İlk başta onlardan kaçınmaya çalıştı.Z początku chciał go tylko uprościć.
Eski medeniyetler yılanlara saygı gösterir onlara tapar ve onlardan korkarlardı.Tradycyjnie ludzie postrzegali wilki negatywnie, bali się ich.
Onlardan sonra Zaida gelir.Następnie wpada do niej Jeetzbach.
Bunun üzerine Hirodes yıldızbilimcileri gizlice çağırıp onlardan yıldızın göründüğü anı tam olarak öğrendi.Wtedy Herod przywołał potajemnie Mędrców i wypytał ich dokładnie o czas ukazania się gwiazdy.
Onlardan biri, birini katil eden kişinin rolünü oynayacak bir aktör.Jednym z nich jest aktor, który udaje, że kogoś zabija.
Ancak Temizlikçiler onlardan önce gelmiştir.De hörde således till gården Stora Ängbys föregångare.
O da onlardan şüphelenmiştir.Han våldförde sig även på dem.
Ben zaten onlardan bazıları ile gizlice anlaştım.Han upptäckte flera relationer mellan dem.
Onlardan daha fazla ciddiye almak gerekir.De tar allting mycket mer seriöst.
Duhan Suresi'nde; Onlar mı hayırlı, yoksa Tubba' kavmi ve onlardan öncekiler mi?Enligt folktradition blir de bättre (godare) om den första frosten fått nypa dem innan man plockar dem.
Bu da onlardan biriydi".Det här var en av dem.").
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.Hon vill att de skall resa bort.
Bir süre sonra onlardan haber alınamaz oldu.De kunde underrättat mig strax därom.
Kendi de onlardan biri gibi hissetmişti.Han betraktade dem snarare som en och samma person.
M3’ler ve onlardan geliştirilen M5 hafif tank serisi savaş süresince hizmette kalmıştır.M3 och uppgraderingen M5 var i tjänst under hela kriget.
Onlardan birisi Merhum İnş.Ett av dom sätt Gråt!
Marty kaykaya binip onlardan kaçar.Marissa slår sig loss och springer därifrån.
Onlardan bu iş için maddi destek istedi.Hon ansökte om ekonomiskt stöd av parlamentet.
Onlardan biri Hazar Denizi'ne, diğeri ise karaya açılır.Den är den ena av Dellensjöarna, den andra är Sördellen.
Tracy dergiden gelenlere bir oyun oynamaya başlar ve böylelikle onlardan kendince intikamını alır.Travis slår sönder en tv för en man och betalar sedan för den.
Onlardan yoga ve meditasyon yapmayı öğrenmiştir.Han studerade meditation, yoga och metafysik och läste om olika religioner.
Onlardan da sekiz boy türemiştir.У них народилося восьмеро дітей.
Oğuz Han’ın ilk (yersel) eşinden olan üç oğlu ve onlardan türeyen boylardır.Мав трьох дітей, один з них народився поза шлюбом. (дан.) (дан.)
Onlardan 140’ı yabancı üyedir.З них 380 тисяч були іноземцями.
12.yüzyıl sonlarında ise artık onlardan bahsedilmemektedir.Вперше згадується не пізніше 12-го століття.
20:17 Onlardan kimseyi yaşatma Deut.1:20) «Хай не зводить ніхто сам себе.
Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var.Ми також знаємо, що є речі, про які ми не знаємо, іншими словами, є певні речі, які нам невідомі.
O da onlardan şüphelenmiştir.Тільки він знаходиться під її підозрою.
Onlardan hareketle yazdı.Займався письменницькою діяльністю.
Ama onlardan farklı olduğu için onların arasından dışlanır.Після цього різниця між ними зникне.
Kahvaltıda, onlardan daha fazla bilgi almayı hedeflemektedirler.Вони запрошують його на обід познайомитися ближче.
Erkekler zaten uzun kuyruklara sahipken dişiler bu konuda onlardan yine daha ileri olurlar.На думку письменниці, якщо дорослі таким займаються, то підлітки бавляться цим ще частіше.
Bu da onlardan biriydi".Хай це буде одна з них».
Onlardan daha fazla ciddiye almak gerekir.Інші проблеми були більш серйозними.
Onlarla tanıştıktan sonra onlardan yana olur.Згодом він знайомиться з усіма ними.
Onlardan korkmuyorum.Я їх не боюся.
Onlardan nefret ediyoruz.Ми ненавидимо їх.
Onlardan nefret ediyoruz.Ми їх ненавидимо.
Onlardan kim sana uyarsa kuşkusuz Cehennem tam bir karşılık olarak hepinizin cezası olacaktır.”Však těmi, kdož následovat tě budou, já věru peklo naplním všemi“.
Ancak Temizlikçiler onlardan önce gelmiştir.Dá se tedy předpokládat, že první obyvatelé (nebo jejich předkové) takovými dušníky byli.
Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.A ty, jejichž neposlušnosti se obáváte, varujte a vykažte jim místa na spaní a bijte je!
Valar’ın onlardan korktuğunu kulaklarına fısıldadı.Nakonec však byli uklidnění jejich rabínem, který jim připomněl zmíněné verše.
O da onlardan şüphelenmiştir.Také pro ně žebral.
Ben onlardan daha iyi olabilirim.Ti se měli snad nejlépe.
Çünkü Thomas bunu onlardan saklar.Michel ho ukrývá.
Saruman kendi tasarladığı orklar yetiştirdi (Aragorn daha önce onlardan hiç görmediğini söyler).Kreštof ji nevybíravými slovy haní (recitativ Cožpak ten Kryštof sobě dovádí).
12.yüzyıl sonlarında ise artık onlardan bahsedilmemektedir.Koncem 16. století o nich již nejsou žádné zmínky.
En iyisi onlardan kurtulmak.Zbavte se jich.
İsim ya da fiil kök veya gövdelerine gelerek onlardan başka isim ya da fiil türeten eklerdir.Tvoří se buď z přídavných jmen přidáním pádových koncovek, anebo mají svoji vlastní neodvozenou podobu.
Onlardan daha açık renklidir.Nebo je někdo rovnější.
Onlardan 11,000 kişi Kars`tan gitmiştir.Tak se zbytek, asi 11 000 lidí vydal na cestu v ca.
Onlardan bir tanesi günümüzde hala kullanılmaktadır. ^ Benjaminson, Chani.Dostupné online. (anglicky) BAER, Benjamin.
Kahvaltıda, onlardan daha fazla bilgi almayı hedeflemektedirler.Pro získání více informací, probíhá současně několik výslechů.
Vali onlardan bir günlüğüne kalmasını için istekte bulunur.Altele rezistă însă la căldură, căutându-și hrană ziua.
Ben onlardan daha iyi olabilirim.Suntem noi mai buni decât ei?
Ben zaten onlardan bazıları ile gizlice anlaştım.Cu unii dintre ei a realizat interviuri.
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.Ba e chiar preferabil să le ții la distanță.
O da onlardan şüphelenmiştir.Și ei au fost de părerea lui.
Bu, onlardan büyük derecede ilham almasına sebep oldu.Cred că au făcut așa pentru că erau impresionați de curajul lui.
Lütfen onlardan bazılarını götür.Vă rog luați-i pe unii dintre ei.