Ana içeriğe geç
Sözlük

onları ile cümle

onları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Marie onları akşam yemeğine davet etti.Marie invited them to dinner.
Her şeye rağmen onları yenmenin mümkün ve gerekli olduğunu düşünüyorum.Despite everything I think it's possible and necessary to beat them.
Onları kaybetmedim.I didn't lose them.
Onları anlamıyorum.I don't understand them.
Onları dinlemiyorum.I don't listen to them.
Ben de onları tanımak istiyorum.I would like to know them too.
Onların hepsini sevmiyorum.I dislike them all.
Onların düşünme tarzı eski.Their way of thinking is old-fashioned.
Tom ve Mary, yalnızca Almanca konuşurlarsa polisin onları yakalayamayacağını düşündüler.Tom and Mary thought that the police would never catch them if they spoke only German.
David'in o kadar çok arkadaşı var ki onların tüm isimlerini bile hatırlayamıyor.David has so many friends that he can't even recall all their names.
Tom'un o kadar çok arkadaşı var ki onların hepsinin isimlerini hatırlayamıyor.Tom has so many friends that he can't remember all their names.
Onları torunlarım için saklıyorum.I'm saving them for my grandchildren.
Onların iki kedisi var.They have two cats.
Ben onların anne ve babalarına hakaret etmiyorum.I'm not insulting their parents.
Ben onların mektubundan birkaç satır alıntılayacağım.I'll quote a few lines from their letter.
Bu onların yeri.This is their place.
Elbiseler aldığında onların nerede yapıldıklarını kendine sorar mısın?When you buy clothes, do you ask yourself where they were made?
Onların denemek için birçok farklı balıkları var.They have many different fish to try.
Onların denemek için birçok farklı yemekleri var.They have many different dishes to try.
İnsanları anlamak istiyorsan onların söyledikleri ile ilgili herhangi bir not almamalısın.If you want to understand people, you shouldn't take any notice of what they say.
Onların okulu çok kötü görünüyor.Their school looks very bad.
Onların kendi çocukları olmadığı için bir kız evlat edinmeye karar verdiler.Since they had no children of their own, they decided to adopt a girl.
Onların sesleri mükemmel uyuyor.Their voices match perfectly.
Turistler hayvanları korkuturlar ve onların doğal aktivite yapılarını bozarlar.The tourists scare away the animals and disrupt their natural activity patterns.
Şimdi onların hepsi eğleniyor.They're all having fun now.
Onların hepsi kendilerini öldürdü.They all killed themselves.
Onların hepsi intihar etti.They all killed themselves.
Sanırım onların buna bizden daha fazla ihtiyacı var.I suppose they need it more than we do.
Gerçekten onları özlüyorum.I really miss them.
Onların kollarında öldü.He died in their arms.
O, onların kollarında öldü.He died in their arms.
Onların erkek kardeşini tanıyor musun?Do you know their brother?
Onların hepsi kayıp çocuğu arıyordu.They were all looking for the missing child.
Onların hikayesi uyduruldu.Their story was made up.
Onların bizimle ortak yönü yok.They have nothing in common with us.
Onların sizi korumaları gerekiyordu.They were supposed to protect you.
Tom kartları aldı ve onları karmaya başladı.Tom picked up the cards and began shuffling them.
Hastanede haplar almama rağmen onları düzgün şekilde kullanmadım.Although I received pills at the hospital, I never took them properly.
O sorular sorabilir ve onları cevaplayabilir.She can ask questions and answer them.
Tom ebeveynlerinden biraz alkol çaldı ve onların fark etmeyeceklerini düşündü.Tom stole some alcohol from his parents and thought that they wouldn't notice.
Ben onların çocuklarını ağlatmıyorum.I don't make their children cry.
Onların meyvelerini soymadım.I don't peel their fruits.
Onların şirketlerini ben işletmiyorum.I don't manage their company.
Onların paralarını boşa harcamıyorum.I don't waste their money.
Ben onları zorlamıyorum.I'm not forcing them.
Onları sevmiyorum.I don't like them.
Onların sana ihtiyacı vardı.They needed you.
Onları bırak.Let go of them.
Onlar onlarınkini getirdi.They brought theirs.
Onların cevaplara ihtiyacı var.They need answers.
Onların felçleri vardı.They had strokes.
Onların bir çocuğu var.They have one kid.
Onları bulacaksın, değil mi?You will find them, won't you?
O onları bulacak.He will find them.
Mary onları bulacak.Mary will find them.
Onları bulacaklar.They will find them.
Giysileri alın ve onları yıkamaya gidin.Take the clothes and go wash them.
Onların planları var.They have plans.
Onların planını onaylıyorum.I approve their plan.
Ona onları bana vermesini söyle.Tell him to give them to me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod