Bigvayoğullarından Utay, Zakkur ve onlarla birlikte 70 erkek.ומבני בגוי עותי וזבוד ועמו שבעים הזכרים׃
Bigvayoğullarından Utay, Zakkur ve onlarla birlikte 70 erkek.ومن بني بغواي عوتاي وزبّود ومعهما سبعون من الذكور
Bigvayoğullarından Utay, Zakkur ve onlarla birlikte 70 erkek.屬 比 革 瓦 伊 的 子 孫 有 烏 太 和 撒 布 . 同 著 他 們 有 男 丁 七 十
Bigvayoğullarından Utay, Zakkur ve onlarla birlikte 70 erkek.屬比革 瓦 伊 的 子孫 有 烏太 和 撒布 . 同 著 他 們有 男丁 七十
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım.알다시피, 저는 80년대 도살장에서 일했습니다.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Bạn biết đấy, tôi đã làm việc với các nhà máy giết mổ vào những năm 80s khi mà chúng còn rất khủng khiếp.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Die Schlachthöfe in den 80ern, wo ich arbeitete, waren absolut furchtbar.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Nebo třeba když jsem v 80-tých letech pracovala v jatečních podnicích - byly naprosto příšerné.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Ne teurastamot, joiden parissa työskentelin 80-luvulla, olivat aivan kamalia.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Ni vet, några av de slakterier jag jobbade med under 80-talet var helt fruktansvärda.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Pabrik penyembelihan, saya telah bekerja di sana pada tahun 80-an; sangatlah mengerikan.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Slagterierne arbejdede jeg med i 80erne; de var helt forfærdelige.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Stiti, abatoarele, am lucrat cu ele in anii '80; erau pur si simplu ingrozitoare.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Trabalhei em vários matadouros, nos anos 80, eram lugares terríveis.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Tudja, a vágóhíd üzemek, amelyekkel dolgoztam a 80-as években, borzalmasak voltak.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Vous savez, j'ai travaillé sur les abattoirs dans les années 80.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Ξέρετε, τα σφαγεία στα οποία δούλεψα τη δεκαετία του '80, ήταν αληθινά απαίσια.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Знаєте, скотобійні, на яких я працювала в 80-ті роки, були просто жахливі.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Также, знаете, скотобойни, с которыми я работала в 80-е годы, были просто ужасны.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım.Cioè, gli impianti di macellazione, io ci ho lavorato.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım.Ik heb gewerkt voor de slachthuizen.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım.Pracowałam nad stanem ubojni.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım.Ya saben, los mataderos en los que trabajé.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım.Знаете ли, кланиците, работила съм с тях.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım.ואתה יודע, בתי המטבחיים שאיתם עבדתי
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım.أتعرفون , التخلص من النباتات , التي عملت معها
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım.と畜場も酷いものでした
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Certo, tu lo sai, perché allora eri nato e il numero dei tuoi giorni è assai grande
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!De certo tu o sabes, porque já então eras nascido, e porque é grande o número dos teus dias!
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Du ved det, du blev jo født dengang, dine Dages Tal er jo stort!
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Du vet det vel; dengang blev du jo født, og dine dagers tall er stort.
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Du weißt es ja; denn zu der Zeit wurdest du geboren, und deiner Tage sind viel.
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Kaiketi sen tiedät, sillä synnyithän jo silloin, ja onhan päiviesi luku ylen suuri!
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Không sai , người biết mà ! Vì ngươi đã sanh trước khi ấy , Số ngày ngươi lấy_làm nhiều thay
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Không sai, người biết mà! Vì ngươi đã sanh trước khi ấy, Số ngày ngươi lấy làm nhiều thay
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!네가 아마 알리라 네가 그 때에 났었나니 너의 년수가 많음이니라
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Pač to veš? saj si bil takrat rojen in dni tvojih število je veliko!
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Pravda vieš, lebo si sa vtedy narodil, a počet tvojich dňov je veľký!
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Ştii, căci atunci erai născut, şi numărul zilelor tale este mare!
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Tentu engkau dapat, karena engkau telah tua, dan ketika dunia diciptakan, engkau sudah ada
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Tudod te ezt, hiszen már akkor megszülettél; napjaidnak száma nagy!
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Tu le sais, car alors tu étais né, Et le nombre de tes jours est grand!
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Tú lo debes saber, porque entonces ya habías nacido, y es muy grande el número de tus días
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Věděl-lis tehdáž, že jsi měl se naroditi, a počet dnů tvých jak veliký býti má?
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Visst kan du det, ty så tidigt blev du ju född, så stort är ju dina dagars antal!
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Wiedziałżeś na on czas, żeś się miał urodzić? i liczba dni twoich jak wielka być miała?
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Γνωριζεις αυτο, διοτι τοτε εγεννηθης; η διοτι ο αριθμος των ημερων σου ειναι πολυς;
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Без съмнение, ти знаеш, защото тогаз си се родил, И голямо е числото на твоите дни!
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Ты знаешь это, потому что ты был уже тогда рожден, и число дней твоих очень велико.
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!ידעת כי אז תולד ומספר ימיך רבים׃
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!تعلم لانك حينئذ كنت قد ولدت وعدد ايامك كثير
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!你 總 知 道 、 因 為 你 早 已 生 在 世 上 、 你 日 子 的 數 目 也 多
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!你 總 知道 、 因為 你 早 已 生在 世上 、 你 日子 的 數目 也 多
"Bir ayrıcalık tanıyarak onlarla birlikte kocalarını da götüreceğim." dedim.Aku berkata," Saya akan memberikan kemudahan. Aku akan mengajak para suami bersama juga. "
"Bir ayrıcalık tanıyarak onlarla birlikte kocalarını da götüreceğim." dedim.Eu disse: "Faço uma concessão.
"Bir ayrıcalık tanıyarak onlarla birlikte kocalarını da götüreceğim." dedim.Ho detto: "Posso fare una concessione. Porterò con me anche i mariti."
"Bir ayrıcalık tanıyarak onlarla birlikte kocalarını da götüreceğim." dedim.I-am spus, "Voi face o concesie. Îi voi lua şi pe soţii lor."
"Bir ayrıcalık tanıyarak onlarla birlikte kocalarını da götüreceğim." dedim.Ich sagte, "Ich komme Ihnen entgegen. Ich werde auch die Ehemänner mitnehmen."
"Bir ayrıcalık tanıyarak onlarla birlikte kocalarını da götüreceğim." dedim.Ik zei: 'Ik doe een toegeving. Ik zal de mannen ook meenemen.'
"Bir ayrıcalık tanıyarak onlarla birlikte kocalarını da götüreceğim." dedim.J'ai dit, "Je vais faire une concession. Je vais prendre les maris aussi."