Ana içeriğe geç
Sözlük

onlardan ile cümle

onlardan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onlardan ikisi boğuldu.Doi dintre ei s-au înecat.
Onlardan bazıları öğretmendir.Unii dintre ei sunt profesori.
Hitler de sürekli olarak onlardan Leningrad'la ilgili istihbarat istemiştir.Ez nagy segítség volt Hitlernek, aki folyamatosan hírszerzési információkat követelt Leningrádról.
En iyisi onlardan kurtulmak.Rendre mind megszökdöstek mellőle.
Ben onlardanım.Ti vagytok.
Ve elbette filler ittirilip çekilemez, çünkü onlardan daha güçlü bir taş yoktur.Egy elefántot nem lehet elmozdítani, mivel nincs nála erősebb figura.
Onlardan sonra Zaida gelir.Ezután jelenik meg Szadko.
Ben zaten onlardan bazıları ile gizlice anlaştım.Ők egymást titokban jegyezték el.
Ben onlardan daha iyi olabilirim.Én több vagyok ennél.
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.A tied pedig az, hogy elkotródj az utamból.
Bu da onlardan biriydi".Nekem is kellett egy."
Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var.Vannak olyan dolgok, amitek csak érezni kell, és nem kell róla beszélni.
Ancak bu yeni ajan eskisi gibi onlardan biri olmamalıdır.Új funkció, régen nem volt ilyen tisztségviselő.
Bunlar sindirimine yardımcı olabilir, çünkü böcek onlardan yoksun bırakılırsa ölecektir.Ha a hártyát a beteg képtelen felköhögni, a légutakat elzárva halált okozhat.
O da onlardan şüphelenmiştir.Epäiltiin myös hänen syyntakeellisuuttaan.
Onlardan sonra Zaida gelir.Myöhemmin Yumista tulee tämän seuraaja.
Onlardan hareketle yazdı.He kirjoittivat teoksensa yhteistyössä.
Henry onlardan nefret eder ama Peter annesini ve babasını çok sever.Hän rakastaa Henryä, mutta hänen isänsä paheksuu tätä.
Kahvaltıda, onlardan daha fazla bilgi almayı hedeflemektedirler.He ovat aktiivisempia tilannekohtaisen tiedon hankkimisen suhteen.
Ben onlardan daha iyi olabilirim.Me ollaan parhaita!
Rosemary onlardan uzak durmaya çalışırken kocası ilginç bir şekilde onlara yaklaşır.Rosemary puolestaan yrittää pysytellä pariskunnasta etäämpänä.
Ama onlardan farklı olduğu için onların arasından dışlanır.Häntä syrjitään tämän takia, koska hän poikkeaa muista.
Onlardan ise inançlarında aktif olanların sayısı 150'den fazla değildi.Uhrien määrä kasvoi myöhemmin yli 150:een.
Ancak bu yeni ajan eskisi gibi onlardan biri olmamalıdır.Näitä voimia ei tarvitse ansaita kuten edellisiä.
Ben zaten onlardan bazıları ile gizlice anlaştım.Näistä molemmat lopetettiin jo muutaman numeron jälkeen.
20:17 Onlardan kimseyi yaşatma Deut.20:17 Älä himoitse lähimmäisesi taloa.
Kısa bir süre Volturi ile yaşadı daha sonra onlardan ayrıldı ve Yeni Dünya'ya gitti.Myöhemmin hän eli hetken aikaa Volturien kanssa, mutta matkusti sitten Yhdysvaltoihin.
Eski medeniyetler yılanlara saygı gösterir onlara tapar ve onlardan korkarlardı.Pappeja oli paljon, ja heitä pelättiin.
Ama bir şekilde gençlerimiz bu paketleri ele geçirdiğinden asıl hedefi onlardan intikam almak oldu.Tuomari: Ei, mutta se olisi keino, jonka kautta te tulisitte pelastetuksi.
O, sadece İngilizce ve Almanca konuşur, onlardan hiçbirini anlamam.Hän puhuu pelkästään englantia ja saksaa, ja minä en ymmärrä niistä kumpaakaan.
Tom onlardan daha akıllı.Tom on heitä älykkäämpi.
Tom onlardan daha akıllı.Tom on älykkäämpi kuin he.
Bu, onlardan büyük derecede ilham almasına sebep oldu.Αυτός είναι ο λόγος που έκανε τόσο εκπληκτικά promos.
O da onlardan şüphelenmiştir.Επίσης συμμετείχαν σε αυτούς.
Ayrıca onlardan daha fazla ve kolayca özelleştirilebilir bir yapıya sahiptir.Μέσα από αυτές μπορεί κάποιος να φτιάξει πολύ περισσότερες και πιο σύνθετες.
Onlardan 11,000 kişi Kars`tan gitmiştir.Περίπου 35.000 άτομα εγκαταστάθηκαν στο Κυβερνείο του Καρς.
Bu da onlardan biriydi".Κάτι είναι κι αυτό.»
Leskoviku için yaklaşık kırk şarkı kaydetti, ve bunun karşılığında onlardan yaklaşık 5,000 $ aldı.Τελικά η Ρόζα ηχογράφησε γύρω στα 40 τραγούδια και έλαβε περίπου 5.000 δολάρια για τις ηχογραφήσεις αυτές.
Bu metin, bize Kaşkalar hakkında bilgi sağlamakta. "...önünüzde onlardan davacı oluyoruz."Με ακούν οι κατήγοροι του Κρεμλίνου; Τους πετάω αυτή την πρόκληση στα μούτρα.
12.yüzyıl sonlarında ise artık onlardan bahsedilmemektedir.Αναφέρεται σαν Θέμα στα τέλη του 12ου αιώνα.
En iyisi onlardan kurtulmak.Καλό είναι αυτό να αποφεύγεται.
Beş tane tavuğum var ve onlardan günde yaklaşık 3 tane yumurta alıyorum.Έχω πέντε κότες και παίρνω από αυτές περίπου τρία αυγά τη μέρα.
İlk başta onlardan kaçınmaya çalıştı.Først søgte han at knibe sig udenom.
O da onlardan şüphelenmiştir.Han har dog også været udsat for kritik.
Onlardan yoga ve meditasyon yapmayı öğrenmiştir.Mindfulness trænes ved meditation, yoga og opmærksomhedsøvelser.
Kısa bir süre Volturi ile yaşadı daha sonra onlardan ayrıldı ve Yeni Dünya'ya gitti.I et lille stykke tid boede Carlisle med Voltouri'en, men forlod dem og rejste til "the New World".
Prospero onlardan sihir ve adada nasıl yaşabileceğini öğrenmiş; ama her ikisini de kendine bağımlı yapmıştır.Prospero får desuden Ariel til at sprede besætningen ud på hele øen, afskåret fra hinanden.
Bunun üzerine Hirodes yıldızbilimcileri gizlice çağırıp onlardan yıldızın göründüğü anı tam olarak öğrendi.Da kaldte Herodes hemmeligt de vise og fik af dem nøje Besked om Tiden, da Stjernen havde ladet sig til Syne.
Onlardan biri Hazar Denizi'ne, diğeri ise karaya açılır.I forvejen har man en i Jerne og en på havnen.
Ben onlardan daha iyi olabilirim.And feel better about yours.
Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır.Hver av dem straffes ved å bli pådratt en bestemt sykdom (niogtyvende og tredevte sang).
Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.Dem, fra hvem dere frykter oppsetsighet, skal dere formane, gå ikke til sengs med dem, og gi dem stryk.
Bunların dışında o depremi insanları korkutmak ve onlardan öç almak için de kullanmıştır.Stavnljå ble også brukt mot folk for å trekke disse til seg.
Onlardan herhangi birinin çoğu zaman sahip olacağı şekil bu olacaktır.For mange av dere er dette det nærmeste dere noensinne vil komme.
Bazı Seuna yazıtları ise onlardan Dvaravatipuravaradhishvaras (Dwaraka’nın efendileri) olarak söz eder.Drømmene skulle fortelle dem om hva som kom til å skje (å være sanndrømt).
Onlardan birisi Merhum İnş.Der en hadde dødelig utgang.
Ben zaten onlardan bazıları ile gizlice anlaştım.Disse var slått sammen en del tidligere.
O da onlardan şüphelenmiştir.De var også underkastet skjebne.
Fakat Bottom onlardan daha sonra uyanır.Senere våkner han eller hun opp.
Gerçek Balta Çetesi de onlardan kısa bir süre sonra mahalleye gelir ve olan olur.La den få rang og gang for hva den i sannhet er.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod