Ana içeriğe geç
Sözlük

ondan ile cümle

ondan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O, ondan hoşlanmasa bile onunla evlendi.She married him even though she didn't like him.
O, ondan bir sürü para çaldı, bu yüzden o, şimdi hapishanededir.She stole a lot of money from him, so now she is in prison.
O, ondan bir sürü para çaldı.She stole a lot of money from him.
O, ondan nefret ederdi.She used to hate him.
Ondan toplantıda konuşmaması rica edildi.She was asked not to speak at the meeting.
O, geri geldiğinde o ona ondan bahsedecek.She'll tell him about it when she comes back.
O ondan çok daha mutludur.She's much happier than him.
O, ondan çok daha ağırdır.She's much heavier than him.
O ondan daha yaşlıdır.She's older than him.
O ondan daha akıllı.She's smarter than him.
O ondan daha uzun boyludur.She's taller than him.
O, ondan iki yaş daha büyüktür.She's two years older than him.
O, ondan iki yaş daha gençtir.She's two years younger than him.
O ondan daha genç.She's younger than him.
Sanırım ondan yardım istememin zamanıdır.I think it's time for me to ask for her help.
Kesinlikle ondan nefret etmiyordu.She certainly did not hate him.
Ondan özür dilemelisin, ve bunu derhal yapmalısın.You must apologize to her, and do it at once.
Ben ondan daha iyiyim.I'm better than him.
Henüz ondan daha yaşlıyımI am yet older than he is.
Niçin oturup ondan bahsetmiyoruz?Why don't we sit down and talk about it?
Sanırım ondan hoşlanıyorsun.I suppose you like it.
Bu kitabı ondan aldım.I got this book from him.
Bu kitap ondan bile daha ilginç.This book is even more interesting than that one.
Karısı ondan hoşlandığı için o evi satın aldı.He bought that house because his wife liked it.
Yaşlı bir adamın, ondan çok daha genç bir karısı var.An old husband has a wife far younger than him.
Beyzboldan hoşlanan tek kişi sen değilsin. Tom da ondan hoşlanıyor.You aren't the only one who likes baseball. Tom likes it, too.
Tom birkaç aydır ondan haber almadı.Tom hasn't heard from him for several months.
Tom bana ondan bahsetmedi.Tom didn't mention it to me.
Tom ondan yapması beklenilen işlerin hiç birisini yapmadı.Tom didn't do any of the work he was supposed to do.
Tom ondan almasını istediğim şeyi almadı.Tom didn't buy what I asked him to.
Mademki sen ondan bahsediyorsun, Tom'u bugün sınıfta gördüğümü hatırlamıyorum.Now that you mention it, I don't remember seeing Tom in class today.
Tom'un çocuklarının ondan bir şey miras alması çok zayıf bir olasılıktır.It's very unlikely that Tom's children inherited anything from him.
O ondan özür diledikten sonra Tom bile Mary ile konuşmadı.Tom wouldn't even talk to Mary after she had apologized to him.
Tom, Mary'nin niçin ona ondan bahsetmediğini merak etti.Tom wondered why Mary didn't tell him about it.
Tom ondan üç gün sonra Mary'yi görmeye gitti.Tom went to see Mary three days after that.
Tom Mary'nin neden ondan hoşlanmadığını anlamak istiyordu.Tom wanted to understand why Mary didn't like him.
Tom Mary'nin ondan bir şey sakladığını düşündü.Tom thought that Mary was hiding something from him.
Tom Mary'nin ondan hoşlanmadığına inanmayı reddetti.Tom refused to believe that Mary didn't like him.
Tom Mary'ye ondan ödünç aldığı bütün parayı geri ödeyeceğine söz verdi.Tom promised Mary that he'd pay back all the money that he'd borrowed from her.
Tom saat ondan sonra Mary'nin TV izlemesine izin vermez.Tom doesn't let Mary watch TV after 10:00 p.m.
Tom Mary'nin ondan hoşlanıp hoşlanmadığını bilmiyor.Tom doesn't know whether Mary likes him or not.
Tom Mary'nin ondan daha genç mi daha yaşlı mı olduğunu bilmez.Tom doesn't know whether Mary is younger or older than he is.
Tom Mary'nin onun doğum günü için ondan ne almasını istediğini bilmiyor.Tom doesn't know what Mary wants him to buy her for her birthday.
Tom Mary'nin ondan daha akıllıca davranacağını beklemiyordu.Tom didn't expect that Mary would outsmart him.
Tom Mary'nin ondan niçin hoşlanmadığını anlayamadı.Tom couldn't understand why Mary didn't like him.
Tom Mary'ye ondan hoşlanıp hoşlanmadığını sordu.Tom asked Mary whether she liked him.
Tom ve Mary her ikisi de ondan sorumlu.Tom and Mary are both responsible for it.
Hem Tom hem de Mary ondan sorumlu.Tom and Mary are both responsible for it.
Mary kendini öldürmeden önce Tom silahı ondan aldı.Tom took the gun from Mary before she could kill herself.
Ben ondan dört yaş daha küçüğüm.I am four years younger than him.
Yarın Tom'la telefonda konuşmayı ve ondan yardım istemeyi planlıyorum.I plan to get a hold of Tom by phone tomorrow and ask him to help.
Yarın Tom'a telefon etmeyi ve ondan yardım istemeyi planlıyorum.I plan to telephone Tom tomorrow and ask him to help.
Yarın Tom'a telefon etmeye ve ondan yardım istemeye niyetim var.I intend to phone Tom tomorrow and ask him to help.
O zamandan beri ondan haber almadım. Onun ne yaptığını merak ediyorum.I haven't heard anything from him since then. I wonder what he's up to.
Ondan neden hoşlanmadığını açıklayabilir misin?Can you explain why you dislike him?
Tom Mary'nin ondan bir şey sakladığı hissini atlatamadı.Tom couldn't shake the feeling that Mary was hiding something from him.
Ben ondan dört yaş küçüğüm.I am 4 years younger than him.
Tom, John'un ondan ödünç para almaya çalışacağı konusunda Mary'yi uyardı.Tom warned Mary that John would try to borrow money from her.
Tom Mary'nin ondan hoşlanmadığını düşündü.Tom thought that Mary didn't like him.
Tom Mary'nin onun niçin ondan hoşlanmadığını bildiğini düşündü.Tom thought Mary knew why he didn't like her.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ondan ile cümle - Sayfa 8 - ondan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App