Ana içeriğe geç
Sözlük

onarma ile cümle

onarma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onarmak için asla çok geç değil.It is never too late to mend.
Yapılacak en iyi şey bir uzmanın onu onarmasını istemektir.The best thing to do is to ask an expert to repair it.
Bu eski bina onarmaya değmez. Onu yıksak daha iyi olur.This old building isn't worth fixing up. It would be better to tear it down.
Bu saati onarmak istiyorum.I want to mend this watch.
Hasarlı saygınlığını onarmayı denedim.I tried to repair his damaged prestige.
Arabayı onarmak için ne yaptın?What have you done about fixing the car?
O saati onarmak zorunda.He has to fix the clock.
O, saati onarmak zorundadır.He has to repair the clock.
Onlar ısıtma sistemini onarmak için buradalar.They're here to fix the heating system.
Çamaşır makinesini onarmak mümkün müdür?Is it possible to repair the washing machine?
Giysini onarmalısın.You must mend your garment.
Onu onarmak yaklaşık 2,000 yen'e mal olacak.It'll cost about 2,000 yen to repair it.
Kırık küreğini onarmamı istiyor musun yoksa istemiyor musun?Do you want me to fix your broken shovel or don't you?
Bunu onarmalıyım.I have to fix this.
Hâlâ çamaşır makinesini onarmak zorundayım.I still have to fix the washing machine.
Saatimi onarmama yardımcı oldu.He helped me fix my watch.
Bilgisayarları onarmayı biliyorsun.You know how to fix computers.
İşçilerimiz buz fırtınasının neden olduğu hasarı onarmak için gece gündüz çalışıyorlar.Our employees are working around the clock to fix the damage caused by the ice storm.
Bilgisayarları onarma hakkında bir şey biliyor musun?Do you know anything about fixing computers?
Hasarı onarmalıyız.We must repair the damage.
Bunu hemen onarmalıydınız.You should've fixed it right away.
Tom saatimi onarmama yardım etti.Tom helped me fix my watch.
Bunu onarmak için bir şey yapabilir misin?Can you do anything to fix it?
Bunu onarman gerekiyor.You need to fix it.
Bunu onarmak 300 dolara mal olacak.It'll cost $300 to fix it.
Tom hâlâ çitleri onarmaya çalışıyor.Tom is still trying to mend fences.
Tom bunu nasıl onarmaya niyet ediyor?How does Tom intend to fix this?
Kırık camı onarmak için buradayım.I'm here to fix the broken window.
Onu henüz onarmadım.I haven't fixed that yet.
Pilot, kontrol kulesi ile olan iletişimi onarmaya çalışıyor.The pilot is trying to restore communication with the control tower.
Dan sandalyeyi onarmak için bir çekiç bile kullanmadı.Dan didn't even use a hammer to fix the chair.
Tom saatleri onarmada iyidir.Tom is good at repairing watches.
Bunu onarmanı istiyorum.I need you to fix this.
Onu onarmak hiçbir şeye mal olmaz.It won't cost anything to repair it.
Evi onarmak istiyorum.I'd like to renovate the house.
Erkek kardeşimden bisikletimi onarmasını rica ettim.I asked my brother to repair my bicycle.
Bizim görevimiz bir duvarı onarmak.Our task is to repair a wall.
Onu onarmak için aletlerime ihtiyacım var.I need my tools to fix it.
Sızdıran tavanımı onarmak için çağırabileceğim biri var mı?Is there anyone I can call to fix my leaky ceiling?
Araba bozuldu ve onarmak için onu garaja getirdim.The car broke down and I brought it to the garage to get fixed.
Bu çitleri onarmalıyız.We have to mend those fences.
Mary büyüyen bir erkek fatmaydı ve arabaları ve traktörleri onarmaktan hoşlanıyordu.Mary was a tomboy growing up and liked to repair cars and tractors.
Patlak lastiğimi onarmama yardım edebilir misin?Can you help me fix my flat tire?
Kaç kez bunu onarmayı denediniz?How many times have you tried to fix this?
Fadıl, Leyla'nın lastiğini onarmasına yardımcı oldu.Fadil helped Layla fix her tire.
O bisikleti daha sonra onarmaya çalışırız. Şimdi arabaya bin.We'll try to fix that bike later. Get in the car now.
Fadıl sadece Leyla ile olan ilişkisini onarmaya çalışıyordu.Fadil was just trying to repair his relationship with Layla.
Ben hala bunu onarmak zorundayım.I still have to fix this.
Onu onarmama yardım edebilir misin?Can you help me fix it?
Mary, bunu onun için onarmamı istiyor.Mary wants me to fix this for her.
Tom, Mary'nin kırık lambayı onarmasına yardımcı oldu.Tom helped Mary fix the broken lamp.
Tom, bunu Mary için onarmamı istiyor.Tom wants me to fix this for Mary.
Onu onarmam gerek.I need to fix it.
Onu onarmam lazım.I need to fix it.
Onu onarmak zorundayım.I have to repair it.
Oruç vücudun kendini temizleyip onarmasına yardımcı olur.Fasting helps the body cleanse and repair itself.
Onarmamız neredeyse üç saat sürdü.It took us almost three hours to fix.
SENS, bu hasarı onarmak için tasarlanan önerilen bir tedavi panelidir.SENS is a proposed panel of therapies designed to repair this damage.
13 yaşında atriyal septal rahatszılığını onarmak için açık kalp ameliyatı geçirdi.At the age of 5, Roberts underwent open heart surgery to repair an atrial septal defect.
Daniel, Tanrı'ya Kudüs'ü ve tapınağı onarması için yalvarır.God will restore the House of David and the Temple in Jerusalem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod