Ana içeriğe geç
Sözlük

onlardan ile cümle

onlardan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Valar’ın onlardan korktuğunu kulaklarına fısıldadı.Temem o que os oráculos lhes predizem.
Franklı hükümdarlara bakılacak olursa Theudebert onlardan daha az eşe sahipti.Fiel ao rei, Tréville compartilhava dos mesmos sentimentos.
Onlardan 140’ı yabancı üyedir.Destes, cerca de 80% são estrangeiros.
Onlardan kim sana uyarsa kuşkusuz Cehennem tam bir karşılık olarak hepinizin cezası olacaktır.”Wie hunner u ook zal volgen, Ik zal voorzeker de hel met u allen vullen."
Daha fazla onlardan biri ve ölüme meydan okuyabilecek biri olmalıdır.Slechts een van hen mag blijven leven en zij moeten zeggen wie.
Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.Vermijdt ze dus, opdat gij voorspoedig moogt zijn.
Sahabelerin pek çoğunu görmüş ve onlardan hadis dinlemiştir.Bij de meeste van hen vallen de schellen daarop van de ogen.
Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.Maar zij van wie gij opstandigheid vreest vermaand haar en vermijdt haar op de rustplaatsen en slaat haar.
İçlerinden çok azı hariç, sen onlardan hep hainlik görürsün.Ieder ziet wat gij schijnt te zijn, maar weinigen bemerken hoe gij in werkelijkheid zijt.
Şu andaki muhtar da onlardandır.Dit is ook de tegenwoordige staat.
Ancak Temizlikçiler onlardan önce gelmiştir.Vroeger sloten de sporen aan de oostkant van het vroegere kopstation aan.
O da onlardan şüphelenmiştir.Hij verdenkt Derwisj ervan.
Ben onlardan daha iyi olabilirim.Mijn beter ik.
Ama tanımadığımız için de onlardan, onların hayatından bahsedemeyiz."Wij zullen niet spreken wanneer zij spreken, noch zullen wij hun eervolle namen dragen.
Onlardan da sekiz boy türemiştir.Acht van hen vielen af.
En iyisi onlardan kurtulmak.Ze weten te ontkomen.
20:17 Onlardan kimseyi yaşatma Deut.7:18), mag je niet van die resten eten.
Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır.In bijna elke zaak is de bestraffing al opgelegd.
Marty, Biff'i onlardan uzak tutmaya çalışır.Marty spreekt Biff hierover aan.
Doktor bu yüzden onlardan iğrenir.Hij veracht hen.
Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır.Op Gods tijd en naar Gods welbehagen worden ze vervuld.
Onlardan biri dış görünüş itibarıyla beyaz bir sudur, diğeri alevlenmiş bir ateştir.Een daarvan is de kikker aan een stok te prikken en deze dan boven het vuur te houden.
Çünkü Thomas bunu onlardan saklar.Tom beantwoordt die.
Duhan Suresi'nde; Onlar mı hayırlı, yoksa Tubba' kavmi ve onlardan öncekiler mi?Zo zijn de rasnamen Allerbeste of Allervroegste misleidend.
Bu da onlardan biriydi".Ik ben ook iemand... "
Onlardan sonra Zaida gelir.Zach krijgt er later ook een.
Buraya ayak basmadan önce de sosyal medya aracılığıyla onlardan destek mesajları aldım.Daarnaast kan men via social media voorafgaand aan de aflevering reageren op de stelling.
Kahvaltıda, onlardan daha fazla bilgi almayı hedeflemektedirler.Het doel van een verhoor is om meer informatie te verkrijgen.
Hayır, hayır arkadaşım, imkanımız varken onlardan kurtulmamız bizim için en iyisidir" demiştir.Wij zullen hen bewijzen dat er geen zoeter geluk is dan dat van een kind.
Onlardan yoga ve meditasyon yapmayı öğrenmiştir.Ook oefende hij in yoga- en meditatietechnieken.
Fakat Bottom onlardan daha sonra uyanır.Vervolgens wordt Kyoko weer wakker.
Valar’ın onlardan korktuğunu kulaklarına fısıldadı.Hij had over de misbruiken en twisten onder hen gehoord.
Ancak Eberhard onlardan farklı olarak her ikisini de öğrenmiştir.Eberhard liet alleen weten dat ze wat hem betreft met z'n tweeën verder konden gaan.
Henry onlardan nefret eder ama Peter annesini ve babasını çok sever.House houdt van zijn moeder, maar heeft een hekel aan zijn vader.
Ayrıca onlardan sık görülürler.Deze zijn ook veelvuldig teruggevonden.
Her yılanı zehirli kabul ederek onlardan sakınmak gerekir.Als het even kan, vermijden ze giftige slangen.
Hood önceki filmleri seviyordu, ancak bu filmin onlardan daha farklı bir his vermesini istedi.Zimmer was blij met het aanbod, maar had iets heel anders in gedachte voor de film.
Onlardan hangisi senin erkek kardeşin?Wie van hen is uw broer?
Onlardan hiçbirini tanımıyorum.Ik ken niemand van hen.
Onlardan ikisi odadadır.Ze zijn beiden in de kamer.
Onlar yolcu hanına girdi ve üçü masaya yerleşti fakat onlardan hiçbirinin iştahı yoktu.Ze kwamen de herberg binnen en de drie gingen aan tafel zitten maar niemand had trek.
Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.Usuńcie złego spośród was samych.
Onlardan yiyin, eli darda olan yoksula da yedirin.Opróżniajcie swoje wnętrzności i oddawajcie mocz, noście swoje ubrania, jedzcie swoje posiłki.
Onlardan 140’ı yabancı üyedir.100 tys. to turyści zagraniczni.
O da onlardan şüphelenmiştir.Podejrzewa, że o nim.
Kutsal yere onlardan başka her kim yaklaşırsa öldürülecektir."Kiedy się wypali - człowiek, któremu jest przypisana, umiera.
Gerçek Balta Çetesi de onlardan kısa bir süre sonra mahalleye gelir ve olan olur.Wtedy nić dłuższa może być skierowana ku tyłowi, a krótsza w przód.
Öyle olsaydı her tanrı kendi yarattıklarını yanına alır ve onlardan biri diğerine üstün gelmeye çalışırdı.Bóg wyznaczył każdemu człowiekowi nagrodę i karę podług zasług i przewinień jego.
Leskoviku için yaklaşık kırk şarkı kaydetti, ve bunun karşılığında onlardan yaklaşık 5,000 $ aldı.Ostatecznie nagrała dla niego około czterdziestu piosenek i dostała za nie około 5000$.
Onlardan ise inançlarında aktif olanların sayısı 150'den fazla değildi.Ogółem liczyły one nie więcej niż 150 osób.
Ancak Temizlikçiler onlardan önce gelmiştir.Do Kłodzka wkroczyli jako jedni z pierwszych.
En iyisi onlardan kurtulmak.Najlepiej unikać ślubów.
Kaldı ki onlardan kalan izler bugün bazı Dersim yer adlarında tespit edilebilmiştir.I niechaj będą słowa te, które przekazuję ci dzisiaj na sercu twoim!
Kaf Suresi'nde; Onlardan önce Nuh kavmi, Ress halkı ve Semud (kavmi) de yalanladı.Sura 11,41 podaje słowa Noego: „I on powiedział: "Wsiadajcie na statek!
Hiçbir şeye karşı bıkkınlık gösterme, onlardan biri imişsin gibi davran.”Nie próbuj wyróżniać się ani udawać, że jesteś pod jakimkolwiek względem lepszy od innych”.
Ben zaten onlardan bazıları ile gizlice anlaştım.Wiele z nich łączy się w pary już wcześniej.
Fakat savaşçı onlardan daha önce buraya gelmiştir.Pokój przyszedł do nas, wcześniej niż do Was.
Ankara onlardan yardım beklemektedir.Angelo postanawia jej pomóc.
Haklı olarak onlardan korkulmakla birlikte, aynı zamanda nazik ve bilgeydiler.Jeżeli szanujemy innych, będziemy traktować ich uprzejmie i ze zrozumieniem.
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.Już dosyć, Proszę mnie stąd zabrać.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod