Ana içeriğe geç
Sözlük

onları ile cümle

onları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onları bana getir.Bring them to me.
Bu onların ki.This is theirs.
Düşmanlarını affet ama onların adlarını asla unutma.Forgive your enemies, but never forget their names.
Onların hiçbirinin karısı yok.None of them have wives.
Onların teklifini neden reddettiğini açıklayabilir misin?Can you explain why you turned down their proposal?
Onlar sorunlarını henüz çözemediler ama en azından onları ele alıyorlar.They haven't yet resolved their problems, but at least they're discussing them.
Komşunun çocukları ile sorun onların her zaman gece geç saatlerde gürültülü olmaları.The problem with the neighbor's kids is that they're always noisy late at night.
Tom ve Mary'nin asıl sorunu onların yaşayacak bir yer bulamaması.Tom and Mary's main problem is they can't find a place to live.
Sadece onları görmezden gelsek bütün sorunlarımız uzaklaşır.All our problems would go away if we just ignore them.
Onların sorunlarımız hakkında hiçbir fikri yok.They have no idea what our problems are.
Onları gönderdin mi?Did you send them?
Onları gönderdiniz mi?Did you send them?
Ölüler dans etmedi. Onların ondan daha iyi yapacak bir şeyleri vardı.The dead did not dance. They had something better to do than that.
Onların bana söylediği doğru değil.What they have told me is untrue.
Onların yaptığı budur.That's what they did.
Onların bunu yapma nedeni budur.That's why they did it.
Onların hepsi aynı görünüyor.They all look the same.
Tom onların güvenini kaybetti.Tom lost their trust.
Domates mahsülünün en iyilerini seçelim ve onları markete götürelim.Let's choose the best of the tomato crop and take them to the market.
Onların bayrağı mavi ve altındır.Their flag is blue and gold.
Tom elbiselerini çıkardı ve onları çamaşır makinesine koydu.Tom took his clothes off and put them into the washing machine.
Daha şimdiden onların yaklaşık üç yüz tanesini sattılar.They've sold about three hundred of them already.
Onların her ikisi de kask giyiyorlar mıydı?Were both of them wearing helmets?
Onların hepsi liseli.They're all high school students.
Onların hepsi lise öğrencisi.They're all high school students.
Sen onların hepsinden daha iyisin.You're better than all of them.
Onların her ikisi de sizden daha yaşlı.They're both older than you.
Onların her ikisi de gülmeye başladı.They both started laughing.
Onların ikisi de çok akıllı.They're both very smart.
Onların her ikisi de evli değil.They're both unmarried.
Onların ikisi de sanatçı.They're both artists.
Onun sözlerini onların yüz değerine göre almak yanlıştı.It was wrong to take his words at their face value.
Onların bir çocukları vardı.They had a child.
Onları yemeden önce belki elmaları soymalıydık.Maybe we should've peeled the apples before we ate them.
Onların çalışmak için takım elbise giymesi ve kravat takması gerekiyor.They are required to wear a suit and tie to work.
Onların kızgın olmak için hiçbir gerekçeleri yoktur.They have no reason to be angry.
Onları unuttum.I forgot them.
Pinokyo'nun bacakları o kadar sertti ki onları hareket ettiremiyordu.Pinocchio's legs were so stiff that he could not move them.
Eğer soyulmuş değillerse armutları yemeyeceğim. Onları sevmiyorum.I will not eat the pears if they are not peeled. I don't like them.
Kukla, elbiselerini çıkardı ve kurumaları için onları kumun üzerine serdi.The marionette took off his clothes and laid them on the sand to dry.
Birinin size verebileceği en büyük armağan onların sevgi ve zamanlarıdır.The greatest gift that someone can give you is their love and their time.
Onların CD'leri bir sanatçı tarafından düzenlendi.They organized their CDs by artist.
Onların amaçları otuz yaşından önce bir ev sahibi olmaktır.Their goal is to own a home before they are thirty.
Ben onların dişlerini çekmiyorum.I'm not pulling out their teeth.
Onların bilgisayarlarla çok deneyimi var.They have a lot of experience in computers.
Onların yeterince arkadaşları yok.They don't have enough friends.
Onların zengin olma arzusu var.They have a desire to be wealthy.
Erkekler çok kolay söz verirler fakat onları kolay unuturlar.Boys give promises very easily, but they as easily forget them.
Onların sapıkça sırıtmalarını görmek istemiyorum.I do not want to see their perverted smirks.
Resimlerin hiçbirisinde yokum çünkü onları ben çektim.I'm in none of the pictures, because I took them.
Tom araba anahtarlarını Mary'ye attı ve o onları yakaladı.Tom threw the car keys to Mary and she caught them.
Onların paramı bana geri vermelerini istiyorum.I want them to give me my money back.
Biz onların yardımı ile yapabilirdik.We could do with their help.
Onların bahsettikleri adam uzun süredir ölü.The man they're talking about has been dead for a long time.
Elma sevmem. Onların hepsi bana tatsız görünüyor.I don't like apples. All of them seem tasteless to me.
Onların espri anlayışı var.They have a sense of humor.
Onların hepsi beni bekliyorlardı.They were all waiting for me.
Bu araba bizimdi. Şimdi onların.This car was ours. Now it is theirs.
Her zaman düşmanlarını affet. Hiçbir şey onları daha fazla rahatsız edemez.Always forgive your enemies. Nothing irritates them more.
Onların kaçmasına izin verme.Don't let them escape!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod