Onların ikisi de tekrar güldü.They both laughed again.
Onlar onların yapmasını istediğin şeyi yapamadıklarını söylediler.They said they couldn't do what you asked them to do.
Onların hepsi uyumuyor.Not all of them are asleep.
Onların bizim yardımımıza ihtiyacı olabilir.They may need our help.
Onların hepsi gözlerini yukarı dikti.They all looked up.
Onların talimatlarına uymak zorundayız.We have to follow their instructions.
Onların talimatlarına uymalıyız.We must follow their instructions.
Onların hepsi erkek çocuğu değildi.They weren't all boys.
Onların yemek için bir şeye ihtiyacı olabilir.They may need something to eat.
Onların hepsi onu söylüyor.They all say that.
Onların tartışmalarına katılmadım.I wouldn't get involved in their argument.
Biz dün onları gördük.We saw them yesterday.
Onların hepsi uzaklaştı.They've all moved away.
Onların hepsi meşgul değil.They're not all busy.
Onların hepsi deli oldu.They've all gone crazy.
Onların tehlikeli olabileceğini düşünüyor musun?Do you think they might be dangerous?
Onların giysileri kullanıldı.Their clothes were used.
Ama onların sıkıntıları henüz bitmedi.But their troubles weren't over yet.
Tüm zayıflıklara saygı göstermelisin ve kendini onların savunucusu tayin etmelisin.Thou shalt respect all weaknesses, and shalt constitute thyself the defender of them.
Bütün dünya onları durdurmak için seferber edilecek.The whole world will be mobilized to stop them.
Onların dürüstlüğü kuşkulu.Their honesty is questionable.
Onların dürüstlüğü şüphelidir.Their honesty is dubious.
Onların cehenneme gitmeleri gerek!They should go to hell!
Onları sevmiyorsun, değil mi?You don't like them, do you?
Onların her ikisi de yanılıyor.They're both wrong.
Onların ne istediğini bilmiyorum.I don't know what they want.
Onların işsiz olduklarını düşündüm.I thought they were unemployed.
Onları Tom'a verme.Don't give them to Tom.
Onların hepsi hırsız.They're all thieves.
Onların orada gerçekten iyi yiyeceği var.They have really good food there.
Onları nereye bırakmalıyız?Where should we put them?
Onları korkutan bu mu?Is this what scares them?
Onları nasıl durdururuz?How do we stop them?
Onların ne oldu?What was wrong with them?
Onları yakaladın mı?Did you catch them?
Elmalarını sakla. Onları istemiyorum.Keep your apples. I don't want them.
Onları karşılamaya gidelim.Let's go and meet them.
Bunları onları isteyen birine vereceğim.I'll give these to anyone who wants them.
Onları korkutan bu.This is what scares them.
Onları görmeye gidelim.Let us go and see them.
Gidip onları görelim.Let us go and see them.
Herkes onların etrafında toplandı.Everyone gathered around them.
Onları bulacaksın.You'll find them.
Onların hepsi güçlü mü?Are they all strong?
Onların hepsi güçlü.They're all strong.
Onların dediğini yapsak iyi olur.We'd better do what they say.
Onların ne dediğini duydun mu?Did you hear what they said?
Onların hepsi rahatlamış görünüyordu.They all looked relieved.
Onların sorunu neydi?What was their problem?
Onları şahsen tanıyorum.I know them personally.
Onları denize atın.Throw them overboard.
Onların kaç taneye ihtiyacı var?How many do they need?
Onların isimlerini hatırlamıyorum.I don't remember their names.
Tom onların tüm isimlerini hatırlayamadı.Tom couldn't remember all their names.
Onların ikisi de bana sarıldı.Both of them hugged me.
Onların hepsi gitmek için kalktı.They all got up to leave.
Onların bilme hakkı var.They have a right to know.
Onların hepsinin sigortası var.They all have insurance.
Onların bir rehinesi var.They've got a hostage.
Onların her ikisi de evde.Both of them are at home.