Onlar Anna'nın onlarla birlikte gelmelerini ister.Hun beder Hank om at flytte ind sammen med dem.
Güçsüzleri kazanmak için onlarla güçsüz oldum.Det stærke måtte udrydde det svage for at sejre.
Fenena onlara ne olursa kendinin de onlarla birlikte olacağını açıklar.Fenena siger, at hun vil dele deres skæbne.
Onlarla tatlı bir rekabet içindedir ve onları durdurmaları için birçok kişiyle anlaşmışlardır.Adskillige havde magtfulde fjender og de ønskede at straffe dem.
Bazı liderler onlarla görüşmek istemediler, hatta onları engellediler.Stormændene ville eller kunne ikke tøjle dem.
Bu durumu şöyle dile getirmiştir: "Benim onlarla sorunum yok."Foch svarte: «Jeg har intet forslag å fremføre.
Cinsin geneli çocuklara bayılır ve onlarla oynayabilecek kadar güçlüdür.Flertallet av mopser er veldig glade i barn, og er robuste nok til å leke med.
Onlarla birlikte ganimetler aldım.Med bosettingene kom også rikdommene.
Bâzı bidat ve şirk yönleri olduğundan onlarla çıkmak doğru olmaz" dediği haber verilmektedir.Noen har sagt de har funnet sannheten, noen at den ikke kan gripes, mens andre forsetter å søke (zeteín).»
Satt 17:00’de delegasyon yazlığa gelseler de Gorbaçov onlarla görüşmeyi reddeder.På pressekonferansen klokken 17 erklærte Janajev at Gorbatsjov «hvilte».
Tyrion da "dünyanın sonu"nu görmek için onlarla beraber gezintiye çıkar.I Reisen til Ixtlan går veien til målet ved at man lærer å 'stanse verden'.»
Kendilerini onlarla kirletme korkuları vardı.De var bare for redde til å stå frem.
Harry Potter Çataldili konuşarak onlarla diyalog kuruyordur.I den første talen vi bevitner gjennom Harry Potter går talen hans slik: .
Eski İmparatorice Eudoxia Licinia ve kızı prenses Eudocia'yi da onlarla birlikte Kartaca'ya götürülmüşlerdir.De tok også med seg keiserinnen Licinia Eudoxia og hennes døtre Eudocia og Placidia.
Onlarla dans ediyor.Andre dansere blir med henne og danser.
Tam aksine, onlarla ilgili çok şey yazdım.Jeg har hatt mange vektige grunner til å skrive om temaet.
Ben onlarla nasıl yarışabilirim ki?”Apa yang dapat kalian gunakan untuk melawan mereka?
Her ay başında, Semerkand âlimlerini çağırarak onlarla sohbet ederdi.Bulan kabisat diberi nama dengan menambah aksara 闰 (rùn) di depan nama bulan sebelumnya.
Onlarla paralel çalışmalar yürüttük.Mereka bekerja secara paralel.
Persler, onlarla karşılaşmak için geri döndü, ancak kentin içinden ana ordu tarafından saldırıya uğradı.Persia berbalik untuk menghadapi mereka, tetapi kemudian diserang oleh pasukan utama dari dalam kota.
Bu durumu şöyle dile getirmiştir: "Benim onlarla sorunum yok."Jawabnya: "Aku tidak kekurangan apapun, namun demikian, biarkanlah juga aku pergi."
Ailesi Fransa'ya taşınınca, tekrar onların yanına dönmüş ve onlarla yaşamaya başlamıştır.Akhirnya ibu-ibu mereka yang memulai dan mereka pun kembali bersama.
Cinsin geneli çocuklara bayılır ve onlarla oynayabilecek kadar güçlüdür.Sebagian besar ras pug sangat menyukai anak-anak dan dapat bermain dengan mereka.
Tüm iyi niyeti ile insanlara yardımcı olmaya, onlarla sohbet edip onları dinlemeye çalışmaktadır.Ia juga baik dengan kaum hawa dan berlaku dermawan kepada bawahannya.
Bazıları Avarlara katılıp onlarla birlikte daha da batıya göç etmişlerdir.Mereka pun terbagi menjadi beberapa kelompok, beberapa di antaranya melarikan diri ke barat.
Pepa onlarla alay etmeye devam etmektedir.Juga Petrus berdiri berdiang bersama-sama dengan mereka.
Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.Keinginannya adalah untuk berbagi makanan lezat dengan orang yang dia peduli.
Hocalı Katliamı zamanı onlarla insanın hayatını kurtarmışdır.Nilai sosial adalah sebuah patokan bagi manusia dalam menjalani kehidupannya dengan orang lain.
Ben bir daha onlarla çalışmamak için dua ediyorum" dedi.Aku memberi tahu agenku bahwa aku tidak pernah ingin melakukannya lagi."
Bir süre Memati onlarla konuşmamıştır.Selama berbulan-bulan, Hamka tak bertemu anak-anaknya.
Güçsüzleri kazanmak için onlarla güçsüz oldum.Mereka bekerja untuk melanggengkan kekuasaan atas kelompok yang lemah.
Onlarla en büyük sorun, son derece yavaş olmaları ve yıllarca sürebilmeleri.Sarang mereka seringkali berukuran sangat besar dan bisa dugunakan bertahun-tahun.
Onlarla dans ediyor.Lelaki tersebut akan menari dengan sang gadis.
Tyrion da "dünyanın sonu"nu görmek için onlarla beraber gezintiye çıkar.Tyrion đi theo Jon vì muốn nhìn thấy "nơi tận cùng của thế giới".
Ben onlarla nasıl yarışabilirim ki?”Bạn làm sao tranh cãi với điều đó được?"
Onlarla gitmeyi reddetti ve koruma için Tanrı'nın Annesi'ne dua etmesine izin vermelerini istedi.Bà từ chối đi chung với bọn họ và đòi để cho bà cầu nguyện Mẹ Thiên Chúa phù hộ.
Carmen onlarla birlikte girmez ve nedeni olarak da birine aşık olduğunu söyleyip herkesi şaşırtır.Carmen từ chối tham gia với họ, nói trước sự kinh ngạc của họ rằng cô đang yêu.
Daha sonra Buffy'yi arar ve onlarla buluşmasını söylerler.Anh ta gọi ông Bumble lại và bàn chuyện.
Kızlarla yaşıttır ve onlarla aynı okula gider.Họ sống chung phòng và đi học cùng lớp.
Hocalı Katliamı zamanı onlarla insanın hayatını kurtarmışdır.Sự đam mê toán học đã hồi sinh cuộc đời ông.
Babası bunun sadece çocukca bir düşünce olduğunu onlarla gerçekten konuşamadığını sanıyordu.Nghĩ rằng cô chỉ là một đứa trẻ, gia đình cô không nghĩ đến điều đó.
Karısı onlarla birlikte değildi çünkü 1808 yılında boşanmışlardı.Do cuộc hôn nhân không hạnh phúc họ ly hôn vào năm 1982.
Kirli Harry onlarla mücadele eder.Lý Quy cùng các tướng tử trận.
Suyun içinde olduğu kadar su dışında da yaşarlar ve her taraf onlarla doludur.Nó là hoàn toàn sống dưới nước và dành toàn bộ cuộc sống của chúng dưới nước.
Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.Bún riêu là một món ăn được người Việt Nam rất ưa thích.
Ben onlarla nasıl yarışabilirim ki?”どうして晋と競うことができるというのか。
Her ay başında, Semerkand âlimlerini çağırarak onlarla sohbet ederdi.また毎月(一月一日を除く)の旬祭に御親拝の節もこの御服を召される。
Tyrion da "dünyanın sonu"nu görmek için onlarla beraber gezintiye çıkar.ティリオンは世界の果てを見たいと望み同行する。
Kirli Harry onlarla mücadele eder.2匹はジェリーを巡って争う。
Onlarla dans ediyor.かえでがダンサー達と共に踊る。
Bir süre Memati onlarla konuşmamıştır.そのために薫とは一時、口を利かなかったことがある。
Küçük boylu hedefler oldukları nedeniyle onlarla mücadele etmek zor olabilir.小柄なために攻撃が当てにくい。
O sabah çocukları makamında kabul etti ve onlarla sohbet etti.日朝首脳会談に同行し、取材を行う。
Ben bir daha onlarla çalışmamak için dua ediyorum" dedi.そのときは諸君とまたまみえることはない」と誓った。
Tam aksine, onlarla ilgili çok şey yazdım.ただし、これについては多くを記していない。
Onlar Anna'nın onlarla birlikte gelmelerini ister.マリア達と共にランスに同行する。
Böylece yaklaşık bir saat onlarla beraber sürüklendik, binlercesi bizi geçti.千地と交戦し、一度は追い詰めた。
Akşam yemeğini yedikten ve geceyi orada geçirmek için izin aldıktan sonra Chiron, onlarla konuşmaya başlar.夕食と一夜の宿を許された後、シャロンは心を開くようになる。
İlginçtir ki onlarla uzun süre birlikte olunca ve onlara alışınca, artık onların deli olduğunu düşünmüyorsun."あいつらがあんなみっともない格好して楽しそうに暮しておるのを見ると、もう無性に憎いんじゃよ」と答えた。
Suyun içinde olduğu kadar su dışında da yaşarlar ve her taraf onlarla doludur.鍋の中のように水は煮え立ち、あらゆる高みが水に覆われた。