Ana içeriğe geç
Sözlük

ondan ile cümle

ondan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin ondan daha iyi bir yüzücü olduğunu onaylamak için isteksiz görünüyor.Tom seems to be unwilling to acknowledge that Mary is a better swimmer than he is.
Tom Mary'nin ondan hiç hoşlanmadığına inanmayı zor buldu.Tom found it hard to believe that Mary didn't like him at all.
Tom Mary'nin ondan ne beklediğini bilmiyor.Tom doesn't know what Mary expects from him.
Tom telefonda ondan bahsetmek istemedi.Tom didn't want to talk about that over the phone.
Tom ondan bahsetmek istemedi.Tom didn't want to talk about it.
Tom ondan ne bekleyeceğini tam olarak bilmiyordu.Tom didn't know exactly what was expected of him.
Tom Mary'nin ondan yapmasını istediğinin ne olduğunu tam olarak bilmiyordu.Tom didn't know exactly what it was that Mary wanted him to do.
Tom Mary'nin ondan hoşlanmamış olma ihtimalini kabul edemedi.Tom couldn't rule out the possibility that Mary didn't like him.
Tom'un, Mary'nin ondan satın almasını istediği her şeyi maaşıyla almaya gücü yetmez.Tom can't afford all the stuff Mary wants him to buy on his salary.
Tom ne yaparsa yapsın, Mary'nin ondan hoşlanmayacağı sonucuna vardı.Tom came to the conclusion that no matter what he did, Mary wouldn't like it.
Sanırım sonunda Tom Mary'nin gerçekten ondan hoşlanmadığını anlayacak.I imagine that Tom will eventually figure out that Mary doesn't really like him.
Tom'un ondan yapmasını istediğimi yapmayacağına inanmak için hiçbir nedenim yok.I have no reason to believe that Tom won't do what I asked him to do.
Ondan nefret etmeye başlıyorum.I'm beginning to hate her.
Tom sıcak olduğunda, ondan nefret eder.Tom hates it when it's hot.
Ondan tavsiye iste.Ask her for advice.
Ondan haber almadığım için ona tekrar yazdım.Because I didn't hear from him, I wrote to him again.
Gerçekten ondan hoşlanmıyorum, aslında, ondan nefret ediyorum.I don't really like him, in fact, I hate him.
Samuel ondan isteyen herkese yardımcı olur.Samuel helps anyone who asks him.
Herkes senin ondan daha zeki olduğunu biliyor.Everybody knows you're more intelligent than she is.
Zaten ondan asla hoşlanmadım.I never liked that one anyway.
Kirayı ödeyemediğim için ondan yardım istedim.Since I couldn't pay the rent, I asked him for help.
Bu kitap ondan çok fazla daha ilginç.This book is much more interesting than that one.
Tom ondan hoşlanacağını umuyor.Tom hopes you'll like it.
Tom Mary'nin ondan yapmasını istediğini yapmak için oldukça çok fazla sağduyuya sahiptir.Tom has way too much common sense to do what Mary's asking him to do.
Ondan daha kısayım.I'm shorter than him.
Ondan herhangi bir iyilik isteme.Don't ask him for any favors.
O, ondan daha zeki.She's cleverer than him.
Bu adamı unut. Dünyada ondan daha iyi insanlar var.Forget about this guy. There are a lot of men better than him in this world.
Onu tanıdığım andan beri ondan nefret ettim.From the moment that I met her, I hated her.
Kesinlikle ondan öğrenebileceğin çok ilginç şeyler vardır.There are certainly many interesting things you can learn from him.
Ondan sonra onu tekrar görmedim.I didn't see him again after that.
Ondan sonra bir daha onunla karşılaşmadım.I didn't meet him again after that.
Ondan sonra, onu tekrar görmedim.After that, I didn't see him again.
Ondan bir mektup aldın mı?Have you received a letter from him?
Ondan nefret edilir.He is hated.
Bir defa bir şeye başladıktan sonra ondan pes etme.Once you've started something, don't give it up.
Ondan kaçınmayı tercih ederim.I'd rather avoid it.
Eğer böyle davranırsan o senin ondan nefret ettiğini düşünür.If you act like that, he'll think you hate him.
Yerinde olsam, ondan uzak dururum.If I were you, I'd stay away from that.
Eminim ki ondan büyük bir şarkıcı olacak.I am sure that she will become a great singer.
Daha önce size ondan bahsetmiştim.I have mentioned it to you before.
Ondan hoşlandığına sevindim.I'm glad you like it.
Yarın ondan rica edeceğim.I will ask him tomorrow.
Bu kız ondan çok daha güçlüdür.This girl is much stronger than him.
Albümü tekrar dinle ve daha sonra ondan hoşlanıp hoşlanmadığını bana söyle.Listen to the album again and tell me later if you like it.
Kim ondan iki yaş daha büyük.Kim is two years older than he is.
Ondan beni rahatsız etmemesini rica ettim.I asked him not to bother me.
Ondan önce içeriye girebilir miyim?Could I get in before that?
Kötü alışkanlığa bir bulaşırsan, ondan kolayca kurtulamazsın.Once you've formed a bad habit, you can't get rid of it easily.
O, ondan üç yıl daha büyüktür.He's three years older than she is.
O, ondan üç yıl daha yaşlıdır.He's three years older than her.
Ve ondan sonra hep mutlu yaşadılar.And they all lived happily ever after.
O zamandan beri ondan haber alamadık.We haven't heard from her since then.
Bu bilgisayar ondan daha iyidir.This computer is better than that one.
Tam da yatmaya giderken ondan bir telefon aldım.I got a phone call from him just as I was about to go to bed.
Evimden ayrılmak üzereyken ondan bir telefon çağrısı aldım.When I was about to leave my house, I got a phone call from her.
Paul öyle hoş bir adam ki herkes ondan hemen hoşlanıyor.Paul is such a nice guy that everyone immediately likes him.
Ondan daha iyi bir liderdir.She's a better leader than he is.
O, ondan daha yaşlıdır.She's a lot older than he is.
O ondan beş yaş daha genç.She's five years younger than he is.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod