Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.אולי אפילו תהיה לכם שקית מלאה בהם.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.ربما ستصبح لديكم حقيبة مليئة من هذا النوع من الأجهزة .
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.自分のものを失くすことは もはやありません
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.아마도 5% 정도의 시간만이 실제로 학생 곁에 앉아서 함께하는 시간일 것입니다.
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.Có thể 5% lượng thời gian của họ là thực sự dành cho việc ngồi cạnh học sinh và thực sự làm việc với chúng.
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.Ehkä viisi prosenttia heidän ajastaan on varsinaista oppilaiden kanssa työskentelyä heidän vierellään.
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.Kanske sitter fem procent av sin tid faktiskt bredvid studenter och faktiskt arbetar med dem.
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.Måske går 5 procent af tiden på at sidde og arbejde med eleven.
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.Może około pięć procent czasu nauczyciel naprawdę spędza, siedząc z uczniem i pracując z nim.
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.Možná pět procent je věnováno tomu, že sedí se studenty a přímo s nimi pracují.
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.Možno päť percent jeho času strávi pri študentoch a naozaj s nimi pracuje.
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.Mungkin hanya lima persen waktu mereka digunakan untuk duduk bersama muridnya dan membantunya belajar.
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.Pasa quizás 5 por ciento de su tiempo realmente sentado junto a estudiantes y de verdad trabajando con ellos.
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.Poate cinci la sută din timpul lor chiar stau lângă elevi și chiar lucrează cu ei.
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.Talán az idejük 5%-ában ülnek le egy diák mellé és dolgoznak velük együtt.
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.Talvez apliquem 5% do seu tempo a sentar-se junto dos alunos, a trabalhar com eles.
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.Talvez cinco por cento de seu tempo seja sentar com os alunos e realmente trabalhar com eles.
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.Ze besteden misschien 5 procent van hun tijd aan naast de leerlingen zitten en met hen aan de slag gaan.
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.Ίσως πέντε τοις εκατό του χρόνου του είναι πραγματικά να κάθεται δίπλα σε μαθητές και να δουλεύει μαζί τους
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.Возможно, где-то 5% своего времени они тратят на то, чтобы действительно работать с учениками, сидя рядом.
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.Всього-лише 5% свого часу вони сидять поруч учнів і дійсно з ними працюють.
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.Около 5 процента от времето си те прекарват със учениците и наистина работят с тях.
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.מוקדש למתן הרצאות ומתן ציונים ומה לא. אולי 5 אחוז מזמנם הם ממש יושבים ליד התלמידים
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.ربما خمسة في المئة من وقتهم في الواقع هو يجلس بجوار الطلاب والعمل معهم فعليا.
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.وربما 5% من زمنهم مكرس حقيقة للجلوس مع التلاميذ والعمل معهم
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.せいぜい5% といったものでしょう 今や100%の時間を そこに充てられます
Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.せいぜい5%といったものでしょう 今や100%の時間をそこに充てられます
Ben de çaldım onlarla birlikte.Ik deed het samen met hen.
Ben de çaldım onlarla birlikte.저도 같이 불렀어요.
Ben de çaldım onlarla birlikte.L'ho fatto con loro.
Ben de çaldım onlarla birlikte.lo hice con ellos.
Ben de çaldım onlarla birlikte.Sam to z nimi robiłem.
Ben de çaldım onlarla birlikte.Tôi đã làm cùng họ.
Ben de çaldım onlarla birlikte.Я делал это вместе с ними.
Ben de çaldım onlarla birlikte.עשיתם את זה איתם.
Ben de çaldım onlarla birlikte.لقد عملت معهم.
Ben de çaldım onlarla birlikte.彼らは 仕事と人生とのバランスを上手に保っている
"ben kim olduğumu biliyorum tamam mı" hissindedir, ve onlarla ilişki içindeyken çok gergin bir şey vardır."Tudom, ki vagyok." És amikor ilyen emberekkel foglalkozol, valami nagyon feszes, nagyon feszes.
