"Bir ayrıcalık tanıyarak onlarla birlikte kocalarını da götüreceğim." dedim.Jeg sagde, "Jeg vil lave en indrømmelse. Jeg tager også mændene med."
"Bir ayrıcalık tanıyarak onlarla birlikte kocalarını da götüreceğim." dedim.그래서 제가 말하길, "그럼 내가 양해를 구하겠소. 그들의 남편들도 함께 데리고 갈게요"라고 했습니다
"Bir ayrıcalık tanıyarak onlarla birlikte kocalarını da götüreceğim." dedim.Mire én, "Rendben, teszek egy engedményt. Jöhetnek a férjek is."
"Bir ayrıcalık tanıyarak onlarla birlikte kocalarını da götüreceğim." dedim.Řekl jsem, "Ustoupím. Vezmu jejich manžele se sebou."
"Bir ayrıcalık tanıyarak onlarla birlikte kocalarını da götüreceğim." dedim."Teen myönnytyksen. Otan myös aviomiehet mukaan."
"Bir ayrıcalık tanıyarak onlarla birlikte kocalarını da götüreceğim." dedim.Tôi trả lời, " Vậy thì tôi sẽ nhượng bộ. Tôi sẽ đưa những ông chồng đi theo luôn."
"Bir ayrıcalık tanıyarak onlarla birlikte kocalarını da götüreceğim." dedim."Voy a hacer una concesión. Me llevaré a los maridos también".
"Bir ayrıcalık tanıyarak onlarla birlikte kocalarını da götüreceğim." dedim.Είπα "Θα κάνω μια παραχώρηση. Θα πάρω μαζί και τους συζύγους".
"Bir ayrıcalık tanıyarak onlarla birlikte kocalarını da götüreceğim." dedim.Казах, "Добре, ще направя компромис. Ще взема и съпрузите им."
"Bir ayrıcalık tanıyarak onlarla birlikte kocalarını da götüreceğim." dedim.Я сказав: "Я піду на поступки. Я візьму їх чоловіків також".
"Bir ayrıcalık tanıyarak onlarla birlikte kocalarını da götüreceğim." dedim.Я сказал: "Я уступлю. Я возьму и их мужей".
"Bir ayrıcalık tanıyarak onlarla birlikte kocalarını da götüreceğim." dedim.אמרתי "אני מוכן להתפשר. אני אקח איתן גם את הבעלים."
"Bir ayrıcalık tanıyarak onlarla birlikte kocalarını da götüreceğim." dedim.فقلت: "سأقدم تنازل. سآخذ الأزواج كذلك"
"Bir ayrıcalık tanıyarak onlarla birlikte kocalarını da götüreceğim." dedim.と言って 一緒に連れて来ました
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.Bude hodně místa pro morální vášně až budeme mít fakta a budeme vědět, co je nejlepší udělat.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.E o grămadă de loc pentru pasiune morală odată ce avem toate datele și putem găsi ce putem face cel mai bine.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.Há muito espaço para paixão moral depois de reunidos os factos e de decidir qual a melhor coisa a fazer.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.사실을 알아낸 다음에도 도덕을 따지거나 무엇이 가장 좋은지 알아낼 시간은 많습니다.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.Mihelyst megértettük a tényeket, számos módon reagálhatunk, és kitalálhatjuk, mi a legjobb, amit tehetünk.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.On a tout le temps pour des passions morales une fois qu'on a les faits et qu'on sait comment agir au mieux.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.Veliko bo prostora za moralo, ko nademo dejstva in ugotovimo, kaj je najbolje storiti.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.יהיה הרבה מקום ללהט מוסרי כשיהיו לנו העובדות ונוכל להחליט מה הכי טוב לעשות.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.هناك الكثير من الوقت للفض عن المشاعر بعد أن نعرف الحقائق.. ونعرف افضل الطرق لمعالجة الأمر.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.そして 一番良いやり方を考えられます そして 細菌のように絶滅させようとしないことがミソです
Bir gün ilahi varlıklar RABbin huzuruna çıkmak için geldiklerinde, Şeytan da onlarla geldi.Jednoho pak dne, když přišli synové Boží, aby se postavili před Hospodinem, přišel také i Satan mezi ně.
Bir gün ilahi varlıklar RABbin huzuruna çıkmak için geldiklerinde, Şeytan da onlarla geldi.하루는 하나님의 아들들이 와서 여호와 앞에 섰고 사단도 그들 가운데 왔는지라
Bir gün ilahi varlıklar RABbin huzuruna çıkmak için geldiklerinde, Şeytan da onlarla geldi.Nu hændte det en Dag, at Guds Sønner kom og trådte frem for HERREN, og iblandt dem kom også Satan.
Bir gün ilahi varlıklar RABbin huzuruna çıkmak için geldiklerinde, Şeytan da onlarla geldi.Or, les fils de Dieu vinrent un jour se présenter devant l`Éternel, et Satan vint aussi au milieu d`eux.
Bir gün ilahi varlıklar RABbin huzuruna çıkmak için geldiklerinde, Şeytan da onlarla geldi.Pada suatu hari makhluk-makhluk surgawi menghadap TUHAN, dan si Penggoda ada di antara mereka juga
Bir gün ilahi varlıklar RABbin huzuruna çıkmak için geldiklerinde, Şeytan da onlarla geldi.Så hendte det en dag at Guds sønner kom og stilte sig frem for Herren, og blandt dem kom også Satan.
Bir gün ilahi varlıklar RABbin huzuruna çıkmak için geldiklerinde, Şeytan da onlarla geldi.Un giorno, i figli di Dio andarono a presentarsi davanti al Signore e anche satana andò in mezzo a loro
Bir gün ilahi varlıklar RABbin huzuruna çıkmak için geldiklerinde, Şeytan da onlarla geldi.Vả, một ngày kia các con trai của Ðức Chúa Trời đến ra mắt Ðức Giê-hô-va, và Sa-tan cũng đến trong vòng chúng.
Bir gün ilahi varlıklar RABbin huzuruna çıkmak için geldiklerinde, Şeytan da onlarla geldi.А един ден, като дойдоха Божиите синове да се представят пред Господа, между тях дойде и Сатана.
Bir gün ilahi varlıklar RABbin huzuruna çıkmak için geldiklerinde, Şeytan da onlarla geldi.И был день, когда пришли сыны Божии предстать пред Господа; между ними пришел и сатана.
Bir gün ilahi varlıklar RABbin huzuruna çıkmak için geldiklerinde, Şeytan da onlarla geldi.ויהי היום ויבאו בני האלהים להתיצב על יהוה ויבוא גם השטן בתוכם׃
Bir gün ilahi varlıklar RABbin huzuruna çıkmak için geldiklerinde, Şeytan da onlarla geldi.وكان ذات يوم انه جاء بنو الله ليمثلوا امام الرب وجاء الشيطان ايضا في وسطهم.
Bir gün ilahi varlıklar RABbin huzuruna çıkmak için geldiklerinde, Şeytan da onlarla geldi.有 一 天 、 神 的 眾 子 來 侍 立 在 耶 和 華 面 前 、 撒 但 也 來 在 其 中
Bir gün ilahi varlıklar RABbin huzuruna çıkmak için geldiklerinde, Şeytan da onlarla geldi.有一天 、 神 的 眾子 來 侍立 在 耶和華 面前 、 撒但 也 來 在 其中
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Am mers la școală într-o zi și copiii nu m-au lăsat să joc cu ei basketball.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Egy nap bementem az iskolába, és a srácok nem hagyták, hogy kosarazzak velük.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Eines Tages ließen die Kids in der Schule mich nicht mit ihnen Basketball spielen.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Fui para a escola, um dia, e os miúdos não me deixavam jogar basquete com eles.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Jag kom till skolan en dag och mina kompisar lät mig inte vara med och spela basket.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Jednoho dne jsem šla do školy a děti mi nedovolily hrát s nimi basketbal.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Jeg gik i skole en dag og børnene ville ikke lade mig spille basketball med dem.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Je suis allée à l'école, un beau jour, et les gamins ne voulaient pas que je joue au basket avec eux.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.어느 날 제가 학교에 갔을 때 친구들은 절 농구에 껴 주지 않더군요.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Któregoś dnia w szkole chłopcy nie pozwolili mi zagrać z nimi w kosza.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Một ngày nọ tôi đi đến trường và tụi bạn không thèm cho tôi chơi bóng rổ với chúng nữa.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Nekega dne sem šla v šolo in otroci mi niso pustili, da bi z njimi igrala košarko.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Op een dag ging ik naar school en de kinderen wilden niet met me basketballen
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Suatu hari saya berangkat sekolah dan anak-anak lain tidak membiarkan saya untuk bermain basket bersama.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Un día fui a la escuela y los chicos no me dejaron jugar baloncesto con ellos.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Un giorno, a scuola, gli altri bambini non volevano farmi giocare a basket.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Πήγα μια μέρα στο σχολείο και τα παιδιά δεν με άφηναν να παίξω μπάσκετ μαζί τους.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Един ден отидох на училище и децата не ми дадоха да играя баскетбол с тях.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Одного дня я прийшла до школи, а діти не дозволили мені грати з ними баскетбол.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.הלכתי לביה"ס יום אחד, והבנים לא נתנו לי לשחק איתם כדורסל.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.ذهبت للمدرسة ذات يوم، والأولاد لم يسمحوا لي بلعب كرة السلة معهم
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.ある日学校で 男の子たちが言ったのです 「女の子にはバスケットボールをさせないと」