onaylama ile cümle

onaylama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Teklifinizi onaylayıp onaylamayacağımıza henüz karar verilmedi.It has not yet been decided whether to approve of your proposal.
30'u için rezervasyonumu onaylamak istiyorum.I'd like to confirm my reservation for the 30th.
Kaşını kaldırarak onaylamadığını gösterdi.He showed his disapproval by raising an eyebrow.
Boşa zaman kaybını onaylamadı.He didn't approve of wasting time.
Kadınların sigara içmesini onaylamaz.He doesn't approve of women smoking.
Babam, evliliğimi asla onaylamayacak.Father will never approve of my marriage.
Babam konsere gitmemi onaylamadı.My father disapproved of my going to the concert.
Babam yurt dışına gitmemi onaylamadı.My father consented to my going abroad.
Babam onu onaylamaz.My father doesn't approve of her.
Yeniden onaylamalı mıyım?Do I need to reconfirm?
Bunu onaylamak için arayacağım.I will call in order to confirm it.
Otel rezervasyonumunu 5 Mayıs'ta onaylamak isterim.I'd like to confirm my hotel reservation on May 5th.
Tüm delegeler, onu onaylamak için oy verdi.All the delegates voted to approve it.
İngiltere ile anlaşmayı onaylamak için Senato hızlı davrandı.The Senate acted quickly to approve the treaty with Britain.
Başkan Jackson onaylamadı.President Jackson did not agree.
Kongre önlemi onaylamadı.Congress did not approve the measure.
Tom Mary'nin barlarda şarkı söylemesini onaylamadı.Tom disapproved of Mary singing in bars.
Tom Mary'nin ondan daha iyi bir yüzücü olduğunu onaylamak için isteksiz görünüyor.Tom seems to be unwilling to acknowledge that Mary is a better swimmer than he is.
Tom Mary'nin davranış biçimini kesinlikle onaylamadı.Tom certainly didn't approve of the way Mary was behaving.
Mary'nin ebeveynleri onun dövme yaptırma kararını onaylamadılar.Mary's parents disapproved of her decision to get tattooed.
O onaylamadı.She didn't confirm.
Sen onaylamadın.You didn't confirm.
O onaylamayacak.She will not approve.
O onaylamaz.He will not approve.
Tom onaylamak için başını salladı.Tom nodded approval.
Onu onaylamayacağım.I won't confirm it.
Tom asla onaylamazdı.Tom would never have approved.
Tom onaylamazdı.Tom would not approve.
Tom onaylamayacak.Tom won't approve.
Tom Mary'ye onaylamayan bir bakış verdi.Tom gave Mary a disapproving look.
Senin onaylamadığın bir şeyi yapmıyoruz.We're not doing anything you wouldn't approve of.
Tom'un onaylamayacağından eminim.I'm sure Tom wouldn't approve.
Tom onun kafasını onaylama içinde salladı.Tom nodded his head in approval.
Ailesi onun erkek arkadaşını onaylamadı.Her family did not approve of her boyfriend.
Tom Boston'a gezimi onaylamadı.Tom disapproved of my trip to Boston.
Tom'un davranma tarzını onaylamadığını varsayıyorum.I take it you don't approve of the way Tom's been behaving.
Tom'un hareket etme tarzını onaylamadığını varsayıyorum.I take it you don't approve of the way Tom's been acting.
Kızgın bir müşterinin duygularını onaylama durumun yatıştırılmasında etkili bir yoldur.Validating an angry client's feelings is an effective way of defusing the situation.
Ailesi onun onunla olan ilişkisi onaylamadı.Her parents didn't approve of her relationship with him.
Tom kesinlikle onaylamaz.Tom most certainly would not approve.
Tom bunu onaylamazdı.Tom wouldn't agree with this.
Tom onu onaylamadı.Tom didn't approve of that.
E-posta adresini onaylaman gerekiyor.You need to confirm your e-mail address.
Siparişinizi onaylamak için aşağıdaki düğmeye basınız.Click on the button below to confirm your order.
Sorun ebeveynlerimin bunu onaylayıp onaylamayacağıdır.The question is if my parents approve of it or not.
Tom bunu asla onaylamaz.Tom will never sanction this.
Tom onu onaylamayı reddetti.Tom declined to confirm that.
Onu onaylamak zorundasın.You have to accept it.
Senin küstahlığını onaylamayacağım.I won't approve of your insolence.
Kredimi onaylamayı reddettiler.They refused to approve my loan.
Kredimi onaylamayacaklar.They would not approve my loan.
Onu onaylamadım.I didn't approve of that.
Tom onaylamayacağın bir şey yapmıyor.Tom isn't doing anything you wouldn't approve of.
Annem ve babam ilişkimizi onaylamaz.My parent's don't approve of our relationship.
Theodora bu ilişkiyi onaylamadı ve oğlu için bir görücülük gösterisi düzenledi.Theodora did not approve of the relationship and organized a bride-show for her son.
Hitler, evliliğini görünüşe göre onaylamadı ve yarı kızkardeşini "Frau Hammitzsch" olarak andı.Hitler apparently disapproved of the marriage, and referred to his half-sister as "Frau Hammitzsch".
Bush yönetimi altında ABD antlaşmayı imzaladı ancak onaylamadı.Under the Bush administration, the U.S. did sign the treaty, but did not ratify it.
RPoW jetonunun sahtecilik karşıtı özelliği, uzaktan onaylama ile garanti edilmişti.The anti-counterfeit property of the RPoW token was guaranteed by remote attestation.
Miller kendi kilisesinden ihraç edilmiş olmasına rağmen bunu hiçbir zaman onaylamadı.)Miller never affirmed it, despite being disfellowshipped from his church.)
Kabinenin onaylaması için katılan meclisteki 149 milletvekilinden 83 oy alarak kabul edildi.83 of the 94 MPs present voted to confirm the cabinet.

İlgili Sayfalar