Ana içeriğe geç
Sözlük

onlardan ile cümle

onlardan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Faina, iddialara göre kariyer seçimi konusunda ailesiyle uzlaşamadığı için onlardan uzaklaştı.Faina became estranged from her family over her choice of career, which they apparently rejected.
Bergman "Sağ başta onlardan birinin Arapça konuştuğunu bulduk."Right at the beginning, we found that one of them spoke Arabic.
Mustafa Kemal onlardan biri değildi.Mustafa Kemal was not one of them.
Deniz uçakları gördük ama eminim ki bu onlardan biri değildi.We've seen seaplanes, but I'm sure that this was not one of those.
Ćelo onlardan biriydi ve aynı zamanda Saraybosna askeri polisinin başkanıydı.Ćelo was one of them and at the same time was head of the military police of Sarajevo.
Öğretmen onlardan Güneş hakkında bir şiir yazmalarını istediğinde o şöyle yazar:When the teacher asks them to write a poem about the sun, hers is:
Onlardan en az biri Ohotsk Denizi'ne kadar Penzhina ırmağını takip etmişti.At least one of them had followed the Penzhina river to the Sea of Okhotsk.
Onlardan biri, Lander Tamani, çatışmada öldürüldü.One of them, Lander Tamani, was killed in combat.
Onlardan bazılarına ait bir adak yazıtı S. Maria di Falleri'de bulunmaktadır.[1]A votive inscription from some of them is found at S. Maria di Falleri.[4]
Etana ise onlardan biri değildir. [1]Etana is not one of them.[1]
Bebek Alfonso, 1282'de onlardan 200,000 sous harç talep etti.The infant Alfonso demanded them an allowance of 200,000 sous in 1282.
Ladd de onlardan farklı değildi.Ladd was no different.
Onlardan herhangi birini seçebilirsin.Du kannst dir irgendeins aussuchen.
ABD'de, onlardan bilgi almak için insanlara işkence yapmak yasaktır.In den USA ist es illegal, Menschen zu foltern, um von diesen Informationen zu erhalten.
O zamandan beri onlardan hiç haber alınmadı.Seither hat man von ihnen nichts mehr gehört.
Onlardan her birine üç kurşun kalem verdim.Ich gab jedem von ihnen drei Bleistifte.
Tom onlardan saklanıyor.Tom versteckt sich vor ihnen.
Aslında insanları oldukları gibi kabullenmek gerek. Onlardan yok daha.Eigentlich sollte man die Menschen so akzeptieren, wie sie sind. Andere gibt es wohl nicht.
Şu andaki muhtar da onlardandır.Dessen Nachkommen sind noch heute die Besitzer des Schlosses.
Onlardan biri dış görünüş itibarıyla beyaz bir sudur, diğeri alevlenmiş bir ateştir.Einer muß da sein, der in den Leuten ein Feuer anzündet, und schauen, daß das Feuer brennt.
Sahabelerin pek çoğunu görmüş ve onlardan hadis dinlemiştir.Die meisten von ihnen waren Staatsmänner; als solche genossen sie hohes Ansehen.
O da onlardan şüphelenmiştir.Auch sie hatte ihn in Verdacht.
Leskoviku için yaklaşık kırk şarkı kaydetti, ve bunun karşılığında onlardan yaklaşık 5,000 $ aldı.Für Leskowiku hat sie rund vierzig Lieder aufgenommen und dabei etwa 5000 Dollar verdient.
İçlerinden çok azı hariç, sen onlardan hep hainlik görürsün.Darum sieht er sie selten (allerdings stört ihn das wenig).
Onlardan da sekiz boy türemiştir.Dessen acht Begleiter.
Ancak Temizlikçiler onlardan önce gelmiştir.Die Zurückgebliebenen hatten bereits zuvor die Flucht ergriffen.
Ailesinin dağıldığı geniş coğrafyada gezerek onlardan kalan izlerin peşine düşüyor.Das fast vergessene örtliche Platt hat darin seine Spuren hinterlassen.
Bağırarak onlardan yardım ister.Beim Bittgebet wird Gott um Hilfe angerufen.
En iyisi onlardan kurtulmak.Wie wir sie loswerden.
Kutsal yere onlardan başka her kim yaklaşırsa öldürülecektir."Wer immer sie sich aneignet, dem bringt sie Tod und Verderben.
Onlardan sonra en iyisi, onlardan sonra gelenlerdir.Deutlich besser als die vorderen sind die hinteren Gliedmaßen erhalten.
Fakat savaşçı onlardan daha önce buraya gelmiştir.Das Kriegsende kam dem jedoch zuvor.
Bu yüzden onlardan da bulundukları mevzileri terk edenler oldu.Hinzu kamen die umstürzenden Folgerungen, die daraus gezogen wurden.
Saruman kendi tasarladığı orklar yetiştirdi (Aragorn daha önce onlardan hiç görmediğini söyler).Torvaldo lässt ihr ausrichten, dass er ihr Bild immer vor Augen habe (Arie: „Dille che solo a lei“).
Onlardan hareketle yazdı.Er war schriftstellerisch tätig.
Onlardan kim sana uyarsa kuşkusuz Cehennem tam bir karşılık olarak hepinizin cezası olacaktır.”Tut ihr nicht rechtschaffene Früchte der Buße, dann werdet ihr abgehauen und ins Feuer geworfen.
Ve elbette filler ittirilip çekilemez, çünkü onlardan daha güçlü bir taş yoktur.Ein Elefant kann wiederum nicht festgehalten werden, da er die stärkste Figur ist.
Henry onlardan nefret eder ama Peter annesini ve babasını çok sever.Henri kritisierte seinen Vater, doch seine Mutter mochte er sehr.
Ankara onlardan yardım beklemektedir.Engel unterstützen ihn.
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.Er beschließt, ihr fernzubleiben.
Onlardan biri kızlara rehberlik yapan Clef'dir.Außerdem ist sie eine der zehn Universitäten, die von einer Frau geleitet werden.
Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır.Möge Gott (es) von ihm annehmen und an ihm Wohlgefallen haben.
Onlardan yoga ve meditasyon yapmayı öğrenmiştir.Die Gruppen praktizieren darüber hinaus Yoga und Meditation.
Onlardan daha fazla ciddiye almak gerekir.Er nahm das schon sehr viel ernster.
Valar’ın onlardan korktuğunu kulaklarına fısıldadı.Sie selbst hätten vor Ehrfurcht vor ihm scharwenzelt.
Prospero onlardan sihir ve adada nasıl yaşabileceğini öğrenmiş; ama her ikisini de kendine bağımlı yapmıştır.Faust sieht in ihr die reine Natürlichkeit und Schönheit, beide geraten beim Tanz zu zweit in Verzückung.
Onlardan korkmamız için bizden daha iyi binici, daha cesur olmaları gerekirdi.Ich denke, in gewisser Weise hatten wir mehr Angst davor, als sie.
Ancak onlardan sonra gelen sıra boş bırakılır.Jedoch führt diese nur seine Verfolger auf seine Spur.
Onlardan birisi Merhum İnş.Einer von ihnen ist gehakt.
Ben zaten onlardan bazıları ile gizlice anlaştım.Zwischen ihnen gab es vorher kaum Beziehungen.
Ana boyu Kabardeyler ile onlardan ayrılan Besleneylerdir.Sie verwachsen in einander, indem sie aus einander Nahrung ziehen.
Onlardan bu iş için maddi destek istedi.Hierin baten sie um finanzielle Unterstützung.
12.yüzyıl sonlarında ise artık onlardan bahsedilmemektedir.Im 11. Jahrhundert finden sie keine Erwähnung mehr.
Onlardan herhangi birinin çoğu zaman sahip olacağı şekil bu olacaktır.Vor allem sollte eine solche oft gar nicht vorgenommen werden.
Onlardan biri Hazar Denizi'ne, diğeri ise karaya açılır.Eine befindet sich um den Toblacher See herum, die andere bei Höhlenstein.
Doktor bu yüzden onlardan iğrenir.Deshalb werden diese von allen anderen gehasst.
Onlardan 40.000 kadar asker desteği beklemekteydi.Larsa selbst soll von 40.000 Soldaten verteidigt worden sein.
Onlardan korkmuyorum.Je ne les crains pas.
Onlardan tavsiye istedim.Je leur ai demandé conseil.
Ama onlardan birçoğu bundan sonra da yeryüzünde aşırı gitmektedir.Et puis voilà qu'en dépit de cela, beaucoup d'entre eux se mettent à commettre des excès sur la terre. » (Cor.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod