Ana içeriğe geç
Sözlük

onur ile cümle

onur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Cale, Velvet Underground'ın bir üyesi olarak 1996'ta Rock and Roll Hall of Fame tarafından onurlandırılmıştır.1996. aastal võeti Cale ansambli The Velvet Underground liikmena vastu Rock'n'rolli Kuulsuste Halli.
Onur Çarıkçı-Yardımcı Antrenör.Nad pakuvad armastuse treeneri.
Meitneriyum adı Avusturyalı fizikçi ve matematikçi Lise Meitner onuruna verildi.Nimi on pandud austria-rootsi füüsiku ja matemaatiku Lise Meitneri järgi.
Ayrıca Arma Departmanı, soylu ve onursal vatandaşların hakları ile ilgili konuları yönetiyordu.Meeskohtu kompetentsi kuulusid talurahva tsiviil- ja kriminaalasjad ning aadlike väikesed tsiviilasjad.
Şu anda vakfın onursal başkanıdır.Ta on tänapäevani selle organisatsiooni emeriitpresident.
Vatan için ölmek (pro patria mori) ise şerefli ve onurlu bir şey olarak görülüyordu.Oli surres kõrgelt austatud ja lugupeetud.
Onuruna birkaç heykel inşa edildi.Tema auks on püstitatud kaks monumenti.
1998 — Kazakistan onur sanatçısı.1992 – Venemaa Föderatsiooni teeneline kunstitegelane
Prens El Halife aynı zamanda Bahreyn Motor Federasyonu'nun onursal başkanıydı.Heinsar oli ka Eesti Mootorrattaspordi Föderatsiooni president.
İsmi Amerikan Kimya Birliği tercihiyle cyclotron'un mucidi Ernest O. Lawrence'ın onuruna konmuştur.Lavrentsium sai nime tsüklotroni leiutaja Ernest O. Lawrence'i järgi.
"Aydın Onur'u hatırlamak".Lavastused "Põrunud aru õnnistus".
Antik Yunan tiyatrosu şarap tanrısı Dionysus'u onurlandırmak için yapılan devlet festivallerinden doğdu.Antiikajal etendati Kreekas veinijumala Dionysose auks koorilaule ja näitemänge.
Bu sınır onursal üyeler için geçerli değildir.Aunimetust ei anta EESi liikmetele.
Halen onur üyesidir.Ta on Ühtsuse liige.
Şehir 1943 yılında Belçikalı mühendis Jean Jadot onuruna Jadotville adıyla kurulmuştur.1966. aastani oli linna nimi Jadotville insener Jean Jadot' järgi.
16 Ekim'de bize Gerçek Gıda sağlayan Gerçek Gıda Kahramanlarını tanıyalım ve onurlandıralım.Laat ons op 16 Oktober de Echte Voedsel Helden die ons Echte Voedsel geven, herkennen en eren.
16 Ekim'de bize Gerçek Gıda sağlayan Gerçek Gıda Kahramanlarını tanıyalım ve onurlandıralım.Lasst uns am 16.Oktober diese echten Nahrungshelden erkennen und ehren, die uns echte Nahrung geben.
16 Ekim'de bize Gerçek Gıda sağlayan Gerçek Gıda Kahramanlarını tanıyalım ve onurlandıralım.Reconozcamos y honremos el 16 de octubre a los Heroes del Alimento Real, quienes nos dan Alimento de verdad.
16 Ekim'de bize Gerçek Gıda sağlayan Gerçek Gıda Kahramanlarını tanıyalım ve onurlandıralım.Нека на 16-ти октомври да наименуваме и почетем Истинските Герои на Храната, които ни дават Истинска Храна.
16 Ekim'de bize Gerçek Gıda sağlayan Gerçek Gıda Kahramanlarını tanıyalım ve onurlandıralım.دعونا في 16 تشرين الأول نكرم الأبطال الحقيقيين الذين يعطوننا الغذاء الحقيقي
16 Ekim'de bize Gerçek Gıda sağlayan Gerçek Gıda Kahramanlarını tanıyalım ve onurlandıralım.自然の恵みと多種多様性を祝福しましょう。
1907'de Dmitri bir Nobel ödülü alamadan öldü, fakat çok daha özel bir onurun sahibi oldu.드미트리는 노벨상을 받지 못하고 1907년에 사망했지만 더 대단한 영광을 얻게 됩니다.
1907'de Dmitri bir Nobel ödülü alamadan öldü, fakat çok daha özel bir onurun sahibi oldu.Dimitri a murit în 1970 fără Nobel Prize, dar a primit multe alte onoruri.
1907'de Dmitri bir Nobel ödülü alamadan öldü, fakat çok daha özel bir onurun sahibi oldu.Dimitri murió sin un Premio Nobel en 1907, pero hubiera terminado recibiendo un honor mucho más exclusivo.
1907'de Dmitri bir Nobel ödülü alamadan öldü, fakat çok daha özel bir onurun sahibi oldu.Dmitri dog 1907 utan något Nobelpris, men fick en annan exklusiv utmärkelse.
1907'de Dmitri bir Nobel ödülü alamadan öldü, fakat çok daha özel bir onurun sahibi oldu.Dmitri mất mà không có giải thưởng Nobel 1907, nhưng ông đã nhận được một vinh dự đặc quyền hơn thế.
1907'de Dmitri bir Nobel ödülü alamadan öldü, fakat çok daha özel bir onurun sahibi oldu.Dmitri morì nel 1907 senza vincere il premio Nobel, ma si accontentò di un onore ancor più esclusivo.
1907'de Dmitri bir Nobel ödülü alamadan öldü, fakat çok daha özel bir onurun sahibi oldu.Dmitri morreu em 1907, sem o Prémio Nobel, mas acabou por receber uma honra muito mais exclusiva.
1907'de Dmitri bir Nobel ödülü alamadan öldü, fakat çok daha özel bir onurun sahibi oldu.Mendelejew starb 1907, ohne einen Nobelpreis, aber schließlich erhielt er etwas viel Wertvolleres.
1907'de Dmitri bir Nobel ödülü alamadan öldü, fakat çok daha özel bir onurun sahibi oldu.Zmarł w 1907 r., bez nagrody Nobla, ale otrzymał bardziej wyjątkowe wyróżnienie.
1907'de Dmitri bir Nobel ödülü alamadan öldü, fakat çok daha özel bir onurun sahibi oldu.Менделеев умер в 1907 г., так и не получив Нобелевскую премию. Он удостоился, однако, бóльшей чести.
1907'de Dmitri bir Nobel ödülü alamadan öldü, fakat çok daha özel bir onurun sahibi oldu.דמטרי מת בלי פרס נובל ב 1907, אבל הוא קיבל כבוד יחודי בהרבה לבסוף.
1907'de Dmitri bir Nobel ödülü alamadan öldü, fakat çok daha özel bir onurun sahibi oldu.لقد توفي ديميتري بدون حصوله على جائزة نوبل في عام 1907 ، ولكنه حصل على تقدير و شرف مميز أكثر بكثير من الآخرين
Aa, Onur geldi.Μάλλον θα δουλέψει με τον μπαμπά.
Aa, Onur geldi.Помислих, че ще изкочи,толкова силно биеше.
Afrika'da karşı karşı olduğumuz durum ise, İnsan onur ve eşitliğine bir tehdittir.Afrikkaa kohtaa nyt ennenkokematon uhka ihmisarvolle ja tasa-arvolle.
Afrika'da karşı karşı olduğumuz durum ise, İnsan onur ve eşitliğine bir tehdittir.A w Afryce stajemy w obliczu bezprecedensowego zagrożenia ludzkiej godności i równości.
Afrika'da karşı karşı olduğumuz durum ise, İnsan onur ve eşitliğine bir tehdittir.E aquilo com que lidamos em África é uma ameaça sem precedentes à dignidade e igualdade humana.
Afrika'da karşı karşı olduğumuz durum ise, İnsan onur ve eşitliğine bir tehdittir.Et en Afrique, nous faisons face à une menace nouvelle à la dignité et à l'égalité des hommes.
Afrika'da karşı karşı olduğumuz durum ise, İnsan onur ve eşitliğine bir tehdittir.Und was wir in Afrika sehen ist eine unvergleichliche Bedrohung der Menschenwürde und der Gleichberechtigung.
Afrika'da karşı karşı olduğumuz durum ise, İnsan onur ve eşitliğine bir tehdittir.Wat we in Afrika aantreffen is een ongekende dreiging voor menselijke waardigheid en gelijkheid.
Afrika'da karşı karşı olduğumuz durum ise, İnsan onur ve eşitliğine bir tehdittir.А то, что происходит в Африке -- это беспрецедентная угроза человеческому достоинству и равентсву.
Afrika'da karşı karşı olduğumuz durum ise, İnsan onur ve eşitliğine bir tehdittir.Това, което наблюдаваме в Африка, е безпрецедентна опасност за човешкото достойнство и равенство.
Afrika'ya güç, onur ve bağlılık sağlayan sürekli bir kaynak.아프리카의 아주 중요한 힘, 프라이드를 가지고 참여하고 있다는 것 입니다.
Afrika'ya güç, onur ve bağlılık sağlayan sürekli bir kaynak.היא מקור בלתי נלאה של כח, גאווה ומחוייבות לאפריקה.
Afrika'ya güç, onur ve bağlılık sağlayan sürekli bir kaynak.هو مصدر متواصل للقوة , الفخر و الإلتزام بإفريقيا
Afrika'ya güç, onur ve bağlılık sağlayan sürekli bir kaynak.アフリカの国々を地図上で色付けすることで AIMSの進歩を示してみましょう
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Coroa de honra são as cãs, a qual se obtém no caminho da justiça.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Corona de honra son las canas; en el camino de la justicia se encuentra
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Corona magnifica è la canizie, ed essa si trova sulla via della giustizia
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.En ärekrona äro grå hår; den vinnes på rättfärdighetens väg.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Grå Hår er en dejlig Krone, den vindes på Retfærds Vej.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Grå hår er en fager krone; den finnes på rettferdighets vei.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Graue Haare sind eine Krone der Ehren, die auf dem Wege der Gerechtigkeit gefunden wird.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Grijze haren zijn het sieraad van hen, die de goede weg bewandelen.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Harmaat hapset ovat kunnian kruunu; se saadaan vanhurskauden tiellä.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Igen szép ékes korona a vénség, az igazságnak útában találtatik.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.백발은 영화의 면류관이라 의로운 길에서 얻으리라
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Koroną chwały jest sędziwość; znajduje się na drodze sprawiedliwości.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Koruna ozdobná jsou šediny na cestě spravedlnosti se nalézající.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod