Ana içeriğe geç
Sözlük

onları ile cümle

onları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Onları nasıl karşılaştırabilirsin?How can you even compare them?
Onların yetenekli bir yapımcısı var.They have a talented producer.
Bu onların suçu değil.It's not their fault.
Onların ikisinden daha uzun olanı önce dışarıya çıktı.Of the two of them, the taller one went out first.
Onların botları başıboş.Their boat is adrift.
Onların her ikisi de Fransızca anlar mı?Do they both understand French?
Onları birbirinden nasıl ayırıyorsun?How do you tell them apart?
Onları nasıl ayırt edersin?How do you tell them apart?
Onlar bizi almadan önce onları alın.Get them before they get us.
Benim iki arabam var ama onların ikisi de servis dışı.I've got two cars, but they're both out of service.
Tom onların hatası için suçu üstlendi.Tom took the blame for their mistake.
Onların başına ne geldi?What became of them?
Her şey insanın ellerinde. Bu yüzden onları sık sık yıka.All is in the hands of man. Therefore wash them often.
Onların çalışması gerek.They need to study.
Onların erken kalkmaları gerekir.They need to get up early.
İşte onların kitapları.Here are their books.
Bitkilerinizle konuşmak onların daha hızlı büyümelerine yardımcı olmaz.Talking to your plants doesn't help them grow faster.
Başlarından geçenleri düşününce onların çok cesur olduklarını düşünüyorum.I think they were very brave, considering all they had to go through.
Onların hepsini görmek için geri gel.Come back to see them all?
Onları bana kim verdi?Who gave them to me?
Onların ikisi de benden hoşlanmazlar.They both don't like me.
Bugün onların hepsini satmak zorundayım.I have to sell them all today.
Onların etraftaki valizlerini çekmeyeceğim.I'm not going to drag their suitcases around.
Onların bagajını çekmeyeceğim.I'm not going to drag their luggage around.
Onları açman gerektiğini söyleyinceye kadar gözlerini kapalı tut.Keep your eyes closed until I say that you should open them.
Onların ikisi de yeteneklidir.They are both talented.
Bu atlar onların.These horses are theirs.
Tom yataktan çarşafları çekti ve onları çamaşır makinesine koydu.Tom took the sheets off the bed and put them into the washing machine.
Ben onların evini geçerken Tom ve Mary tartışıyordu.Tom and Mary were arguing last night when I passed their house.
Onların istedikleri her şeyi almak için yeterli parası yok.They don't have enough money to buy everything they need.
Onların hepsi hamburgerler ve içecek bir şey sipariş etti.They all ordered hamburgers and something to drink.
Tom havluları katladı ve onları rafa koydu.Tom folded the towels and put them on the shelf.
Onların bugün eve erken gitmemize izin verip vermeyeceklerini merak ediyorum.I wonder if they'll let us go home early today.
Onların hepsinin olanların farkında olduklarından eminim.I'm sure they're all aware of what happened.
Bu onların istediği paraya değmez.It's not worth the money they're asking for.
Onların bir ip merdiveni olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if they have a rope ladder.
Yaklaşık bir saat önce onların sekizinin hepsini gördüm.I saw all eight of them about an hour ago.
Onların hepsi otoparkta bekliyor.They all are waiting in the parking lot.
Tom zarları aldı ve onları attı.Tom picked up the dice and threw them.
Onların Tom'un burada olmasına izin vermeleri bana sürpriz oldu.I'm surprised they let Tom in here.
Onların ikisi de geleceğini söyledi.Both of them said they would come.
Onların kim olduğundan hâlâ emin değilim.I'm still not sure who they are.
Onların peşimizde olmadıklarından eminim.I'm sure they're not after us.
Onları sana vereceğim.I'm going to give them to you.
Onları size vereceğim.I'm going to give them to you.
Lütfen onları kontrol eder misin?Would you please check those?
Onların hepsi isim etiketi takıyor.They're all wearing name tags.
Onların asla gitmeyeceğini düşündüm.I thought they'd never leave.
Onların neden Tom'u seçtiğini merak ediyorum.I wonder why they chose Tom.
Onların her ikisi de ağlamaya başladı.Both of them started crying.
Onların hepsi suçlu değil.They're not all criminals.
Onların hiç parası yok.They don't have any money.
Onların bizi duyabileceğinden eminim.I'm sure they can hear us.
Onların dikkatlerini dağıtmaya çalışacağım.I'll try to distract them.
Onların bizi duyduğunu düşündüm.I thought they'd heard us.
Tom onları içeri almadı.Tom wouldn't let them in.
Onları seninle paylaşacağım.I'll share them with you.
Ben onların Tom'u bulduğunu düşündüm.I thought they found Tom.
Onların hepsi bizi izliyor.They're all watching us.
Onları yanımda götürüyorum.I'm taking them with me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod