Bizde onlarla görüşmeye gittik.So we went to meet them.
Onlarla konuşmaya başladık ve ben pazarlık ediyordumWe started talking with them and I was negotiating.
Bazen onlarla pazarlık ederken bazı zamanlar Jean-Pierre Bemba,But I was doing that, negotiating with them.
Ve her zaman, günlük olarak onlarla görüşmemizden sonra Uzlaşmamız neyse, vesaire,And every time, daily, after we have meeting, what compromise we have, whatever,
Ve onlarla çalışmamın karşılığında bana nasıl havalı olacağımı öğrettiler.And, in exchange for me working with them, they taught me how to be cool.
Bancomu aldım ve bildiğim dört şarkıyı onlarla çalmaya başladım.So I picked up my banjo and I nervously played four songs that I actually knew with them.
Onlarla ilişki içinde olmak bile zevkli çünkü bu görsel.It's even fun to engage with them because it's visual.
Onlarla olan ilişkilerime bağlı olarak başbakanlarını ben seçiyorum.I choose the Prime Minister based on my relationship with them.
Ve konuştuğunuz zaman sizi dinlerler çünkü dinlemeyi severler-- bu onlarla ilgilidir.And when you talk to them, they'll listen, because they like listening -- it's about them.
Onlarla konuşun ve bunu arkadaşlarına anlatmalarını kolaylaştırın.Talk to them and make it easy for them to tell their friends.
Onlarla ne yapacaksın?What are you going to do with that?
Sana ilham veren hayalini onlarla paylaş.Life is about the people you meet, and the things you create with them.
Hayat tanıştığın insanlar ve onlarla birlikte yarattığınız şeydir.So go out and start creating.
Onlarla yaşa, onları sev.Live with them; love them.
Onlarla sohbetinizde bol şanslar.Good luck having a conversation with them.
Ve onlarla nasıl uğraşacağımıza dair zorluk çekiyoruz.And we struggle with how to deal with them.
Diyaloğun kuralları şunlardır: nasıl konuşmalı, ne zaman konuşmalı, ve onlarla nasıl anlaşmalı.The rules of engagement: how to talk, when to talk, and how to deal with them.
Ve devletler arasında, onlarla diyalog kurma konusunda çekincemiz var.And we have among states a reluctance in dealing with them.
Senin onlarla beraber yaşadığından haberleri bile yoktu.They didn't even know you lived with them.
Onları arayın. Onlarla görüşün.On our website we have made it easy to write them directly
Onlarla çalışabilmiş olmaktan dolayı kendimi çok şanslı görüyorum.But I feel blessed to be able to work with them.
Mesela sadece nüfus değil. Sadece onlarla da ilgili değil, bizle ilgili.It's not just about population, and it's not just about them; it's about us.
Biz de onlarla aynı seyahatteyiz.We're all on that same journey with them.
Ancak belki onlarla oturup konuşabiliriz. Yani buradaki grafik, şimdi size göstereceğim.So this graph here, I'm going to show you now.
Onlarla konuşabiliriz.We can talk to them.
Ve onlarla aynı fikirde olmaktan da öte, onların savlarına karşı gelmeniz gerekir.And not just that you disagree with them, but to raise an objection.
Ya da onlarla, neden aynı fikirde olduğunu açıklamanız gerekir.Or why you agree with them.
Onlarla ilgilendiğinizde hoşlarına gider, ve karşılık olarak kahkaha atarlar.They like when you pay attention to hem, they respond to your laughter and they laugh back.
Onlarla çık madem.Then date them.
Ve bunu onlarla yaptım. Yapılan riskli bir şeydi, çünkü onlar sokak çocuklarıydı.And I did this with them -- a risky thing to do, because they were street kids.
Onlarla savaşmalıyım... tek başıma.I must fight them... alone.
Dertlerini sahiplen, onlarla yüzleş ve şikayet etmeTake your share of trouble, face it and don't complain
Geceler boyu onlarla birlikte ayaktaydı, davul çalarak ve dans ederek.He stayed up all night with them, drumming and dancing.
Çünkü onlarla uğraşması çok kolay.Because those are very easy to play with.
Onlarla konuşabilir miyim? [2.Can I talk to them? man #2 speaking native language:
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.Unfortunately, you can't communicate with others without knowing or learning their language first.
Onlarla çalışmak istediğimde çekebilirim.And I can pull them off when I want to work with them.
Onlarla ne yaparız?What do we do with them?
-"Ama ya onları görmüş olsaydım? Onlarla birlikte kalamaz mıydım?".Couldn't we stay together?"
Bunu onlarla paylaşın ki özel hayatlarında bunu yapabilsinler.Give it to them because they can do it in private.
Bayanın onlarla göz temasına dikkat edin.And watch her make eye contact with them right about now.
Onlarla sadece bir kez karşılaşırız.We only meet them once.
İnsanları bilgilendirmek için onlarla konuşun.You talk to people to inform.
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.I think most of us are going to glance at it, and our grandchildren are going to begin to live it.
Asla ama ASLA onlarla pazarlık etmeyinNever ever negotiate.
Sizi robotlarla buluşturmak için ve onlarla neler yapabileceğinizi görmek için sabırsızlanıyoruz.So we can't wait to get you all robots, and we can't wait to see what you build.
Uzun ve dikkatli çalışmalar onlarla ilgili birçok yeni bulgu ortaya koymuştur.Long and careful studies have reported many new findings on them.
Onlarla nasıl iletişim kuracağımızı öğreniyoruz; gerçekten çok tiz bir sesle.We're learning how to communicate with them, in really high-pitched tones.
Onlarla devam edebiliriz.I might stick with that theme.
Bu yüzden onlarla çalışacağımız için gerçekten heyecanlandık.So we were really excited about working with them.
Arkadaşın onlarla tek başına başa çıkamazI think your friends are no match for him
Onlarla savaşırken, merhamet göstermemeliWhen I fight with them you won't be an obstruction
Onlarla çalıştığım için kendimi oldukça şanslı hissediyorum.It's a really lucky demographic to work with.
Ne kadar fazla insanın onlarla ilgili sızlandığının farkında mısınız?Have you ever noticed how much people moan about them?
Ve ancak onlarla özgürleşeceğizWe will free ourselves with them
Ve onlarla konuşuyordunuz.And you were talking to them.
Onlarla biraz zaman geçirin.Spend some time with them.
Canınız istediğinde gidip onlarla golf oynayabilmeyi istersiniz.You want them there when you want them.
Ebeveynler çocuklarının onlarla daha fazla zaman geçirmeyi dilemiş olacaklarını düşündü.The parents predicted the kids would say, spending more time with them.
Ben onlarla calisiyorum, ben onlara ihtiyacim oldugunu ve onemli olduklarini dusunuyorum.I work with them, and I feel that we all need them and they're important.