Ana içeriğe geç
Sözlük

onlarla ile cümle

onlarla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.우리는 littleBits를 어린애들에게 주고 애들이 어떻게
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.Nous avons donné littleBits aux enfants et nous les avons regardés jouer.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.Temos dado os littleBits a crianças e vê-los brincar com eles.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.Vi har gett barn "littleBits" och sett dem leka med dem.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.Vi har givet littleBits til børn og set dem lege med dem.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.We gaven littleBits aan kinderen om ze er mee te zien spelen.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.Wir haben littleBits an Kinder verteilt und sie damit spielen sehen.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.Έχουμε ήδη δώσει τα littleBits σε παιδιά και τα έχουμε δει να παίζουν με αυτά.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.Ми давали littleBits дітям і спостерігали, як вони з ними гралися.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.Мы даём littleBits детям и наблюдаем за их игрой.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.Ние даваме "Литълбитс" на децата и ги виждаме как си играят с тях.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.נתנו לילדים את littleBits וראינו אותם משחקים איתן.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.أعطينا ليتل-بيتس لأطفال وراقبناهم يلعبون بها.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.目を見開かせられる体験です
Çünkü bir alaba alırken bir pazarlamacıya gideriz, onlarla konuşuruz ve hemen onlara yem oluruz.우리가 자동차를 구매할 때, 우리는 딜러를 찾아가서 접촉을 하고 보통 가능한 빨리 계약을 해버립니다.
Çünkü bir alaba alırken bir pazarlamacıya gideriz, onlarla konuşuruz ve hemen onlara yem oluruz.מכיוון שכאשר אנחנו קונים רכב, אנו הולכים לסוכנות פעם אחת, מבצעים אינטרקציה וסוגרים עניין. לרוב מהר ככל האפשר.
Çünkü bir alaba alırken bir pazarlamacıya gideriz, onlarla konuşuruz ve hemen onlara yem oluruz.لأنك عندما تشتري سيارة نذهب مرة واحدة إلى البائع، نتعامل معه، ثم نذهب في أسرع وقت ممكن عادة.
Çünkü bir alaba alırken bir pazarlamacıya gideriz, onlarla konuşuruz ve hemen onlara yem oluruz.販売店に行って店員と話し なるべく早く決めてしまいます カー・シェアリングを利用する人は
Çünkü onlarla ilgilenmen mümkün olamayacağını düşündüm.Bo myślałem, że nie będziesz w stanie się o nie zatroszczyć.
Çünkü onlarla ilgilenmen mümkün olamayacağını düşündüm.Fiindca m-am gandit ca nu vei putea avea grija de ele.
Çünkü onlarla ilgilenmen mümkün olamayacağını düşündüm.Karena aku pikir kamu tidak akan mungkin memperhatikannya.
Çünkü onlarla ilgilenmen mümkün olamayacağını düşündüm.Parce que j'ai pensé que tu ne pourrais pas t'en occuper.
Çünkü onlarla ilgilenmen mümkün olamayacağını düşündüm.Perchè ho pensato che non potevate occuparvene.
Çünkü onlarla ilgilenmen mümkün olamayacağını düşündüm.Weil ich dachte, du würdest nicht in der Lage sein auf das aufzupassen.
Çünkü onlarla ilgilenmen mümkün olamayacağını düşündüm.Επειδή νόμισα πως δεν θα μπορούσες να το αναλάβεις.
Çünkü onlarla ilgilenmen mümkün olamayacağını düşündüm.Потомучто я думал, ты не сможешь обо всем позаботится
Çünkü onlarla ilgilenmen mümkün olamayacağını düşündüm.لانني اعتقدت انك لن تستطيعي تولي امرهم
Çünkü onlarla konuşacaksınız.그래야 현장에서 고객의 얘기를 들을 수가 있고 물론 현장에 나갈 때는
Çünkü onlarla konuşacaksınız.PowerPoint を使って写真を見せましょう
Çünkü onlarla konuşacaksınız.لأنك ستكون في الخارج تتحدث معهم ولن تتمكن من الخروج
Çünkü onlarla uğraşması çok kolay.Porque esses são muito fáceis de brincar.
Çünkü onlarla uğraşması çok kolay.Porque son muy fáciles de jugar.
Çünkü onlarla uğraşması çok kolay.Weil das sehr einfach zu spielen sind.
Çünkü onlarla uğraşması çok kolay.Z tymi drugimi dużo łatwiej się uporać.
