Kitapta; yedisi manzum, dördü düzyazı ve biri sahne oyunu olmak üzere on iki metin bulunmaktadır. ^Vi erano sette o otto uroneurali (i primi quattro più lunghi) e dieci o undici ipurali.
Almanya'ya gitmeden önce Macaristan'da, 1917 ile 1918 arasında on iki filmde oynadı.Recitò in 12 film ungheresi tra il 1917 ed il 1918, prima di trasferirsi all'estero.
On iki çocuklu ailesinin onbirinci çocuğuydu.Era il decimo di dodici figli.
Şampiyonaya toplam on iki ülke katıldı.In totale ai campionati presero parte solo dodici nazioni.
Bu on iki kategori temelde dört ana kategoriye bağlıdır.La combinazione di queste due classificazioni fornisce un totale di quattro categorie principali.
Bu ilçeler ise toplamda on iki bucağa bölünmüşlerdir.L'addome, infine, era formato da dodici segmenti (somiti).
On ikinci yüzyılda, saf filozofinin baş tacı edilişine tanıklık eder.Il XII secolo vide l'apoteosi della filosofia pura.
İlk olarak 1866 yılı boyunca edebiyat dergisi Rus Habercisi'nde on iki ayda yayımlandı.Fu pubblicato per la prima volta nel 1862 sulla rivista Il messaggero russo.
Ana madde: Onikinci Gece (oyun) On ikinci gece.Zucchero - 13 buone ragioni (1ª serata).
On iki destansı hikâye ve bir önsözden oluşur.La collana è formata da 12 romanzi ed un prequel.
Öğrenci sayısı on iki katına çıktı.È andato in doppia cifra 15 volte.
Ulusal finalde sahne alan on iki katılımcı yedi bölgesel jüri tarafından oylandı.Dodici finalisti vennero posti all'attenzione di un comitato di sette persone provenienti dai media locali.
Finalde Fransa 26. sırada sahneye çıkmış ve yarışmada 26 ülke arasından on ikinci olmuştur.A vincere fu la Francia, per la 21ª volta su 26 partecipazioni.
On üçüncüsü düzenlenen şampiyonaya on iki ülkenin ulusal takımları katıldı.In totale furono quindi dodici le partecipazioni alla terza divisione nazionale.
Dün gece saat on ikide yatmaya gittim.Я пошёл спать в двенадцать ночи вчера.
On iki yıldır Kamakura'da yaşıyorum.Я прожил в Камакуре двенадцать лет.
Beş artı yedi, on iki eder.Пять плюс семь равняется двенадцати.
Aralık yılın on ikinci ayıdır.Декабрь - двенадцатый месяц года.
Gebelik on bir ilâ on iki ay arasında sürer.Двенадцать месяцев (неопр.).
1981 yılında on iki ek tür tespit edilmiştir.До 1981 года было обнаружено ещё двенадцать видов.
On iki yaşındaki Paloma ise züppe bulduğu annesi, babası ve ablasıyla birlikte beşinci katta yaşamaktadır.Двенадцатилетняя Палома живет на пятом этаже с родителями и сестрой, которых она считает снобами.
Öğrenci sayısı on iki katına çıktı.Количество учеников выросло почти вдвое.
Şarkı daha sonraki on iki hafta boyunca bir numarada kaldı.В течение последующих 12 недель песня держалась в десятке.
Karakter, 1963 yılında dizi başladığından beri on iki başrol oyuncusu tarafından oynanmıştır.С 1963 года его роль исполняли двенадцать ведущих актёров.
On ikinci Bölüm: Eve girme ve dışarı çıkma adabı.Двенадцатое — он не молился при входе и выходе из церкви.
Yakup'un (İsrail) on iki oğlundan en küçüğünün (Bünyamin) bir büyüğüdür.Кроме Иосифа в семье было ещё 8 детей, шесть сыновей и две дочери.
Usta tarafından Doktor'un on ikinci ve son yüzü arasındaki karanlık tarafının karışımı olarak tanıtılmıştır.Он предстал в виде воплощения тёмных черт Доктора между его двенадцатой и последней инкарнациями.
On iki yaşında bir gazetede kurye olarak çalışmaya başladı.В шестнадцать лет начал работать журналистом в студенческой газете.
On iki sahne yeni çekildi, diğeri ise daha önce televizyon dizisinden silinen sahnelerden biriydi.Было снято двенадцать сцен; один ролик был удалённой сценой из телевизионной серии.
Daha on iki yaşındayken yetişkinlerle birlikte o da ağaç kesiyordu.В возрасте 100 лет она всё ещё могла рубить дрова.
Her bir şilin on iki pense (12d) bölündü.В каждом шиллинге было двенадцать пенсов, 12d.
Avrupa Birliği Bayrağı: koyu mavi zemin üzerine dairesel düzende dizilmiş on iki sarı yıldızdan oluşur.Флаг Европы состоит из круга в виде двенадцати жёлто-золотых звёзд на синем фоне.
Lost, çeşitli kategorilerde ödüllere on iki kez aday gösterildi ve beşini kazandı.Сериал «Остаться в живых» номинировался в различных категориях одиннадцать раз и выигрывал пять раз.
On iki çocuklu ailesinin onbirinci çocuğuydu.Он был двенадцатым из четырнадцати детей.
Medinelilerden, önce altı, sonra on iki kişi Müslüman oldu.В работе участвовали сначала 10, затем 16 депутатов.
Bullock, on iki yıl boyunca Nürnberg'de, Almanca konuşarak büyüdü.До 12 лет Гухман говорила только по-немецки.
On iki yaşından itibaren ahşap işlemeyi öğrenerek heykel sanatıyla ilgilenmeye başladı.В возрасте двенадцати лет начал изучать искусство гравирования.
Ülkede on iki havalimanı ve bir helikopter alanı vardır.Аэродром имеет две взлётно-посадочные полосы и двенадцать вертолетных площадок.
Ren & Stimpy Show için on iki bölüm yazdı.Проект получил название «Ren and Stimpy Adult Party Cartoon».
10 Aralık 2013 tarihinde Yle web sitesi'nde on iki katılımcı açıklanmıştır.2 февраля на сайте был зарегистрирован 60-миллионный пользователь.
Kitapçığın fiyatı on iki buçuk sentti.Памфлет продавался по 12½ центов.
1902 yılında Mekteb-i Harbiye'den Mülazım (Teğmen) rütbesiyle piyade sınıf on ikincisi olarak bitirdi.Закончив Вест-Пойнт в 1910 году, он стал 2-м лейтенантом пехоты.
Ana bataryaları on iki adet 10.5 cm'lik SK L/45 toptan oluşmaktaydı.Был вооружён главной батареей из двенадцати 10,5 см скорострельных орудий SK L/45.
Hollanda'da Eğitim Sistemi, zorunlu olarak ortalama on iki yıldır.تبلغ سنوات التعليم الإلزامي في هونغ كونغ 12 سنة.
Organizasyon şimdi on iki üye devlete sahiptir.يوجد للمنظمة الآن إثنى عشرة دولة عضوا.
Kitap çıkana kadar ise Hamal hariç on iki şiiri çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmıştı.وحتى صدور الكتاب كان قد نشر 12 قصيدة في مجلات مختلفة باستثناء الحمال.
Almanya'ya gitmeden önce Macaristan'da, 1917 ile 1918 arasında on iki filmde oynadı.مثل لوغوسي في 12 فيلم في المجر بين عامي 1917 و1918 قبل أن يتوجه إلى ألمانيا.
Halka ateş açılması sonucu on iki yaşındaki bir çocuk vurularak öldü.ولقى طفل يبلغ من العمر اثنى عشر عاما مصرعه رميا بالرصاص نتيجة إطلاق النار على الشعب.
Babalar genellikle kızları on iki, on dört yaşlarına geldiklerinde koca arayışına girerlerdi.وعادة ما يبدأ الآباء البحث عن أزواج لبناتهم عندما يصلوا إلى سن ما بين اثني عشر وأربعة عشر.
On iki imam Şialarına göre bu on iki halife on iki imamdır.من حديث النبي يكون لهذه الأُمّة اثنا عشر إماماً.
On iki yuva üzerinde yapılan bir çalışmada 34 farklı türe ait 13.352 akara rastlanmıştır.ومن خلال الأبحاث اللتى تمت على اثنا عشر عشاً وجد 13,352 عقاراً لحوالي 34 نوع مختلف من الطيور.
Saat on ikiyi vuruyor.شوارع تنام من العاشرة.
Uzun yıllar yan yana yaşayan İsrailoğulları'nın on iki kavmi birbirlerinden bağımsız olarak yaşıyordu.أنجب يعقوب اثنى عشر ولداً عُرِفوا ببني إسرائيل، وكان من بينهم يوسف عليه السلام.
Şarkı burada on iki ardışık hafta geçirdi.أمضت الأغنية على الرسم البياني مدة عشرة أسابيع.
Kitap kısa kısa on iki bölümden oluşmaktadır.الكتاب عبارة عن عشر فصول قصيرة نسبيا .
Ve Numenor'un on ikinci kralı olur.أصبح ميسيبسا الملك الثاني لنوميديا.
On iki ilçe vardır ve her ilçe kendi başkanı ve seçilen konseyine sahiptir.إثني عشر مقاطعة: ولكل منها رئيس واعضاء مجلس منتخبون.
On iki çocuklu ailesinin onbirinci çocuğuydu.كان رابع فراعنة الأسرة الثانية عشر.
Bu araç on iki kişiyi taşıyabilmekte ve saatte 40 km hız yapmaktaydı.ويمكن أن تحمل هذه السيارة مايصل إلى 12 شخصاً وتسير أكثر من 40 كيلو متر في الساعة.
Önceleri Arkası Yarın’lar altı ya da on ikişer bölüm olarak hazırlanıyordu.ينقسم الكتاب إلي خمسة أقسام وستة عشر فصلًا.