Ben onlarla aynı çatı altında, henüz yaşayan deli gitti değil ki görünce.Al ver que no me he vuelto loco todavía, vida bajo el mismo techo con ellos.
Ben onlarla aynı çatı altında, henüz yaşayan deli gitti değil ki görünce.Pourquoi je ne suis pas devenu fou en vivant avec eux ?
Ben onlarla aynı çatı altında, henüz yaşayan deli gitti değil ki görünce.Thấy rằng tôi đã không điên được nêu ra, sống dưới một mái nhà với họ.
Ben onlarla aynı çatı altında, henüz yaşayan deli gitti değil ki görünce.Vendo que eu não tenha enlouquecido, no entanto, de estar sob o mesmo teto com eles.
Ben onlarla aynı çatı altında, henüz yaşayan deli gitti değil ki görünce.כשראה שאני לא השתגעתי עדיין, חי תחת קורת הגג אחת איתם.
Ben onlarla aynı çatı altında, henüz yaşayan deli gitti değil ki görünce.رؤية بأنني لم يذهب مجنون حتى الآن، والعيش تحت سقف واحد معهم. كان وجعلها ممتعة، نيتي
Ben onlarla aynı çatı altında, henüz yaşayan deli gitti değil ki görünce.気持ちのような純粋な_とフェアリーテイルを与えるためには、
Ben onlarla calisiyorum, ben onlara ihtiyacim oldugunu ve onemli olduklarini dusunuyorum.Acho que todos precisamos delas e elas são importantes.
Ben onlarla calisiyorum, ben onlara ihtiyacim oldugunu ve onemli olduklarini dusunuyorum.Ich arbeite mit ihnen und ich spüre, dass wir sie alle brauchen und dass sie wichtig sind.
Ben onlarla calisiyorum, ben onlara ihtiyacim oldugunu ve onemli olduklarini dusunuyorum.우리 모두에게 기업이 필요하며, 중요하다고 생각합니다.
Ben onlarla calisiyorum, ben onlara ihtiyacim oldugunu ve onemli olduklarini dusunuyorum.Lavoro con loro, e credo che tutti ne abbiamo bisogno, che siano importanti.
Ben onlarla calisiyorum, ben onlara ihtiyacim oldugunu ve onemli olduklarini dusunuyorum.Lucrez cu ele, și simt că toți avem nevoie de ele și sunt importante.
Ben onlarla calisiyorum, ben onlara ihtiyacim oldugunu ve onemli olduklarini dusunuyorum.Pracuji s nimi a mám pocit, že je potřebujeme a že jsou důležití.
Ben onlarla calisiyorum, ben onlara ihtiyacim oldugunu ve onemli olduklarini dusunuyorum.Trabajo con ellas, y siento que todos las necesitamos y que son importantes.
Ben onlarla calisiyorum, ben onlara ihtiyacim oldugunu ve onemli olduklarini dusunuyorum.We hebben ze allemaal nodig en ze zijn belangrijk.
Ben onlarla calisiyorum, ben onlara ihtiyacim oldugunu ve onemli olduklarini dusunuyorum.Притежавам корпорация. Работя с тях, смятам, че те са нужни на всички ни и че са важни.
Ben onlarla calisiyorum, ben onlara ihtiyacim oldugunu ve onemli olduklarini dusunuyorum.Я сотрудничаю с ними и считаю, что они играют важную роль и нам без них не обойтись.
Ben onlarla calisiyorum, ben onlara ihtiyacim oldugunu ve onemli olduklarini dusunuyorum.ואני מרגיש שכולנו צריכים אותם והם חשובים.
Ben onlarla calisiyorum, ben onlara ihtiyacim oldugunu ve onemli olduklarini dusunuyorum.واشعر اننا بحاجة للشركات فهي مهمة.
Ben onlarla calisiyorum, ben onlara ihtiyacim oldugunu ve onemli olduklarini dusunuyorum.しかし 私は持続可能性も大切だと思っています
Ben onlarla ilgilenirim.Eu fico de olho neles.
Ben onlarla ilgilenirim.Ще ги държа под око.