Ana içeriğe geç
Sözlük

onları ile cümle

onları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Onların ne yapmayı düşündüklerini bilmiyorum.I don't know what they think they're doing.
Onların eleman aramadığını zaten biliyorum.I already know they're not hiring.
Onların hepsi ya öldü ya da ölüyor.They're all either dead or dying.
Onların nefesi kesildi.They're out of breath.
Onları geri alacaksınız.You'll get them back.
Onların evliliği bir aldatmaca.Their marriage is a sham.
Onları düşürmüş olmalısın.You must have dropped them.
Onları sevmemin nedeni bu.That's why I like them.
Tom ve Mary John'un onları duyması için yeterince yüksek konuşuyorlardı.Tom and Mary were speaking loud enough for John to hear them.
Biz sığırlar satın aldık ve onları kestik.We buy the cattle and slaughter them.
Bana onların hakkında bir şeyler bildiğin söylendi.I was told you had some news about them.
Onların her birini kontrol etmek zorunda kalacağız.We'll have to check every one of them, Tom.
Onların Tom'a ne söylediklerini düşünüyorsun?What do you think they're telling Tom?
Onların hepsi güçlü adamlardı.They were all strong men.
Onların hepsi hayal gücünüzün hayal ürünüdür.They're all figments of your imagination.
Ben onların yapmamı istediği her şeyi yapmaya hazırdım.I was prepared to do anything they asked me to do.
Tom onların acı çekmesini ister.Tom wants them to suffer.
Onların yüzlerini görmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to see their faces.
Onların yüzlerini görmeliydin.You should've seen their faces.
Onların isimlerine ihtiyacım var.I need their names.
Onların hepsi böyle olmayacak.They won't all be like this.
Onların büyük sorunları olduğunu biliyorum.I know they've got big problems.
Ben onların eylemleri için tüm sorumluluğu kabul ediyorum.I accept full responsibility for their actions.
Onların her ikisi de ifade verdiler.They both gave statements.
Onların hepsi işbirliği içinde.They're all in cahoots.
Onların biz olmadan gittiklerini düşünüyorum.I think they went without us.
Onların bunu hak ettiğini söylemedim.I didn't say they deserve it.
Onların buna layık olduklarını söylemedim.I didn't say they deserve it.
Onların nasıl hissettiklerini hayal edebilirsin.You can imagine how they felt.
Onların hepsi sert değil.They're not all violent.
Onları sadece bir uzman ayırt edebilir.Only an expert can tell them apart.
Onların ne kadar süreceğini tahmin etmek mümkün değil.There's no telling how long they'll last.
Onların hepsi bitkindi.They were all tired out.
Tom onların seni işe almaya çalıştıklarını söyledi.Tom said they tried to hire you.
Ben senin için onları alabilen tek kişiyim.I'm the only one who can get them for you.
Onların ne söylediklerini biliyorsun.You know what they say.
Onların bu yöne gittiğini düşünüyorum.I think they went this way.
Ben onların keyifli bir yolculukları olacağını umuyorum.I hope they have a pleasant journey.
Onların marifetine hayranım.I admire their ingenuity.
Onların ölme nedeni bu mu?Is that why they died?
Onların buraya geldiklerini nasıl biliyorsun?How do you know they came here?
Onların gerçek olduğunu mu düşünüyorsun?Do you think those are real?
Onların önünde kalabilir miyiz?Can we stay ahead of them?
Onları sorguladın mı?Did you question them?
Onların kim olduğunu düşünüyorsun, Tom?Who do you think they were, Tom?
Onların nereden geldiklerini biliyor musunuz?Do you know where they come from?
Onların dikkatlerini ne çeker?What would get their attention?
Onların neyin peşinde olduklarını düşünüyorsun?What do you think they're after?
Onların ne yapabileceğini biliyorsun, değil mi?You know what they can do, don't you?
Onların hepsi sayfalanmıştı.They've all been paged.
Onların hepsi eve geri gittiler.They've all gone back home.
Bu onların reddedemeyeceği bir öneri.It's an offer they can't refuse.
Onların hepsi bir şey söylemek için beni bekliyordu.They were all waiting for me to say something.
Tom onların her ikisi de çok genç olduğundan beri Mary'yi tanıyor.Tom has known Mary since they were both very young.
Onların hepsi geri gitti.They all went back.
Tom anahtarlarını aramak için üç saatten fazla harcadı ama onları hâlâ bulamadı.Tom spent over three hours looking for his keys, but still couldn't find them.
Onları durdurmanın imkanı yoktu.There was no stopping them.
Tom hiç kurt görmedi ama onları duyabildi.Tom never saw any wolves, but he could hear them.
Onları alalım.Let's get them.
Misafirlerden biri bana onların senin Tom'u öptüğünü gördüklerini söyledi.One of the guests told me that they saw you kissing Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod