Artık hiçbir öğrenci onların onayını almadan üniversiteye öğrenci olarak giremiyordu.Efter som ingen af disse uddannelser er statsgodkendte, kan studerende kan ikke modtage SU.
Sonradan filmler elden geçirildi ve Rand'ın onayı ile We the Living adı ile 1986 yılında yayınlandı.Filmene blev genredigeret, nu med Ayn Rands tilladelse, og genudgivet i 1986.
Deniz harekâtı 17 Ağustos 2009'da, Kuzey Atlantik Konseyi'nin onayının ardından başladı.Operasjon Ocean Shield ble iverksatt i september 2009 etter vedtak i Det nordatlantiske råd 17. august 2009.
Sonuçta nişanlı kalırlar (ve Nachi de Gutchan’ın onayını alır).Selv ble T.V. Soong gift med Chang Yüeh-ch'ia (張樂恰 Zhang Yueqia).
8. sezon onayını almıştır.Den åttende sesongen holder fortsatt på å bli sendt.
1987 : Projenin planlaması ve çevresel onayı alındı.1987: proyek ini menerima persetujuan rencana dan lingkungan.
Microsoft'un Skype'ı satın alması 7 Ekim 2011'de AB onayını aldı.Akuisisi Microsoft terhadap Skype disetujui Uni Eropa tanggal 7 Oktober 2011.
Rekorlar o kulüplerin(federasyonun) onayını almak zorundadırlar.Perpustakaan ini juga memiliki program untuk mengakuisisi koleksi konten.
Erken bir sezon onayı almak istedik ama olmadı.Ima mula-mula ingin minggat, tetapi tak jadi.
11 Mayıs 2017'de, ABC diziye 22 bölümlük yedinci sezon onayı verdi.Pada tanggal 10 Februari 2017, ABC memperbarui seri untuk musim keempat.
Örneğin; yangın pompalarına UL onayı verilmektedir.Misalnya: Rambu larangan berhenti.
6 Mart'taki krallık onayından sonra birleşme 1 Mayıs 1707'de yürürlüğe girdi.Vương quốc Liên hiệp Anh ra đời ngày 1 tháng 5 năm 1707.
SpaceX'in fırlatma iptal sistemi ,2011 Ekim ayında, NASA'dan ön tasarım onayını almıştır.スペースX社の緊急脱出システムは、2011年10月にNASAから基本設計の承認を得た。
Sonradan filmler elden geçirildi ve Rand'ın onayı ile We the Living adı ile 1986 yılında yayınlandı.再編集された映画は、ランドとその代理人の承認を得て、1986年に『われら生きるもの』(We the Living)というタイトルで再公開された。
Eyaletin arması 15 Mart 1978 tarihinde resmi kraliyet onayını almıştır.現在の紋章は1985年3月15日に国王の認可を得た。
Papa XIII. Gregorius'ün onayı ile 4 Ekim 1582'den hemen sonra 15 Ekim 1582 tarihi geldi.日付は1582年10月4日まではユリウス暦、1582年10月15日からはグレゴリオ暦で表記。
Sonuçta nişanlı kalırlar (ve Nachi de Gutchan’ın onayını alır).しんとの間には長女・直子(人類学者の坪井正五郎に嫁ぐ)をもうけた。
Turistler için, bir otel rezervasyon onayı kabul edilebilir.」× 「観光客が泊まれるホテルを増やす。
Diğer üyelerin de onayıyla grup yine King Crimson adını aldı.名前の由来はKing Crimsonの楽曲。
29 Temmuz 2013'te dizi 2. sezon onayını aldı.2013年7月29日に日テレプラスで特番第二弾が放送された。
Sonradan filmler elden geçirildi ve Rand'ın onayı ile We the Living adı ile 1986 yılında yayınlandı.這些影片在重新剪接為新版本後被蘭德所批准,並於1986年以《我們活著的人》為名釋出。
Günümüzde de Çin'de yüzlerce çigong klinik ve hastaneleri devletin onayıyla hizmet vermektedir.如今,它在印度尼西亚拥有几百个医疗诊所和医院。
Erken bir sezon onayı almak istedik ama olmadı.시즌 초에는 외야수로 전업을 시도했지만 쉽지 않았다.
Bu süreçte ilk adım eylem için Hyogo çerçevesinin resmi onayıydı.이 과정에 있어서 첫 번째 내용은 효고행동강령(Hyogo Framework for Action)이었다.
Günümüzde de Çin'de yüzlerce çigong klinik ve hastaneleri devletin onayıyla hizmet vermektedir.홍콩의 11개 민간 병원은 국제 보건 승인으로 영국과 제휴하고 있다.
Böylece 16 ittifak üyesi ülkenin de onayı tamamlandı ve genişleme kesinlik kazandı.여기에도 유엔참전 16개국의 선언도 점점 그 효력에 있어서 의문을 야기시키는 상태에 놓여 있다.
Buna göre: 1. Kral halkın onayını almadan vergi toplayamayacaktı.국왕은 의회의 동의없이 세금을 징수할 수 없다.
SpaceX'in fırlatma iptal sistemi ,2011 Ekim ayında, NASA'dan ön tasarım onayını almıştır.מערכת המילוט של ספייס־איקס קיבלה אישור ראשוני מנאס"א באוקטובר 2011.
Başkan tarafından aday olarak gösterilen bakan, Senatonun onayıyla göreve gelir.המועמד שנבחר לתפקיד על ידי הנשיא חייב לעבור אישור של סנאט.
Gelecekte, Ermenistan kralı bir Part prensi olacaktı ancak ataması Romalıların onayına tabi olacaktı.נקבע שמלך ארמניה יהיה נסיך פארתי אך מצד שני, שמינויו יאושר על ידי הרומאים.
5. sezon onayı verilmiştir.נבואת יום הדין 5.
Fry, sürekli onun onayını arar, fakat Leela onu toyluğundan dolayı sürekli geri çevirir.פריי תדיר מחפש את אישורה, ולילה מסרבת בקביעות ליציאה איתו בגלל אי-בגרותו.
18 yaşın altındaki vatandaşlar sadece ebeveynlerin onayı ile bir pasaport alabilirler.Лица на 17 години могат да служат само с разрешение на родителите си.
De Beauharnais, İtalya Krallığı'na girmek için Avusturya'nın onayını almaya çalıştı.Дьо Боарне опитва да се добере до италианския престол и затова търси одобрението на Австрия.
Anlaşma içerdiği maddelere göre Rusların onayına bağlı idi.Според някои, то е по поръчка на руските власти.
Genelde tüm üyelerin ortak onayıyla hareket edilir.Обикновено решенията на съвета се одобряват с мнозинство от членовете му.
18 yaşın altındaki vatandaşlar sadece ebeveynlerin onayı ile bir pasaport alabilirler.Djevojke mlađe od 16 godina moraju imati odobrenje roditelja.
Amerika Birleşik Devletleri hâkimleri Başkan tarafından atanır, ve Senato onayına tâbidirler.Suce Vrhovnog suda imenuje predsjednik SAD-a, a potvrđuje Senat.
Sihir Bakanlığı'nın onayı vardır.Moć čarolije 34.
Amerika Birleşik Devletleri hâkimleri Başkan tarafından atanır, ve Senato onayına tâbidirler.Členov do Najvyššieho súdu Spojených štátov amerických menuje prezident a sú schvaľovaní senátom.
ABD onayı beklemekte.)Štát ovládal patriarcha.)
18 yaşın altındaki vatandaşlar sadece ebeveynlerin onayı ile bir pasaport alabilirler.Osebe, stare 17 let, se lahko pridružijo Kanadskim silam z dovoljenjem staršev.
Diğer üyelerin de onayıyla grup yine King Crimson adını aldı.Skupina je na nastopih igrala prejšnje delo King Crimson in ostala dela članov skupine.
Nominal nitelikte paraya ise banka hesabındaki para ya da kredi onayı örnek verilebilir.En človek lahko plača le v kovancih ali bankovcih točno določene nominalne celoštevilčne vrednosti.
9 Nisan 1370'te Timur, Belh kurultayının onayıyla, Çağatay hükümdarı olarak taç giydi.1734 m. rugsėjo 19 d. kaip karaliaus legatas prisiekė ištikimybę karūnai nuo Torunės.
Başsavcı ile yardımcıları başkan tarafından, Cumhuriyet Konseyi'nin onayıyla belirlenir.Generalinio prokuroro ir jo pavaduotojų priesaiką priima Respublikos Prezidentas.
Parlamento onayı ile Başbakan ve Hükümet üyelerini atar.Jis su parlamento pritarimu skiria ministrą pirmininką ir kabineto narius.
Satınalım sürecinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin onayı gerekmekteydi.Juhtunut asus arutama ÜRO Julgeolekunõukogu.
5. sezon onayı verilmiştir.5. jagu — Kohtute korraldus.
Artık hiçbir öğrenci onların onayını almadan üniversiteye öğrenci olarak giremiyordu.Täieõiguslike üliõpilastena naised ülikoolielus osaleda ei saanud ja diplomit neile ei väljastatud.
18 yaşın altındaki vatandaşlar sadece ebeveynlerin onayı ile bir pasaport alabilirler.Vähemalt 10-aastast last saab lapsendada vaid lapse enda nõusolekul.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Anhelamos la aprobación de nuestros pares.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Cerchiamo l'approvazione dei nostri simili.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Chúng ta mong chờ sự đồng tình từ bạn của mình.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Desejamos a aprovação dos nossos iguais.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.우리는 동년배의 칭찬을 갈망합니다.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Nous cherchons désespérément l'approbation de nos pairs.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Pragniemy, by nasi rówieśnicy nas akceptowali.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Prahneme po uznání našich vrstevníků.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Tânjim după acceptul colegilor.