmak benim için her zaman bir onurdur.It is always an honor for me to be in those rooms.
Bu gece sizinle birlikte olmak da benim için büyük bir onurdur.It is the greatest honor for me to be with you tonight.
"Efendim, bana bir onur borcunu ödemek için sağlayacaktır."It will enable me to pay a debt of honour, sir.
Sizlere Microsoft'tan Curtis Wong'u takdim etmek benim için çok büyük bir onurdur.I can't tell you what a privilege it is to introduce Curtis Wong from Microsoft. (Applause)
- Siz onurlu bir Alman Havacısısınız!- You are a proud german airman!
Beyler bu benim için bir zevk ve onurdur.Gentlemen it's been a pleasure and an honor.
Beni oraya kilitlediler, bu onur kırıcı küçük kıyafetle.They locked me in there, in this degrading little outfit.
Onur kırıcı eylemlere başlayacaklar, mesela anal seks taklidi.They begin to do degrading activities, like having them simulate sodomy.
Bu davet beni onurlandırdı, teşekkür ederim.I'm honored by the invitation, and thanks.
Sizin için Akbar'da gösteri yapmak ne onur benim için. Çok teşekkürler.What a thrill to be performing for all of you tonight here at Akbar.Thank you so much.
Bu onurlu bir savaş" diyorlar.This is a noble war."
Onurumu kurtardın.You saved my pride!
Şimdiye kadar bu, bir savaş için verilen en fazla onur madalyasıdır.To this day, this is the most Medals of Honor ever awarded for a single battle.
Büyük fikirlerden biri, çalışmaktan onur duyduğum büyük projelerden biri, yeni bir web sayfası.One of the big ideas, one of the big projects I've been honored to work on is a new website.
Bu büyük bir onur.It must be an honor.
O onur bana ait.I'm glad we finally have the chance
Ya da onurla alakalı mı?Or honors something?
"Anneni ve babanı onurlandırmalısın.""You shall honor your father and mother."
Onur konuklarının önünde bunu yapsaydınız, hiç hoş olmazdı.If you behaved like this in front of dignitaries, it'll be such a headache.
Prenses'ten daha onurlu kimse var mı?Is there a higher dignitary than the princess here?
Bay Woeste varlýđýyla sizleri onurlandýrýyor.Votemos contra os Católicos.
Bir rahip olarak haysiyet ve onurunuz galip gelmeli.Todos os que votaram em Daens ficarão sem trabalho.
Papa'nýn kendisinden nasihat alma onuruna eriţememiţ.A quem?! Para seu Daens?
Burada olmak bir onurdu.It was an honor to be here.
El, kim olursa olsun ona bu söylediklerin için onurlanırdı.El, any man would be honoured to call you his.
Burada sizlerle olmak büyük bir onur.It's a great honor to be here with you.
Ve size binanın yapımının bittiğini bildirmekten onur duyuyorum.And I'm very pleased to tell you that the building's done.
Bu gün bir Onursal Başkanlığını kalır.Actally all I did was go.
Yehu, ‹‹Baalın onuruna bir toplantı yapılacağını duyurun›› dedi. Duyuru yapıldı.Jehu said, "Sanctify a solemn assembly for Baal!" They proclaimed it.
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.Now Jehoshaphat had riches and honor in abundance; and he joined affinity with Ahab.
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.The Jews had light, gladness, joy, and honor.
Üzerimden onurumu soydu, Başımdaki tacı kaldırdı.He has stripped me of my glory, and taken the crown from my head.
Dehşet çöktü üzerime, Onurum rüzgara kapılmış gibi uçtu, Mutluluğum bulut gibi geçip gitti.Terrors have turned on me. They chase my honor as the wind. My welfare has passed away as a cloud.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.But you, Yahweh, are a shield around me, my glory, and the one who lifts up my head.
Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır, Güçlü kayam, sığınağım Odur.With God is my salvation and my honor. The rock of my strength, and my refuge, is in God.
Bu onurla mutlu olsun sadık kulları, Sevinç ezgileri okusunlar yataklarında!Let the saints rejoice in honor. Let them sing for joy on their beds.
Yazılan kararı onlara uygulasınlar! Bütün sadık kulları için onurdur bu. RAB'be övgüler sunun!to execute on them the written judgment. All his saints have this honor. Praise Yah!
Servetinle ve ürününün turfandasıyla RABbi onurlandır.Honor Yahweh with your substance, with the first fruits of all your increase:
Sağ elinde uzun ömür, Sol elinde zenginlik ve onur vardır.Length of days is in her right hand. In her left hand are riches and honor.
Bilge kişiler onuru miras alacak, Akılsızlara yalnız utanç kalacak.The wise will inherit glory, but shame will be the promotion of fools.
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.Esteem her, and she will exalt you. She will bring you to honor, when you embrace her.
Yoksa onurunu başkalarına, Yıllarını bir gaddara kaptırırsın.lest you give your honor to others, and your years to the cruel one;
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.He will get wounds and dishonor. His reproach will not be wiped away.
Zenginlik ve onur, Kalıcı değerler ve bolluk bendedir.With me are riches, honor, enduring wealth, and prosperity.
Terbiye edilmeye yanaşmayanı Yokluk ve utanç bekliyor, Ama azara kulak veren onurlandırılır.Poverty and shame come to him who refuses discipline, but he who heeds correction shall be honored.
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.The fear of Yahweh teaches wisdom. Before honor is humility.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Gray hair is a crown of glory. It is attained by a life of righteousness.
Yürekteki gururu düşüş, Alçakgönüllülüğü ise onur izler.Before destruction the heart of man is proud, but before honor is humility.
Sağduyulu kişi sabırlıdır, Kusurları hoş görmesi ona onur kazandırır.The discretion of a man makes him slow to anger. It is his glory to overlook an offense.
Kavgadan kaçınmak insan için onurdur, Oysa her ahmak tartışmaya hazırdır.It is an honor for a man to keep aloof from strife; but every fool will be quarreling.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.The glory of young men is their strength. The splendor of old men is their gray hair.
Doğruluğun ve sevginin ardından koşan, Yaşam, gönenç ve onur bulur.He who follows after righteousness and kindness finds life, righteousness, and honor.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.The result of humility and the fear of Yahweh is wealth, honor, and life.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Like snow in summer, and as rain in harvest, so honor is not fitting for a fool.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.As one who binds a stone in a sling, so is he who gives honor to a fool.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Whoever tends the fig tree shall eat its fruit. He who looks after his master shall be honored.
Kibir insanı küçük düşürür, Alçakgönüllülükse onur kazandırır.A man's pride brings him low, but one of lowly spirit gains honor.
Güç ve onurla kuşanmıştır, Geleceğe güvenle bakar.Strength and dignity are her clothing. She laughs at the time to come.
Bundan ötürü güçlü uluslar seni onurlandıracak, Acımasız ulusların kentleri senden korkacak.Therefore a strong people will glorify you. A city of awesome nations will fear you.
Hepsi RABbi onurlandırsın, Kıyı halkları Onu övsün.Let them give glory to Yahweh, and declare his praise in the islands.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod