Ana içeriğe geç
Sözlük

onlarla ile cümle

onlarla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Ðang khi nói và cãi lẽ nhau, chính Ðức Chúa Jêsus đến gần cùng đi đường với họ.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Enquanto assim comentavam e discutiam, o próprio Jesus se aproximou, e ia com eles;
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.In prigodi se, ko se tako pogovarjata in drug drugega vprašujeta, da se sam Jezus približa in gre ž njima.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.I stalo se, když rozmlouvali a sebe se otazovali, že i Ježíš, přiblíživ se k nim, šel s nimi.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.I stało się, gdy oni rozmawiali i wespół się pytali, że i Jezus przybliżywszy się, szedł z nimi.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.저희가 서로 이야기하며 문의할 때에 예수께서 가까이 이르러 저희와 동행하시나
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Medan de nu samtalade och överlade med varandra, nalkades Jesus själv och gick med dem.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Mentre discorrevano e discutevano insieme, Gesù in persona si accostò e camminava con loro
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Og det skete, medens de samtalede og spurgte hinanden indbyrdes, da kom Jesus selv nær og vandrede med dem.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Pe cînd vorbeau ei şi se întrebau, Isus S'a apropiat, şi mergea pe drum împreună cu ei.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Pendant qu`ils parlaient et discutaient, Jésus s`approcha, et fit route avec eux.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Sementara mereka bercakap-cakap dan bertukarpikiran, Yesus sendiri datang dan berjalan bersama-sama mereka
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Terwijl ze zo liepen te praten, haalde iemand hen in en liep met hen mee.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Και ενω ωμιλουν και συνδιελεγοντο, πλησιασας και αυτος ο Ιησους επορευετο μετ' αυτων
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.И когда они разговаривали и рассуждали между собою, и Сам Иисус, приблизившись, пошел с ними.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.И те се разговаряха помежду си за всичко онова, що бе станало.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.І сталось, як розмовляли вони та перепитувались, і сам Ісус наближившись, ійшов з ними.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.ויהי בדברם ובהתוכחם יחד ויגש ישוע אף הוא וילך אתם׃
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.وفيما هما يتكلمان ويتحاوران اقترب اليهما يسوع نفسه وكان يمشي معهما.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.正 談 論 相 問 的 時 候 、 耶 穌 親 自 就 近 他 們 、 和 他 們 同 行
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.正 談論 相問 的 時候 、 耶穌親 自 就近 他 們 、 和 他 們同行
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalarA chceli by ste stretnúť tie úbohé, béžové osoby ak by existovali? Smiech
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalarA vůbec, chtěli byste se setkat s tou ubohou, nijakou osobou, kdyby existovala? (Smích)
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalarDe nincs normális. És szeretnének találkozni azzal a szegény, szürke egérrel, ha létezne egyáltalán? (Nevetés)
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalarEn wie zou er die arme, grauwe persoon willen ontmoeten als 'ie bestond? .
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalarEt vous voudriez rencontrer cette pauvre personne beige si elle existait ? (Rires)
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalarE vorreste incontrare quelle povere persone grigie se esistessero? Risate
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalarJeśliby istniała, kto by chciał poznać taką normalną, szarą osobę? (Śmiech)
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalarKalaupun ada apa anda mau ketemu orang seperti itu ? (tertawa)
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalar있다한들 이렇게 특색없는 사람을 만나고 싶을까요? (웃음)
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalarSe essa pessoa cinzenta existisse, gostariam de a conhecer? (Risos)
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalarȘi chiar ați vrea să cunoașteți o asemenea persoană banală? (Râsete în sală)
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalarUnd würden Sie diese arme, graue Person wirklich kennen lernen wollen, wenn es sie wirklich gäbe? (Gelächter)
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalarVà liệu bạn có muốn gặp một người nghèo mặc vải len đó nếu họ tồn tại? (cười)
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalarY, ¿querrían ustedes conocer a esas pobres personas, de color beige, si existieran? (Risas)
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalarΚαι θα θέλατε να γνωρίσετε αυτούς τους καημένους, γκρι ανθρώπους αν υπήρχαν; (Γέλια)
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalarА бихте ли искали да се запознаете с онова бедно, бежово лице, ако то съществуваше? (Смях)
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalarА если и есть такой средненький человечек, хотели бы вы с ним познакомиться? (Смех)
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalarІ чи хотіли б ви зустрічатися з такими бідними, посередніми особами, якби такі нормальні існували? (Сміх)
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalarובאמת הייתם רוצים לפגוש את האדם המסכן הזה, בצבע בז', לו היה קיים? (צחוק)
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalarواذا تواجد هذا الشخص العادي فهل تريدون الالتقاء به؟ (ضحك)
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalar(会場: 笑い声) 感じませんよね
Bunun nedeni, onlarla galaksi merkezi arasında çekecek çok az kütle olmasıydı.C'est parce qu'il y a très peu de masse entre elles et le centre de la galaxie pour les attirer.
Bunun nedeni, onlarla galaksi merkezi arasında çekecek çok az kütle olmasıydı.Ello es debido a que no hay suficiente masa entre ellas y el centro de la galaxia para atraerlas.
Bunun nedeni, onlarla galaksi merkezi arasında çekecek çok az kütle olmasıydı.그건 별을 잡아당기는 은하계의 중심과 별 사이에는 질량이 거의 없기 때문이에요.
Bunun nedeni, onlarla galaksi merkezi arasında çekecek çok az kütle olmasıydı.Questo perché non vi è massa sufficiente tra loro e il centro della galassia tanto da unirsi.
Bunun nedeni, onlarla galaksi merkezi arasında çekecek çok az kütle olmasıydı.Αυτό γίνεται επειδή υπάρχει πολύ λίγη μάζα μεταξύ αυτών και του κέντρου του γαλαξία για να τα τραβήξει.
Bunun nedeni, onlarla galaksi merkezi arasında çekecek çok az kütle olmasıydı.Това е понеже има много малко маса между тях и центъра на галактиката, която да ги привлича заедно.
Bunun nedeni, onlarla galaksi merkezi arasında çekecek çok az kütle olmasıydı.זה בגלל שיש מעט מסה בינם ומרכז הגלקסיה שמושך אותם.
Bunun nedeni, onlarla galaksi merkezi arasında çekecek çok az kütle olmasıydı.وذلك لأنه توجد كتلة قليلة جدا بينها وبين مركز المجرة لجذبها.
Bunun nedeni, onlarla galaksi merkezi arasında çekecek çok az kütle olmasıydı.中心から少し離れた星は速く動きます
Bunu onlarla paylaşın ki özel hayatlarında bunu yapabilsinler.1人でできるんですから 必要なのは自分の体と 1人になれる2分間だけです
Bunu onlarla paylaşın ki özel hayatlarında bunu yapabilsinler.Deem-lhes isto, porque podem fazê-lo em privado.
Bunu onlarla paylaşın ki özel hayatlarında bunu yapabilsinler.De kan göra det när de är själva. De behöver sin kropp och två minuter av ensamtid.
Bunu onlarla paylaşın ki özel hayatlarında bunu yapabilsinler.권력도 없는 사람들이거든요. 그런 사람들과 나누세요. 그런 사람들도 혼자 할 수 있는거니까요.
Bunu onlarla paylaşın ki özel hayatlarında bunu yapabilsinler.Rabijo svoje telo, dve minuti in zasebnost.
Bunu onlarla paylaşın ki özel hayatlarında bunu yapabilsinler.Тож дайте їм таку можливість. Вони зможуть зробити це наодинці.
Bunu onlarla paylaşın ki özel hayatlarında bunu yapabilsinler.ולא מעמד ולא כוח. תעבירו להם את זה כי הם יכולים לבצע זאת בפרטיות.
Bunu onlarla paylaşın ki özel hayatlarında bunu yapabilsinler.ولا منصب ولا قوة. أعطوهم إياه. لأنهم يستطيعون عمله في خلوتهم
Burada, Talenthouse'da onlarla çalışın ve projenizi tüm dünya görsün.Работать вместе и рассказать о себе всему миру.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
onlarla ile cümle - Sayfa 45 - onlarla kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App