Ana içeriğe geç
Sözlük

onlar ile cümle

onlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Onlar ülkeleri için yenilenmiş bir sevgi hissettiler.They felt a renewed love for their country.
Onlar, onun Britanya ile bir savaşa yol açabileceğine inandılar.They believed it might lead to war with Britain.
Onlar büyük Belçika limanı Antwerp'i ele geçirdiler.They captured the great Belgian port of Antwerp.
Onlar için özellikle yazılmış bir konuşma duydular.They heard a speech written especially for them.
Onlar böyle bir politikanın kaçakçılığa yol açacağını söyledi.They said such a policy would lead to smuggling.
Onlar gece seyahat etti bu yüzden kimse onları görmeyecekti.They traveled at night so no one would see them.
Onlar İngilizler tarafından yakalanırlarsa öldürülür.They would be killed if captured by the British.
Onlar ülkenin en büyük işiydi.They were the nation's biggest business.
Onlar kendi durumu için Başkan Hoover'ı suçladı.They blamed President Hoover for their situation.
Onlar göçmen seli için bir son talep ettiler.They demanded an end to the flood of immigration.
Onlar Jefferson'un yeniden seçileceğini umdular.They expected that Jefferson would be re-elected.
Onlar birçok konu hakkında hemen tartışmaya başladı.They immediately began arguing about many issues.
Onlar bunun onun kan basıncını yükselteceğini söyledi.They said it would make his blood pressure go up.
Onlar her zaman Hamilton'un onlara yapmasını söylediklerini yaptı.They always did what Hamilton told them to do.
Onlar kırk yıldan fazla bir süre savaşmadı.They had not fought for more than forty years.
Onlar İtalyanlarla önce Mısır'da ve Libya'da savaştı.They fought the Italians first in Egypt and Libya.
Onlar Amerika Birleşik Devletleri'nde yerleşmeyi kolay buldular.They found it easy to settle in the United States.
Onlar neredeyse bir aydır malzemeden yoksun.They had been without supplies for almost a month.
Onlar bir dizi büyük ekonomik programlar başlattı.They launched a series of major economic programs.
Onlar 2.ooo den fazla ölü ve yaralıyı geride bıraktılar.They left behind more than 2,000 dead and wounded.
Onlar doların değerinin çok yüksek olduğunu düşünüyorlardı.They thought the value of the dollar was too high.
Onlar her şeyi oldukça yüksek fiyatlarla sattı.They sold everything at extremely high prices.
Onlar ekonomiyi düzeltmede başarısız olduğu için onu suçladılar.They blamed him for failing to improve the economy.
Onlar Anderson ve adamlarının kaleyi terk etmesi gerektiğini söylediler.They said Anderson and his men must leave the fort.
Onlar onun ordusunun saldırmak için yeterince güçlü olmadığını söylediler.They said his army was not strong enough to attack.
Yedi kasım'da, onlar Pasifik Okyanusuna ulaştılar.On November seventh, they reached the Pacific Ocean.
Onlar onları tutuklamak için gönderilen askerlere saldırdılar.They attacked soldiers who were sent to arrest them.
Onlar kuzey Michigan'da bir Amerikan kalesi ele geçirdi.They captured an American fort in northern Michigan.
Onlar daha fazla ödeme ve daha güvenli çalışma koşulları talep ettiler.They demanded more pay and safer working conditions.
Onlar kendi fikirlerinde hareket etme hakkına ve gücüne sahiptir.They have the right and power to act on their ideas.
Onlar ülkelerini seven önemli liderlerdir.They were important leaders who loved their country.
Onlar arabalarını işe gitmek için kullanabilirlerdi.They could use their cars to drive to work in the city.
Onlar onun rakiplerini tehdit etme tarzını beğenmediler.They did not like the way he threatened his opponents.
Onlar eski yaşam tarzlarından vazgeçmek istemiyordu.They did not want to give up their old ways of living.
Onlar otuz altı düşman uçağı düşürdü.They shot down thirty-six enemy planes.
Onlar Massachusetts'de istedikleri gibi yaşayabildiler.They were able to live as they wanted in Massachusetts.
Onlar bunun uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu söylediler.They said it was a clear violation of international law.
Onlar artık bir iç savaş başlatmanın zamanı olmadığını hissettiler.They felt that now was not the time to start a civil war.
Onlar onun ondan ödünç aldıkları parayı insanlara ödemeyeceğini söyledi.They said he would not pay people the money he owed them.
Onlar sadece İngiliz egemenliğini sona erdirmek için savaştılar.They had just fought a war to end British rule.
Onlar bir grup Fransıza saldırdı ve onlardan onunu öldürdü.They attacked a group of Frenchmen and killed ten of them.
Onlar Almanya'yı sert bir biçimde cezalandıracak bir antlaşma talep ettiler.They demanded a treaty that would punish Germany severely.
Onlar işlerini açık tutmak için kredi alamadı.They could not get loans to keep their businesses open.
O onların her siyah adam serbest kalana kadar mücadele etmek istediklerini söyledi.He said they wanted to fight until every black man was free.
Onlar Amerika'nın çiftçilerinin olması gerekenden daha fakir oldukların hissetti.They felt America's farmers were poorer than they should be.
Onlar, gücün kullanımı sadece son seçenek olarak kullanılmalı diyor.They said use of force should be used only as a last choice.
Onlar çocuklarının oynaması için daha fazla alana sahip olmayı severlerdi.They liked having more space for their children to play.
Onlar güneşin doğduğu zamandan güneş batıncaya kadar her gün çalıştılar.They worked each day from the time the sun rose until it set.
Onlar Bayan Lincoln'a kocasının nereye gömülmesini istediğini sordu.They asked Mrs. Lincoln where she wanted her husband buried.
O onlara onu geri çevirtti.He got them to reject it.
O, onların tavsiyelerini istedi.He asked for their advice.
O, onlardan hediyeler kabul etti.He accepted gifts from them.
O, onlara bir silah doğrultuyordu.He was aiming a gun at them.
Onları sevdi ve onlara saygı duydu.He liked them and respected them.
Onların kaleye geri dönmelerini emretti.He ordered them back to the fort.
Onları montaj bandı üstünde yaptı.He built them on an assembly line.
Onun onları sevmediğini insanlar biliyordu.The people knew he did not like them.
Onlarla konuşmaktan zevk almaya başladı.He began to enjoy talking to them.
Onları asla tekrar göremiyeceğini söyledi.He said he might never see them again.
Onları anlaşmaya teşvik etti.He urged them to come to an agreement.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod