Ana içeriğe geç
Sözlük

onları ile cümle

onları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onların basketbol oynadığını gördüm.I saw them play baseball.
Ben onların kol kola yürüdüğünü gördüm.I saw them walking arm in arm.
Onların kızının doğumunda onları tebrik ettim.I congratulated them on the birth of their daughter.
Onların sıcak ellerini asla unutmayacağım.I will never forget their warm hands.
Ben onların resimlerini seviyorum.I like their pictures.
Ben onların arasına oturdum.I sat among them.
Onların söylediğine inanıyorum.I believe in what they said.
Ben onların onayını istedim.I asked for their approval.
Onların hepsini tanıyorum.I know all of them.
Onların hiçbiri tanımıyorum.I know none of them.
Onların sabah kahvaltısını hazırlamalıyım.I must prepare their breakfast.
Ben onların taleplerini karşılayamam.I cannot meet their demands.
Onların hepsini tanımıyorum.I don't know all of them.
Onları uğurlamak için havalanına gittim.I went to the airport to see them off.
Onları arabayla Kanda'ya bıraktım.I dropped them off at Kanda.
Onları biliyorum.I know them.
Onların her ikisini de tanıyorum.I know both of them.
Onların Beyzbol oynamasını izledik.We watched them play baseball.
Biz beyzbolda onları yendik.We defeated them in baseball.
Maalesef onları zamanında bitiremem.I'm afraid I can't finish them in time.
Sonra onur konuğu onları açar ve şükranlarını ifade eder.Then the guest of honor opens them and expresses his or her appreciation.
Ben dinledim ama onların ne söylediğini çıkaramadım.I listened but couldn't make out what they were saying.
Aslında, onların bütün ilgilendiği güçtür.In reality, all they are interested in is power.
Ne kadar ilginç sihir gösterileri olursa olsun, onları o kadar çok sevmiyorum.No matter how interesting magic shows may be, I don't like them so much.
Onları aldığında lütfen bana bildir.Please let me know when you receive them.
Onları hafta sonuna kadar almalısın.You should receive them by the end of the week.
Ciddi yaralarına rağmen onların hepsi iyi ruh hali içindeydi.For all their serious wounds, all of them were in good spirits.
Bu ilkbahar onları görmek için sabırsızlanıyorum.I look forward to seeing them this spring.
Komutan onların ilerlemelerini emretti.The general commanded them to move on.
Küçük çocuklar onları sürekli izlemiyorsanız dolaşmaya eğilimlidirler.Small children tend to wander off if you don't watch them all the time.
Oğlan bir avuç yer fıstığı topladı ve onları küçük bir kutuya koydu.The boy gathered a handful of peanuts and put them in a small box.
Durum onların kontrolünden çıktı.The situation got out of their control.
Yiyecek yokluğu onları çok acıktırdı.Lack of food made them very hungry.
İnsanlarla arkadaş olmanın onları ne kadar süredir tanıdığınla bir ilgisi yoktur.Making friends with people doesn't have anything to do with how long you know them.
Birkaç rehber kitap satın aldım, onların hiçbiri bana yardım etmedi.I bought several guidebooks, none of which helped me.
Sadece öğrenciler değil fakat aynı zamanda onların öğretmeni de tatil istiyor.Not only the students but also their teacher wishes for holidays.
Ben onların hepsini sevmiyorum.I don't like all of them.
Onların hepsini büyük bir çantaya koyar mısın?Could you put all of them in a large bag?
Onların hepsi benim kişisel eşyalarım.They are all my personal belongings.
Onların arkasından başkaları hakkında kötü şeyler söyleme!Don't say bad things about others behind their backs.
Onların üniversiteye gitmelerini ve işadamları olmayı öğrenmelerini istedi.He wanted them to go to college and learn to be businessmen.
Tüm köy onları karşılamaya çıktı.The whole village came out to welcome him.
Birçok insan sizi örnek alıyor. Onları hayal kırıklığına uğratmayın.A lot of people look up to you. Don't let them down.
Tombul beyaz bir kedi, duvarın üstüne oturdu ve onları uykulu gözlerle seyretti.A fat white cat sat on a wall and watched them with sleepy eyes.
Büyük bir otelde kalırsanız, onların yüzme havuzu kullanabilirsiniz.If you stay at a big hotel, you can use their swimming pool.
Şiddetli yağmur, onların kalkışını erteledi.The heavy rain made them put off their departure.
Yoğun kar onların kalkışını erteletti.The heavy snow made them put off their departure.
Onların sınıfının sorumluluğunu kim alacak?Who will take charge of their class?
Onların hiçbiri hayatta değil.None of them is alive.
Onların bir erkek bebeği oldu.A baby boy was born to them.
Sabah onları güvertede buldu.Morning found them on deck.
Onların başkenti yıllarca Cuzco idi.Their capital was Cuzco for many years.
Kağıtları topla ve onları buraya getir.Gather the papers and bring them here.
Bunun için onların başlarındaki mıknatıslar sorumluydu.The magnets on their heads were responsible for that.
Onların evleneceklerine kesin gözüyle bakıyorum.I take it for granted that they'll get married.
Onların her ikisi de aynı anda geldiler.Both of them arrived at the same moment.
Onların ikisi arasındaki ilişkiler nasıl gidiyor?How are relations between the two of them going?
Onların tartışması sonunda berabere bitti.Their argument eventually ended in a draw.
Onların görüşleri arasında ince bir fark vardı.There was a subtle difference between their views.
Onların kılıçları çatıştı.Their swords clashed.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod