Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -Voile dans ce flot de sel; les vents, les soupirs, ton, qui, - rage avec tes larmes et ils avec eux, -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -Żeglarstwo w tej powodzi sól, wiatry, twoje westchnienia, Kto, - szaleje ze twoje łzy, a oni z nich -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -Zeilen in dit zout vloed, de wind, uw zucht, Who, - woedt met uw tranen en ze met hen, -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -Ветроходство в тази сол от наводнения; ветрове, твоите въздишки; Кой, - бушува със сълзите ти и те с тях, -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -Парусный спорт в этой соли потопа, ветры, твои вздохи; Кто, - бушует с твоими слезами, и они с ними, -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -שיט במבול זה מלח, רוחות, נאנחת עמך; מי - משתוללת עם הדמעות שלך והם איתם -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -الإبحار في هذه الفيضانات الملح ، والرياح ، وتتنهد خاصتك ، من ، -- الهائج بالدموع خاصتك وانهم معهم ، --
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -突然の穏やかなし、汝の嵐に翻弄された身体をオーバーになります。 - どのように今、妻!
Bu yalnız Başkumandan'ın değil, ordunun da onlarla bağı olduğu anlamına mı gelir?Allora non solo il Comandante Supremo, ma l'intero esercito è legato a loro?
Bu yalnız Başkumandan'ın değil, ordunun da onlarla bağı olduğu anlamına mı gelir?Czy to znaczy, że nie tylko naczelny dowódca, ale całe wojsko jest z nimi związane?
Bu yalnız Başkumandan'ın değil, ordunun da onlarla bağı olduğu anlamına mı gelir?Då är inte bara överbefälhavaren utan även militären kopplad till dem.
Bu yalnız Başkumandan'ın değil, ordunun da onlarla bağı olduğu anlamına mı gelir?Isto significa que não é apenas o Comandante Supremo, mas os militares estão também ligados a eles?
Bu yalnız Başkumandan'ın değil, ordunun da onlarla bağı olduğu anlamına mı gelir?Onko siis ylikomentajan ohella koko armeijalla yhteyksiä heihin?
Bu yalnız Başkumandan'ın değil, ordunun da onlarla bağı olduğu anlamına mı gelir?Så er det ikke kun Bradley - - men selve militæret, der har forbindelser til dem.
Bu yalnız Başkumandan'ın değil, ordunun da onlarla bağı olduğu anlamına mı gelir?¿Significa eso que además del General también está involucrado el ejército?
Bu yalnız Başkumandan'ın değil, ordunun da onlarla bağı olduğu anlamına mı gelir?Μήπως δεν συνδέεται μόνο ο Ανώτατος Διοικητής, αλλά και ο ίδιος ο στρατός με αυτούς;
Bu yalnız Başkumandan'ın değil, ordunun da onlarla bağı olduğu anlamına mı gelir?Значит, не только Главнокомандующий, но и сама армия связана с ними?
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Also haben wir uns wirklich über die Zusammenarbeit mit ihnen gefreut.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Asa incat eram foarte incantati sa lucram cu ei.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Así que estábamos muy entusiasmados de trabajar con ellos.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Assim, estávamos muito entusiasmados por trabalhar com eles.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Dus we waren zeer enthousiast om met hen samen te werken.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Jadi kami benar-benar antusias untuk bekerja dengan mereka.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.그래서 우리는 정말 그 들과 일하게 된 사실에 흥분됐죠.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Nous étions donc excités à l'idée de travailler avec eux.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Quindi avevamo voglia di lavorare con loro.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Så vi var virkelig begejstrede for at arbejde med dem.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Szóval baromi izgatottak voltunk, hogy velük dolgozhatunk.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Tak jsme byli opravdu nadšeni z toho, že s nimi budeme spolupracovat.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Więc byliśmy naprawdę podekscytowani na myśl o współpracy z nimi.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Ήμασταν πραγματικά ενθουσιασμένοι με τη συνεργασία μας.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.И така ние бяхме много развълнувани да работим с тях.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Итак, нам не терпелось начать работать с ними.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.Тож насправді ми з нетерпінням чекали розпочати роботу з ними.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.אז מאד התרגשנו לעבוד איתם.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.فكنا متحمسين جدا للعمل معهم
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.まず 彼らの求める方向性について話し合い
Canınız istediğinde gidip onlarla golf oynayabilmeyi istersiniz.Le vrei acolo atunci când le vrei.
Canınız istediğinde gidip onlarla golf oynayabilmeyi istersiniz.Los quieres ahí cuando lo desees.
Cemaate geri dönmüş ve insanlar onlarla birlikte yaşıyor.Han vuelto a la comunidad y el pueblo está viviendo con ellos.
Cemaate geri dönmüş ve insanlar onlarla birlikte yaşıyor.הוא שב לקהילה, ואנשים חיים איתם.
Cemaate geri dönmüş ve insanlar onlarla birlikte yaşıyor.فهو يساند المجتمع الناس الذين يعيشون معه
Cemaate geri dönmüş ve insanlar onlarla birlikte yaşıyor.ここには本当の許しが存在するのだと、私に教えてくれました。
Chang-ho'nun babasının evine taşındım... ...ve onlarla iletişimi kopardım.Cô đã dọn đi theo bố của Chang Ho và mất liên lạc từ đó.
Chang-ho'nun babasının evine taşındım... ...ve onlarla iletişimi kopardım.Elköltöztem Chang-ho apjával, és nem tartottuk a kapcsolatot.
Chang-ho'nun babasının evine taşındım... ...ve onlarla iletişimi kopardım.Преместих се с бащата на Чанг Хо и не поддържах връзка с родителите ти.
Citibank sancım hakkında biraz konuştu, şu an 10 yıllık bir ilişki ve hâlâ onlarla çalışıyorum.고통에 대해 여러분께 조금 이야기했었는데요, 지금까지 10 년된 관계이고, 그들과 여전히 일하고 있습니다.
Citibank sancım hakkında biraz konuştu, şu an 10 yıllık bir ilişki ve hâlâ onlarla çalışıyorum.צירי הלידה שלי עם סיטיבנק זוהי כעת מערכת יחסים של עשר שנים, ואני עדיין עובדת איתם
Citibank sancım hakkında biraz konuştu, şu an 10 yıllık bir ilişki ve hâlâ onlarla çalışıyorum.اتفاقي مع سيتي بنك العلاقة الآن أمدها عشرة سنوات ولا أزال أعمل معهم
Citibank sancım hakkında biraz konuştu, şu an 10 yıllık bir ilişki ve hâlâ onlarla çalışıyorum.もう10年の関係で まだ一緒に仕事をしています 愉快にさせてくれる お客様です
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.A littleBits-et gyerekek kezébe adtuk és figyeltük, hogyan játszanak vele.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.Am dat littleBits copiilor şi i-am văzut cum se joacă cu ele.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz. Bu harika bir deneyim.Enote smo dali otrokom in jih opazovali pri igri.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.Chúng tôi đã đưa littleBits cho trẻ nhỏ và xem chúng chơi với littleBits.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.Dajemy littleBits dzieciom do zabawy.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.Dali jsme kostičky littleBits dětem na hraní a sledovali jsme je.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.Dávali sme littleBits deťom a sledovali sme ich hru.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.Dei bambini hanno giocato con i littleBits.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.Hemos dado littleBits a los niños para verlos jugar con ellos.
Çocuklara littleBits verip onlarla oynamalarını izliyoruz.Kami telah mencoba memberikan littleBits ke anak-anak dan melihat mereka bermain dengan itu.