Ana içeriğe geç
Sözlük

onlarla ile cümle

onlarla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak onlarla tek başıma baş edebilirim!¡Pero lucharé con todas mis fuerzas contra ellos!
Ancak onlarla tek başıma baş edebilirim!Αλλά μπορώ να τα βάλω μ' αυτούς τους τύπους!
Ancak onlarla tek başıma baş edebilirim!Но я могу пойти против них!
Anlayan kişileri anlamayanlardan önce... onlarla ticaret yapmadan önce nasıl bulursunuz?Comment trouver ceux qui comprennent parmi ceux qui ne comprennent pas avant de faire des affaires avec eux ?
Anlayan kişileri anlamayanlardan önce... onlarla ticaret yapmadan önce nasıl bulursunuz?Cum îi găseşti pe cei care înţeleg înainte de a face afaceri cu ei, comparativ cu cei care nu înţeleg?
Anlayan kişileri anlamayanlardan önce... onlarla ticaret yapmadan önce nasıl bulursunuz?Hur hittar du de som förstår det innan du gör affär med dem jämfört med dem som inte förstår det?
Anlayan kişileri anlamayanlardan önce... onlarla ticaret yapmadan önce nasıl bulursunuz?Hvordan finder man dem der forstår det før man handler med dem, i modsætning til dem der ikke forstår det?
Anlayan kişileri anlamayanlardan önce... onlarla ticaret yapmadan önce nasıl bulursunuz?구매하지 않는 고객과 구분되는 구매 고객들과 거래를 하기 전에 말이지요
Anlayan kişileri anlamayanlardan önce... onlarla ticaret yapmadan önce nasıl bulursunuz?Πως βρίσκεις αυτούς που "το 'χουν" πριν συνεργαστείς μαζί τους, έναντι αυτών που δεν "το 'χουν";
Anlayan kişileri anlamayanlardan önce... onlarla ticaret yapmadan önce nasıl bulursunuz?Как да намериш онези, които го схващат, преди да правиш бизнес с тях, срещу онези, които не го схващат?
Anlayan kişileri anlamayanlardan önce... onlarla ticaret yapmadan önce nasıl bulursunuz?לפני שאתם עושים איתם עסקים בניגוד לאלה שלא מבינים את זה?
Anlayan kişileri anlamayanlardan önce... onlarla ticaret yapmadan önce nasıl bulursunuz?قبل أن تعامل تجاريا ، مقابل أولئك الذين لا يفهمونه؟
Anlayan kişileri anlamayanlardan önce... onlarla ticaret yapmadan önce nasıl bulursunuz?ここにある小さなギャップを
Anlayanları onlarla ticaret yapmadan önce nasıl bulursunuz?상품을 구매하는 그런 고객을 어떻게 찾아내는가에 있습니다.
Anlayanları onlarla ticaret yapmadan önce nasıl bulursunuz?ここにある小さなギャップを どう埋めるかが問題なのです
Ardından kocam Kiyash bize katıldı ve birlikte kötü adamları tespit edip onlarla savaştık.제 남편 키야쉬(Kiyash)가 그 다음에 참가해서 우리는 같이 나쁜 놈들을 찿아내고 싸웠어요.
Ardından kocam Kiyash bize katıldı ve birlikte kötü adamları tespit edip onlarla savaştık.Razem identyfikowaliśmy i walczyliśmy z czarnymi charakterami.
Ardından kocam Kiyash bize katıldı ve birlikte kötü adamları tespit edip onlarla savaştık.בעלי קיאש הצטרף אחר כך. ויחד זיהינו את הרעים ונלחמנו בהם.
Ardından kocam Kiyash bize katıldı ve birlikte kötü adamları tespit edip onlarla savaştık.تلاها زوجي كياش وقمنا معاً بتحديد الأشرار ومحاربتهم
Ardından kocam Kiyash bize katıldı ve birlikte kötü adamları tespit edip onlarla savaştık.みんなで悪者を見つけて やっつけました 悪者というのは 私の症状を引き起こし
arkadaşlarımın bekleyeceğini, onlarla vakit geçiremememi umursamayacaklarını ümit ediyordum.時間はほとんど無限にあることを前提に行動していたの
Artık her gün yataktan kalkacağım ve onlarla savaşmak için işe gideceğim.Jag ska krypa upp ur sängen varje dag och gå till jobbet för att bekämpa dem.
Artık her gün yataktan kalkacağım ve onlarla savaşmak için işe gideceğim.Jeden Tag werde ich aufstehen und daran arbeiten, sie zu bekämpfen.
Artık her gün yataktan kalkacağım ve onlarla savaşmak için işe gideceğim.Každý den se teď vykulím z postele a půjdu do práce proti nim bojovat.
Artık her gün yataktan kalkacağım ve onlarla savaşmak için işe gideceğim.Voy a salir de la cama todos los días e ir a trabajar para luchar contra ellas.
Artık onlarla daha güçlü şeyler yapabiliyoruz.Abbiamo la capacità di fare cose sempre più potenti attraverso i computer.
Artık onlarla daha güçlü şeyler yapabiliyoruz.Avem capacitatea să facem lucruri mai puternice cu ele.
Artık onlarla daha güçlü şeyler yapabiliyoruz.Ils nous permettent de faire des choses plus puissantes.
Artık onlarla daha güçlü şeyler yapabiliyoruz.컴퓨터로 더욱 엄청난 일들을 할 수 있는 능력이 우리에게 있습니다.
Artık onlarla daha güçlü şeyler yapabiliyoruz.Mamy możliwość robienia z nimi coraz bardziej skomplikowanych rzeczy.
Artık onlarla daha güçlü şeyler yapabiliyoruz.Megvan a lehetőségünk, hogy erőteljesebb dolgokat tegyünk a számítógépekkel.
Artık onlarla daha güçlü şeyler yapabiliyoruz.Podemos hacer cosas mucho más potentes con ellas.
Artık onlarla daha güçlü şeyler yapabiliyoruz.Temos a capacidade de fazer mais coisas poderosas com eles.
Artık onlarla daha güçlü şeyler yapabiliyoruz.We kunnen er steeds krachtiger dingen mee doen.
Artık onlarla daha güçlü şeyler yapabiliyoruz.Wir können komplexere Probleme mit Computern bearbeiten.
Artık onlarla daha güçlü şeyler yapabiliyoruz.Z njimi lahko naredimo bolj zmogljive stvari.
Artık onlarla daha güçlü şeyler yapabiliyoruz.Έχουμε την δυνατότητα να κάνουμε πιο ισχυρά πράγματα με αυτούς.
Artık onlarla daha güçlü şeyler yapabiliyoruz.Имаме възможност да правим повече и по-сложни неща с тях.
Artık onlarla daha güçlü şeyler yapabiliyoruz.С их помощью у нас есть возможность выполнять более сложные задачи.
Artık onlarla daha güçlü şeyler yapabiliyoruz.ניתנת לנו האופציה לעשות איתם דברים בצורה עוצמתית יותר.
Artık onlarla daha güçlü şeyler yapabiliyoruz.يمكننا فعل أشياء هائلة بالاستعانة بها.
Artık onlarla daha güçlü şeyler yapabiliyoruz.コンピュータは人間の能力に近づいてきており
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.Apoi ai curvit cu Asirienii, pentrucă erai fără saţ; ai curvit cu ei, şi tot nu te-ai săturat.
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.네가 음욕이 차지 아니하여 또 앗수르 사람과 행음하고 그들과 행음하고도 오히려 부족히 여겨
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.Non ancora sazia, hai concesso i tuoi favori agli Assiri; ma non soddisfatt
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.Og du drev hor med Assurs sønner, fordi du ikke var mett; du drev hor med dem og blev enda ikke mett.
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.S Assiria fiaival is paráználkodál, mert meg nem elégedél; paráználkodál velök, és még sem elégedél meg.
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.Siden bolede du med Assyrerne, umættelig som du var; du bolede med dem, men blev endda ikke mæt.
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.Και εξεπορνευθης με τους Ασσυριους, διοτι ησο απληστος ναι, εξεπορνευθης με αυτους και ετι δεν εχορτασθης.
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.Блудствувала си и с асирийците, Защо не си се наситила; Да! блудствувала си с тях, Но пак не си се наситила.
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.И блудила ты с сынами Ассура и не насытилась; блудила с ними, но тем не удовольствовалась;
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.ותזני אל בני אשור מבלתי שבעתך ותזנים וגם לא שבעת׃
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.وزنيت مع بني اشور اذ كنت لم تشبعي فزنيت بهم ولم تشبعي ايضا.
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.你 因 貪 色 無 厭 、 又 與 亞 述 人 行 淫 、 與 他 們 行 淫 之 後 仍 不 滿 意
Asurlularla da fahişelik ettin, çünkü doymamıştın. Evet, onlarla fahişelik ettin, yine doymadın.你 因 貪色 無厭 、 又 與亞述 人行 淫 、 與 他 們行 淫 之後 仍 不 滿意
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.a hovoríte: Keby sme boli žili za dní našich otcov, neboli by sme bývali ich spoluúčastníkmi na krvi prorokov.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.'Als wij toen hadden geleefd, zouden wij de profeten nooit hebben vermoord.'
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.A říkáte: Kdybychom byli za dnů otců našich, nebyli bychom účastníci jejich ve krvi proroků.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.És ezt mondjátok: Ha mi atyáink korában éltünk volna, nem lettünk volna az õ bûntársaik a próféták vérében.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.Hadde vi levd i våre fedres dager, da hadde vi ikke vært medskyldige med dem i profetenes blod!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod