Ana içeriğe geç
Sözlük

onların ile cümle

onların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Onların bunu değiştirmeleri gerekir.They need to change this.
Onların Tom'u yakalayacağını umuyorum.I hope they catch Tom.
Onların yaşadığı şehrin İspanyolca konuşan büyük bir topluluğu yok.The city in which they live doesn't have a large Spanish-speaking community.
Onların yaşadığı şehrin büyük bir İspanyolca konuşan topluluğu var.The city in which they live has a large Spanish-speaking community.
Onların duymak istediğini duymak istiyorum.I want to hear what they want to hear.
Onların dili zor mu?Is their language difficult?
Onların yardımına ihtiyacımız var.We need their help.
Cep telefonları kullanışlı, onların sorumlu kullanılmasını istiyorum.Cell phones are convenient, but I want them to be used responsibly.
Tom onların ona yapmasını söylediğini yaptı.Tom did what they told him to do.
Onların kazanmasına izin vermeyin.Don't let them win.
Onların hepsi iyi öğretmenler.They are all good teachers.
Bu onların köpeği.It's their dog.
Diğerleri gidiyor, onların gitmesini beklememize ve bir süre konuşmamıza ne dersin?The others are leaving. What do you say we wait for them to go away and talk for a while?
Onların geldiğini sanmıyorum.I don't think they're coming.
Onların her ikisi de Boston'da yaşadı.They both lived in Boston.
Onların yardımına ihtiyacım olacak.I will need their help.
Onların vertigosu yoktu.They didn't have vertigo.
Hikayelerini dinlemek istemiyorum. Ben zaten onların hepsini biliyorum.I don't want to hear your stories. I already know them all.
Onların her ikisi de kral'ın kızıyla evlenmek istiyorlardı.They both wanted to marry the King’s daughter.
Onların hepsi ölmeyi hak ediyor.They all deserve to die.
Onların bizi izlediğini düşünüyor musun?Do you think they followed us?
Onların bizi buraya kadar izlediğini düşünüyor musun?Do you think they followed us here?
Onların sessizliği beni sinirlendiriyor.Their silence makes me nervous.
Bu onların birkaç saatini alacak.It will take them some hours.
Herkes onların isimlerini biliyor.Everyone knows their names.
Onların ilişkisi ivme kazanmaya başladı.Their relationship really started gaining momentum.
Onların evlenme planları vardı.They had plans to be married.
Onların çantalarını tartmadım.I didn't weigh their bags.
Onların yaptığı inanılmazdı.What they did was incredible.
Herkes onların ne yaptığını biliyor.Everybody knows what they're doing.
Onların besleyecek aileleri var.They have families to feed.
Onların hepsi oldukça iyi hissediyor.They're all feeling pretty good.
Onların birlikte çıktığını gördüm.I saw them leave together.
Onların iyi bir takımı var.They've got a good team.
Onların hepsinin gitmesi gerekiyor.They all need to go.
Bu sabah onların iyi iştahı var.They have good appetite this morning.
Bildiğim kadarıyla onların çocukları yok.They have no children, to the best of my knowledge.
Onların bizden çok daha fazla sorusu olacak.They're going to have a lot more questions than we do.
Onların orada olduğunu biliyorum.I know they were there.
Onların iyi göründüğünü düşünüyorum.I think they look good.
Onların haklı olduğunu düşünüyorum.I think they were right.
Onların hatalı olduğunu düşünüyorum.I think they were wrong.
Ben onların hatalı olduğunu düşünüyorum.I think they're wrong.
Onların hepsi içeriye girdi.They all went in.
Onların ne planladığını merak ediyorum.I wonder what they're planning.
Onların beklediği benim.It's me they're waiting for.
Onların bir şey bildiğini düşünüyorum.I think they knew something.
Onların tavsiyesini görmezden geldim.I ignored their advice.
Onların hikayeleri sıkıca birbirine geçer.Their stories are tightly intertwined.
Onların beni affetmesini istemiyorum.I'm not asking them to forgive me.
Onların harcamalarını azaltmaları gerekecek.They will need to reduce their expenditures.
Onların nasıl olduğunu biliyoruz.We know how they are.
Onların üçüne sahibiz.We have three of them.
Engelli onu onların en iyi avukatı olarak düşündüThe disabled considered her their best advocate.
Onların hepsi böyle mi?Are they all like this?
Ben onların manzarasını bozmuyorum.I'm not spoiling their view.
Onların yazıcılarını ayırmıyorum.I'm not disconnecting their printers.
Onların tartıştığını duyabiliyordum.I could hear them arguing.
Benim annem onların annesinin bir kızkardeşi.My mother is a sister of their mother.
Onların paraya ihtiyacı yok.They don't need money.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod