Ana içeriğe geç
Sözlük

onların ile cümle

onların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom onların ona ​​teklif ettiği işi kabul etti.Tom accepted the job they offered him.
Onların hepsi aktördü.They were all actors.
Onların her ikisine de hayranım.I admire them both.
Onların derhal yardıma ihtiyacı vardı.They needed assistance immediately.
Onların hepsinin ilgiye ihtiyacı var.They all need attention.
Eğer arıları rahatsız etmezsen onların seni sokması olası değil.If you don't bother the bees, they're unlikely to sting you.
Onların fikirlerini ne değiştirdi?What changed their minds?
Onların istediği fiyat makul görünüyor.The price they are charging seems reasonable.
Onların hepsi aldattı.They all cheated.
Onların geleceğini biliyoruz.We know they'll come.
Onların endişeleri anlaşılabilir.Their concern is understandable.
Onların şaşkınlığı anlaşılabilirdir.Their confusion is understandable.
Tom onların davetlerini reddetti.Tom declined their invitation.
Onların üçü öldü.Three of them died.
Kim o tür bir durumda onların ne yapacağını gerçekten biliyor?Who really knows what they would do in that kind of situation?
Avustralya otoyollarında onların bisiklet yolları var mı?Do they have bike lanes on the freeways in Australia?
Tom onların ne yapmaları gerektiğini Mary'nin anladığını biliyordu.Tom knew Mary understood what they needed to do.
Onların izni olmadan onu yapmayacağız.We won't do that without their permission.
Onların sinirli olup olmadıklarını bilmiyorum.I don't know if they were nervous or not.
Onların rahatsız olacağını düşünüyor musun?Do you think they'll be offended?
Onların yedek bir planı var mıydı?Did they have a backup plan?
Onların üniformaları yoktu.They didn't have uniforms.
Onların bir duası yoktu.They didn't have a prayer.
Onların bir seçeneği yoktu.They didn't have a choice.
Onların görüşü önemli mi?Does their opinion matter?
Onların bir şansı yok.They don't have a chance.
Onların işi yok.They don't have jobs.
Onların yakıtı yok.They don't have fuel.
Onların neye ihtiyacı var?What do they need?
Onların işi var mı?Do they have jobs?
Onların bir hayali var.They have a dream.
Onların kazanması bekleniyordu.They expected to win.
Onların bizi beslediği etin tadı biraz tavuğa benziyordu.The meat they fed us tasted a little like chicken.
Onların duygularını anlıyorum.I understand their feelings.
Onların Tom'u bulacaklarını umuyorum.I hope they find Tom.
Onların hepsi kovulmalı.They should all be fired.
Gerçekten onların şansı yaver gitti.They got really lucky.
Onların hiçbir şeyi yok.They got nothing.
Onların hepsi seninle gitmeli.They all should go with you.
Onların yeterli yardımı var.They have enough help.
Onların gerçekten yardıma ihtiyaçları var.They need real help.
Onların da yardıma ihtiyacı var.They also need help.
Onların yardıma ihtiyacı vardı.They needed help.
Onların beni işe almaları gerekir.They should hire me.
Onların bana zehir enjekte ettiklerini düşünüyorum.I think they've injected me with poison.
Onların bize güvendiğinden oldukça eminim.I'm pretty sure that they trust us.
Ben onların hepsinin Kanadalı olduğunu sanıyordum.I thought they were all Canadians.
Onların her ikisi de benim için aynı görünüyor.They both look the same to me.
Ben onların görüşlerine değer veririm.I value their opinions.
Onların kazanacağını düşünüyorum.I think they'll win.
Onların her ikisini de sevdim.I liked them both.
Onların hepsini sevdim.I liked them all.
O onların gözünü korkutabilir.It might intimidate them.
Onların yatırımcılara ihtiyacı var.They need investors.
Onların nerede olduğu bilinmiyor.Their whereabouts are unknown.
Onların bulunduğu yer bilinmiyor.Their whereabouts are unknown.
Tom onların hepsini tanır.Tom knows them all.
Onların hepsi bunu biliyor.They all know this.
Onların her ikisi de iyi görünüyor.They both look good.
Onların hepsi benzer görünüyor.They all look alike.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod