Mefistofeles'le ve Faust bahçede bulunan kadınların yanlarına gelirler ve onlarla flört etmeye başlarlar.Мефістофель і Фауст приєднуються до жінок в саду.
Lois de onlarla birlikte gitmek için işinden ayrılır.Луїса не приймає їх запрошення поїхати разом з ними.
Onlarla tanıştıktan sonra onlardan yana olur.Згодом він знайомиться з усіма ними.
Onlarla arkadaş olduk.Ми з ними подружилися.
Onlarla poker oynuyor.Вона грає з ними в покер.
Onlarla poker oynar.Вона грає з ними в покер.
Tom onlarla mıydı?Том був з ними?
Onlarla konuştum.Я поговорив з ними.
Onlarla konuştum.Я поговорила з ними.
Bugün onlarla konuştum.Я сьогодні говорив з ними.
Onlarla buradayım.Я тут з ними.
Onlarla gurur duyuyorum.Я пишаюся ними.
Onlarla dans ediyor.Poté s nimi tancuje.
Ben onlarla nasıl yarışabilirim ki?”Kdo si se mnou bude hrát?
Doktor bir kılıçla onlarla savaşmaya çalışır.V boji používá meč.
Hep onlarla takılır.Vždycky jsme s váma!
Onlarla rapi bugüne taşıdım.My jsme si z nich jemným způsobem utahovali.
Onlarla birlikte ganimetler aldım.K nim příslušely statky.
Sosyal bir ağdan onlarla iletişime geçti.Zprostředkování kontaktu se společenským prostředím.
Çocuklarını seven ve onlarla çok iyi ilgilenen bir baba.Ale své rodiče miluji a zcela je respektuji.
Jane onlarla temasa geçti ve hızlı bir sözleşme imzalandı.Ea le-a contactat și a fost rapid semnat un contract.
John Connelly de onlarla beraber çaldı fakat hiçbir zaman grubun bir üyesi olmadı.John Connely a lucrat cu trupa, dar nu a fost niciodată un membru oficial.
Bir zamanlar herkes onlarla nasıl oynanacağını, nasıl deşifre edileceklerini biliyordu.Pe timpuri toți știau cum să se joace și cum să descifreze poveștile.
Ben onlarla nasıl yarışabilirim ki?”Și cum voi fi capabil să stau cu el de vorbă?
Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.Face minunatele plăcinte cu mere pe care copiii ei le adoră.
Onlarla insanlar arasında bazen dostça bazen de düşmanca ilişkiler mevcuttur.Cu toate acestea, la nivel personal au rămas în termeni prietenești.
Böylece yaklaşık bir saat onlarla beraber sürüklendik, binlercesi bizi geçti.Sute de oameni au fost prinși sub dărâmăturii, iar alte câteva mii au rămas pe drumuri.
Pepa onlarla alay etmeye devam etmektedir.Lugo: Acum îți bați joc de mine.
Kirli Harry onlarla mücadele eder.Cei doi arici se i-au la bătaie.
Kral onlarla hemfikir olup kızını kurban etme planını bir kenara koyar.Ea trebuie să facă un pact cu o fantomă pentru a-și salva fiica.
Ben onlarla nasıl yarışabilirim ki?”És hogyan lehet legyőzni őket?"
Onlarla sürekli irtibattaydım.Folyamatosan tartották a kapcsolatot.
Güçsüzleri kazanmak için onlarla güçsüz oldum.Ez lehetőséget nyújtott Gyenyikin erőinek kettévágására.
Onlarla birlikte ganimetler aldım.Tőlük az Ürményiek vették meg.
Kuşların ve bütün hayvanların dillerini bilir ve onlarla konuşabilir.Értette a természet nyelvét, tudott beszélni az állatokkal.
Onlarla birlikte gezdim, dolaştım, ok atmayı öğrendim.Elkóvályogtam, csavarogtam, iskola mellé jártam.
Onlarla rapi bugüne taşıdım.Mostanában bontották le.
Hep onlarla takılır.De ő mindig velem lesz.
Fani şeylere bağlı ve onlarla geçerli hiçbir mutluluk devamlı olamaz.A bennünket körülvevő tárgyak nem adhatnak tartós boldogságot.
Tam aksine, onlarla ilgili çok şey yazdım.A maga idejében pedig igen sokat beszéltek róla.
Onlarla çözümleri konuşun.Eresz alól Elbeszélések.
Marco Polo, onlarla birlikte Hanbalık'a (Pekin) gitti.Egyesek szerint Marco Polo hozta magával Európába.
Onlarla birlikte çalışmayı bıraktım, çünkü ilerleme kaydetmediler."Nem rajtuk múlott, hogy törekvéseik nem jártak sikerrel.”
Kalabalıklar, onlarla takviye çalışması yapmak için batı sınırına doğru yola çıktılar.Tömegeket indítottak útnak a nyugati határszél felé, hogy erődítési munkálatokat végeztessenek velük.
Ben onlarla nasıl yarışabilirim ki?”Miten nämä pelaajat voivat olla samassa vaihtoaitiossa tällaisen henkilön kanssa?»
Küçük boylu hedefler oldukları nedeniyle onlarla mücadele etmek zor olabilir.Pienten kokonsa tähden ovat hankalia tappaa.
Daha sonra onlarla birlikte çok iyi arkadaş, hatta Harry'nin en iyi arkadaşlarından olmuştur.Heistä tulee hyviä ystäviä, jopa parhaita ystäviä.
Hep onlarla takılır.Hänellä onkin se aina mukanaan.
Peri hayvanlarla özel bağ kurabilir ve onlarla konuşabilirler.Eläinten kanssa voi jutella ja niille voi suorittaa palveluksia.
Böylece yaklaşık bir saat onlarla beraber sürüklendik, binlercesi bizi geçti.Kisoja järjestettiin näin yli tuhannen vuoden ajan, yhteensä lähemmäs 300 kertaa.
İlk başlarda onlarla ilgilenmeye başlar.Pian he aloittavat suhteen.
Onlarla birlikte gitmek istiyorsan acele etmelisin.Jos haluat mennä heidän mukanaan, sinun täytyy pitää kiirettä.
Onlarla dans ediyor.Τον χορεύουν ζευγάρια.
Marcantonio'nun onlarla tanışmış olma ihtimali vardır.Πιθανότητα με Martingales.
Fenena onlara ne olursa kendinin de onlarla birlikte olacağını açıklar.Η Φενένα λέει ότι θα ακολουθήσει τη μοίρα τους.
Geceyi onlarla, üstü örtülü harp arabamın içinde geçirdim.Πολλοί βγήκαν στους δρόμους και πέρασαν τη νύχτα μέσα στα αυτοκίνητά τους.
Ben bir daha onlarla çalışmamak için dua ediyorum" dedi.Και προσεύχομαι στο Θεό να μην βρεθώ ξανά στην ανάγκη να μιλήσω πάλι.
Onlarla olmalıydım.Επρεπε να ήμουν μαζί τους.
Tyrion da "dünyanın sonu"nu görmek için onlarla beraber gezintiye çıkar.Tyrion, der ønsker at se "kanten af verden" ledsager dem.
Ben onlarla nasıl yarışabilirim ki?”"Hvordan kan vi styrke konkurrenceevnen?".