Çünkü onlarla uğraşması çok kolay.لانها جداً سهله عملية وزنها
Çünkü onlarla yapabileceğiniz çok şey var.Bo jest tak dużo sposobów, w jakie możecie to wykorzystać.
Çünkü onlarla yapabileceğiniz çok şey var.Ci si possono fare così tante cose.
Çünkü onlarla yapabileceğiniz çok şey var.Denn es gibt so viel das man damit machen kann.
Çünkü onlarla yapabileceğiniz çok şey var.저희는 이 문장들로 여러분들께서 정말 많은 것을 하실 수 있다고 말씀드리고 싶습니다.
Çünkü onlarla yapabileceğiniz çok şey var.Koska on niin paljon asioita, joita niillä voi tehdä.
Çünkü onlarla yapabileceğiniz çok şey var.Mert annyi mindent lehet velük csinálni.
Çünkü onlarla yapabileceğiniz çok şey var.Omdat je er zoveel mee kunt doen.
Çünkü onlarla yapabileceğiniz çok şey var.Parce qu'il y a tellement de choses qu'on peut faire avec.
Çünkü onlarla yapabileceğiniz çok şey var.Pentru că sunt atâtea lucruri pe care le puteţi face cu ele.
Çünkü onlarla yapabileceğiniz çok şey var.Porque há tantas coisas que podemos fazer com elas.
Çünkü onlarla yapabileceğiniz çok şey var.Επειδή υπάρχουν τόσα πράγματα που μπορείς να κάνεις μ' αυτές.
Çünkü onlarla yapabileceğiniz çok şey var.Защото има толкова много неща, които можете да правите с тях.
Çünkü onlarla yapabileceğiniz çok şey var.Потому что вы можете много чего сделать с ними.
Çünkü onlarla yapabileceğiniz çok şey var..כי יש כל כך הרבה שאתם יכולים לעשות איתם
Çünkü onlarla yapabileceğiniz çok şey var.だからタトエバは、"開かれたプロジェクト"なのです。
Çünkü onlarla yaşadığım pek çok deneyimim var, onlara rağmen yaşamış olduğum deneyimler değil.A je to pre skúsenosti, ktoré som s nimi mala, nie napriek skúsenostiam, ktoré som s nimi mala.
Çünkü onlarla yaşadığım pek çok deneyimim var, onlara rağmen yaşamış olduğum deneyimler değil.Dat is vanwege de ervaringen die ik ermee had, niet ondanks de ervaringen die ermee had.
Çünkü onlarla yaşadığım pek çok deneyimim var, onlara rağmen yaşamış olduğum deneyimler değil.É por causa das experiências que tive com elas, não é apesar das experiências que tive com elas.
Çünkü onlarla yaşadığım pek çok deneyimim var, onlara rağmen yaşamış olduğum deneyimler değil.Et c'est grâce aux expériences que j'ai eues avec elles, pas malgré les expérience que j'ai eues avec elles.
Çünkü onlarla yaşadığım pek çok deneyimim var, onlara rağmen yaşamış olduğum deneyimler değil.의족을 하고 경험해 온 것들 덕분에 안 바꾸겠다는 것이지, 그런 경험들을 했는데도 불구하고 안 바꾼다는 게 아니에요.
Çünkü onlarla yaşadığım pek çok deneyimim var, onlara rağmen yaşamış olduğum deneyimler değil.Și asta " mulțumită " experiențelor pe care le-am avut cu ele și nu " în ciuda lor " .
Çünkü onlarla yaşadığım pek çok deneyimim var, onlara rağmen yaşamış olduğum deneyimler değil.To wynika z doświadczeń, które przyniosły mi protezy, nie z tego, że jakoś "zniosłam" te doświadczenia.
Çünkü onlarla yaşadığım pek çok deneyimim var, onlara rağmen yaşamış olduğum deneyimler değil.Und das ist passiert, WEIL ich etwas mit meinen Beinen erlebt habe und nicht TROTZ dieser Erlebnisse.
Çünkü onlarla yaşadığım pek çok deneyimim var, onlara rağmen yaşamış olduğum deneyimler değil.Y es por las experiencias que he tenido con ellas, no a pesar de las experiencias que he tenido con ellas.
Çünkü onlarla yaşadığım pek çok deneyimim var, onlara rağmen yaşamış olduğum deneyimler değil.Και αυτό συμβαίνει χάρις τις εμπειρίες που είχα μαζί τους, όχι παρά τις εμπειρίες που είχα μαζί τους.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod