Ben onları yendim.I beat them.
Onları yendin, değil mi?You beat them, didn't you?
Onları yendi.He beat them.
Tom onları yendi.Tom beat them.
O onları yendi.She beat them.
Mary onları yendi.Mary beat them.
Onlar onları dövdü.They beat them.
Onların umudu var.They have hope.
Onların yüzükleri var.They have rings.
Onların bir banyoya ihtiyaçları varThey need a bath.
Onların yere ihtiyacı vardı.They needed space.
Onların bir oğulları var.They have a son.
Onların bir taksiye ihtiyacı var.They need a cab.
Onların kahvaltıları vardı.They had breakfast.
Hiç kimse onları çağırmadı.Nobody called them.
Bu onları rahatsız ediyor.This disturbs them.
Onları ne durdurdu?What stopped them?
Onların bir yardıma ihtiyacı var.They need a hand.
Onların tüm istediği budur.That's all they wanted.
Onların ne kutladıklarını düşünüyorsun?What do you think they're celebrating?
Bir sürü insan arabaları ilginç buluyor fakat ben onların hiç biriyle ilgilenmiyorum.A lot of folks find cars interesting, but I'm not interested in them at all.
Onların ne zaman karar vereceklerini biliyor muyuz?Do we know when they'll make their decision?
Onların paraya ihtiyaçları yoktu.They needed no money.
Onların hepsi deli mi?Are they all nuts?
Onların cansız olduklarını düşünüyor musun?Do you think they're dead?
Onların kim olduklarını bulun.Find out who they are.
Onları görüş alanımdan çıkarın.Get them out of my sight.
Bu onların hepsi mi?Is this all of them?
Onların tüm yaptıkları bu mu?Is this all they do?
Onların bir tane kazanmasına izin ver.Let them win one.
Onların hepsini ofisime götür.Take them all to my office.
Onların peşinde oldukları şey bu değil.That's not what they're after.
Onların kimsesi yok.They don't have one.
Onların sağlığı mükemmeldi.They were in perfect health.
Onların ne olduklarını düşünüyorsun?What do you think they are?
Yarın akşam onların ne yapmayı istediklerini düşünüyorsun?What do you think they want to do tomorrow evening?
Onların ne yapmayı istediklerini düşünüyorsun?What do you think they want to do?
Onların ne yemeyi istediklerini düşünüyorsun?What do you think they want to eat?
Onların ne görmek istediklerini düşünüyorsun?What do you think they want to see?
Onların kim olduklarını düşünüyorsun?Who do you think they are?
Tom onları alabilir.Tom can get them.
Alabiliyorken onları alın.Get them while you can.
Kesinlikle onları tanımıyorum.I definitely don't know them.
Onları yalnız bırak.Leave them alone.
Onların her ikisini de seviyorum.I like them both.
Hiçbir şey onların varlığını haklı gösteremez.Nothing justifies their existence.
Biz onların kararını hoş karşıladık.We welcomed their decision.
Onların bana bir iyilik yapmalarına ihtiyacım yok.I don't need them to do me any favors.
Söylenti onların Avustralya'ya gidiyor olmasıdır.The rumor is that they're going to Australia.
Onların, komutanları hakkında bazı şüpheleri vardı.They had some doubts about their commander.
Bazı insanlar onların tarihi yeniden yazabileceklerine inanıyorlar.Some people believe they can rewrite history.
Onların yapabildiğinden daha fazlasını yapabiliriz.We can do more than they can.
Onların Boston'da sahip olduğu gibi biz de burada neredeyse aynı iklime sahibiz.We have almost the same climate here as they do in Boston.
Onların casuslarından birini ele geçirdik.We have captured one of their spies.
Onların teklifini kabul edip etmeyeceğimize karar vermek için üç saatimiz var.We have three hours to decide whether we're going to accept their offer.
Onların söylediği gibi yapmalıyız, Tom.We must do as they say, Tom.
Onların söylediği gibi yapmalıyız.We must do as they say.
Onların mahremiyetine saygı duymalısın.You need to respect their privacy.
Tom ve Mary John onları tanıştırıncaya kadar birbirlerini tanımıyorlardı.Tom and Mary didn't know each other until John introduced them.
Tom onların sorularını cevaplayamadı.Tom couldn't answer their questions.