Ana içeriğe geç
Sözlük

onları ile cümle

onları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onların zamanında geleceğine inanabilirsin.You can rely on their coming on time.
Onların yardımına bel bağlayamazsın.You can't count on their help.
Onların bebeği zaten yürüyebiliyor.Their baby is able to walk already.
Onların kulübesi vadide yer almaktadır.Their hut is situated in the valley.
O sevimli bebek onların aşkının meyvesidir.That cute baby is the fruit of their love.
Onları tanıyor musun?Do you know them?
Onları çok uzun bekletmemelisin.You shouldn't keep them waiting so long.
Sadece onları toparlamanız gerekli.You have only to put them together.
Sizin takımınız çok iyi fakat onlarınki en iyi.Your team is very good, but theirs is the best.
Annen onları yaptı mı?Did your mother make those?
Onların dinlerini göz önünde bulundurmalısın.You should think of their religions.
Onların her ikisi de çok heyecanlı.They are both very excited.
Bir saatten fazladır onları arıyorum.I've been looking for them for more than one hour.
Onların planları hakkında bir şey bildiğini inkar etti.He denied knowing anything about their plans.
Sözleşme yüzünden onları teslim etmek zorundadır.Because of the contract, he is bound to deliver them.
Planlar yapmak onları uygulamaya koymaktan daha kolaydır.It is easier to make plans than to put them into practice.
Polis onların adlarını ve adreslerini istedi.The policeman demanded their names and addresses.
Polis onların çantalarını inceliyordu.The police were examining their bags.
Polisler onların çantalarını inceliyordu.The police were examining their bags.
Polisler onları hırsızlık için tutukladı.The police arrested him for theft.
Balinalar korunmadıkça onların soyu tükenecek.Unless whales are protected, they will become extinct.
Şiddetli yağmur onların oraya gitmesini engelledi.The heavy rain prevented them from going there.
Onların tartışmasını durdurmaya çalıştım ama bu kolay değildi.I tried to stop their quarrel, but that was not easy.
Köpeklere gelince, müşteriler onları bu mağazaya getiremiyebilirler.As for dogs, customers may not bring them into this store.
Onlar onları göl üzerinde vurdu.They shoot them off over the lake.
Onların arkalarından insanlar hakkında konuşma.Don't talk about people behind their backs.
Eğer onları hava yoluyla gönderirsen çok minnettar olmalıyım.I should be very grateful if you would send them by air.
Konuşma onların sosyal hareketinin lehineydi.The address was in favor of their social movement.
Yüksek bina onların evini güneş ışığından yoksun bıraktı.The high building deprived their house of sunlight.
Sorun onların parasının olmamasıdır.The trouble is that they have no money.
Sorun onların vaktinin olmamasıdır.The trouble is that they have no time.
Rahip onları koca ve karı ilan etti.The priest pronounced them man and wife.
Onları yalnız bıraksan bile, çocuklar büyür.Children will grow even if you leave them alone.
Onun çocukları Tokyo'ya gitti ve onları çok özlüyor.Her children have gone to Tokyo and she misses them very much.
Onların evini ziyaret ettiğimde çift, bir tartışmanın tam ortasındaydı.When I visited their apartment, the couple was right in the middle of an argument.
Okulumuz onlarınkinden daha büyüktür.Our school is larger than theirs.
Takımımız beyzbolda onları 5-0 mağlup etti.Our team defeated them by 5-0 at baseball.
Kısa sürede onların hızına yetiştim.I caught up with them soon.
Onların yeni bir araba almasını ummuyorduk.We didn't anticipate their buying a new car.
Biz onların güvenliği için endişeliyiz.We are anxious for their safety.
Onların çocuklarının her biri için iyi bir hediye seçtik.We chose a good present for each of their children.
Biz onları sessiz tuttuk.We kept them quiet.
O benden onları getirmemi rica etti.She asked me to bring them.
Benim elmalarımı al, çocuk, ve onları şehirde sat.Take my apples, boy, and sell them in the city.
Bunun şimdiye kadar onların önerdiği tüm planların en iyisi olduğuna inanıyorum.I believe this is by far the best of all the plans they proposed.
Onların onun etrafını çevirdiğini gördüm.I saw them surrounding him.
Onların her birine bin yen verdim.I gave them one thousand yen each.
Yirmi kişiyi partime davet ettim fakat onların hepsi gelmedi.I asked twenty people to my party but not all of them came.
Saat altıda onları karşılayacağız.I'll meet them at six.
Ben, bu tartışmada onların yanında yer aldım.I took sides with them in the argument.
Onların her ikisini de çok seviyorum.I like both of them very much.
Onların hepsine cevap verebildim.I could reply to all of them.
Onların arasındaki farkı fark etmedim.I didn't realize the difference between them.
Onların neden restoranı kapatmak için zorlandıklarından emin değilim.I'm not sure why they were forced to close the restaurant.
Onların geçmesine izin vermek için kenarda durdum.I stood aside to let them pass.
Onların evde kalmasını sağlamak için çok uğraştım fakat onlar beni dinlemeyi reddettiler.I tried hard to make them stay home, but they refused to listen to me.
Onları şehir kütüphanesinden ödünç alıyorum.I borrow them from the city library.
Onları trende bırakmış olabilirim.I may have left them behind in the train.
Ona onları okuyabilip okuyamayacağımı sordum.I asked him if I could read them.
Onların bankaya girdiğini gördüm.I saw them enter the bank.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod