Ana içeriğe geç
Sözlük

onlarla ile cümle

onlarla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Jane onlarla temasa geçti ve hızlı bir sözleşme imzalandı.Ze nam contact met hen op en had al snel een contract.
Onlarla sürekli irtibattaydım.Ze heeft altijd contact gezocht met ze.
Oraya başvurdum ve seçildi, onlarla birlikte çekmiş oldum.Ik identificeer mij met hen en zij met mij en ze vroegen mij om bij hen te blijven.
Ben onlarla nasıl yarışabilirim ki?”Hoe kunnen we dan met hen communiceren?
Tyrion da "dünyanın sonu"nu görmek için onlarla beraber gezintiye çıkar.Ze vraagt Litwinonov met haar "naar het einde van die wereld" te gaan.
Bazıları Avarlara katılıp onlarla birlikte daha da batıya göç etmişlerdir.Meestal zochten de partijen partners in het Westen (en andersom).
L.J. Veronica ve Nick'e telefonla ulaştı ve onlarla Lake Mercer'da buluşmayı kararlaştırdı.Nick en Veronica vertellen door de telefoon dat ze in Lake Mercer zijn.
(1. tekil şahıs) Sen neden onlarla gitmiyorsun? (2. tekil şahıs) Ahmet benim en iyi arkadaşım(dır).Of bestaat het goede voor mij in het kwade voor jou, het goede voor mijn volk in het kwade voor jouw volk?
Sadece, onlarla ilgilenin, onları gözlemleyin, sorgulayın.Kijk, luister, en observeer.
John Connelly de onlarla beraber çaldı fakat hiçbir zaman grubun bir üyesi olmadı.John Peel zelf was echter niet bij die sessie aanwezig en de groep heeft hem nooit ontmoet.
Onlarla evlilik sözleşmesi yapılmamalıdır.Er bestaat bijvoorbeeld geen huwelijkscontract.
Onlarla dans ediyor.Ze dansen zelf ook mee.
1418 yılında onlarla bir anlaşma yaptı.In 1481 werd hiervoor een compromis uitgewerkt.
Annesinin yeni eşinden iki çocuğu vardır (Emma'nın üvey kardeşleri) ve düzenli olarak onlarla kalmaktadır.Haar moeders partner heeft twee zonen, die regelmatig met haar optrekken.
Büyük bir olasılıkla Kırgızlar da bu etkinin altında kalmıştır ve onlarla birlikte ilk defa (?)Daarmee exposeerde Van de Ven voor het eerst (en ook voor het laatst).
Arkadaşları geldiğinde onlarla konuşur.Zij gaan er met zijn vieren naartoe.
Hep onlarla takılır.Zij vergezellen hem altijd.
Onlarla uzlaşmaya çalıştık.We hebben geprobeerd een compromis met hen te sluiten.
Kardeşin onlarla mı?Is je broer bij hen?
Onlarla konuşabilir miyim?Kan ik met ze praten?
Onlarla konuşmam mümkün mü?Kan ik met ze praten?
Hep onlarla takılır.Zawsze trzyma się z nimi.
1994 yılında The Gathering grubuna katıldı ve onlarla yaptığı en önemli çalışmalarda yer aldı.W 1994 wstąpiła do The Gathering, z którego jest najbardziej znana.
1418 yılında onlarla bir anlaşma yaptı.W 1418 roku podpisał z nimi porozumienie pokojowe.
12 Ekim 2010'da Dragon Gate, Aries'in onlarla kontrat imzaladığını duyurdu.12 października 2010 Dragon Gate USA ogłosiło, że Aries podpisał kontrakt z federacją.
Ben onlarla nasıl yarışabilirim ki?”Jak możemy je przezwyciężyć?.
Onlarla birlikte ganimetler aldım.Razem złożyli tu kości.
Onlarla evlilik sözleşmesi yapılmamalıdır.Nie zaaranżowano ich małżeństwa.
Onlar Anna'nın onlarla birlikte gelmelerini ister.Ten spełnił jej życzenie, by Anna była przy niej.
Kendilerini onlarla kirletme korkuları vardı.Obawiał się ich sfałszowania.
Onlarla çözümleri konuşun.Opracowanie rozwiązań.
Kızlarla yaşıttır ve onlarla aynı okula gider.Razem dorastali i uczęszczali do tej samej szkoły.
Cahil olanlar bu aşkı anlamayacakları için onlarla oturup kalkılmamalıdır.Wszystko co musisz wiedzieć, żeby nie wyjść na głupka.
Böylece yaklaşık bir saat onlarla beraber sürüklendik, binlercesi bizi geçti.Jednakże zanim podjęto tę decyzję wyścig trwał już od godziny i blisko ¼ uczestników była już na trasie.
Onlarla paralel çalışmalar yürüttük.Odbył szkolenie spadochronowe.
Kabul: Düşüncelere izin vermek ve onlarla mücadele etmemek.To walka, a nie myśl.
Her ay başında, Semerkand âlimlerini çağırarak onlarla sohbet ederdi.Miesiąc ten nie mógł zostać błędnie przepisany gdyż był on przedstawiony w formie słownej.
Kızlarla uğraşmaktan ve onlarla alay etmekten zevk alır.Uwielbiał imprezować i spotykać się z dziewczynami.
Onlarla tatlı bir rekabet içindedir ve onları durdurmaları için birçok kişiyle anlaşmışlardır.Czują z nimi głęboką głęboką więź, a wielu z nich pragnie zwrotu ich własności.
Rick en sonunda onlarla konuşmaya karar verir.Lee postanawia ostatecznie rozprawić się z przeciwnikami.
Ben onlarla nasıl yarışabilirim ki?”Hur ska vi förhålla oss till dem?
Pepa ve diğer kadınlar onlarla alay ederken tartışmaya devam ederler.De fortsätter gräla medan Pepa och kvinnorna hånar dem.
Sosyal bir ağdan onlarla iletişime geçti.Ett socialt patos slog igenom.
Küçük boylu hedefler oldukları nedeniyle onlarla mücadele etmek zor olabilir.De kan dock vara svåra att se på grund av sin lilla storlek.
Kabul: Düşüncelere izin vermek ve onlarla mücadele etmemek.Svar: inte yttra oss om dem.
Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.Hennes favoritmat är äppelpaj som hennes mamma bakar.
Böylece yaklaşık bir saat onlarla beraber sürüklendik, binlercesi bizi geçti.Festen firades årligen under cirka tio år och lockade många tusen besökare.
Onlarla dans ediyor.En ung flicka dansar med honom.
Tam aksine, onlarla ilgili çok şey yazdım.Hon har sedan skrivit åtskilligt i ämnet.
Onlarla birlikte ganimetler aldım.Därutöver fanns samfällda ägor.
Bununla beraber, Temujin adlı gizemli bir şövalye yollarını keser ve onlarla dövüşmeye başlar.Men på väg till byn möter de en mystisk riddare, Temujin, och de strider på platsen.
Onlarla evlilik sözleşmesi yapılmamalıdır.Där behövs ingen äktenskapslicens.
Televizyon neden onlarla dolu olsun ki?" dedi.Varför har SF över huvud taget gjort filmen?"
Bir zamanlar herkes onlarla nasıl oynanacağını, nasıl deşifre edileceklerini biliyordu.Колись кожен знав як грати з ними, як розглядати їх.
Ben onlarla nasıl yarışabilirim ki?”Як з ним боротися?
Onlarla sürekli irtibattaydım.Я в постійному контакті з ними.
Onlarla dans ediyor.Вони разом танцюють.
Ancak bunun izleyenlere hitap etmesi ve onlarla ilgili de olması gerekir.Так, але це залежить і від того, як ви на це подивитеся.
Böylece yaklaşık bir saat onlarla beraber sürüklendik, binlercesi bizi geçti.Тому вирушали водночас по кілька десятків, а то й сотень возів, запряжених волами.
Onlarla paralel çalışmalar yürüttük.Займалася парашутною підготовкою.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod