Ana içeriğe geç
Sözlük

on iki ile cümle

on iki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Petrus, İsa'nın on iki havarisinden biri.72 - توما، أحد رسل المسيح الاثنا عشر.
Sia, toplam on iki adaylıktan altı ödül aldı.فاز بسبع جوائز من إثناعشرة جائزة.
Yazılıkaya yakınlarındaki Mâbedde bulunan On iki Hitit Yeraltı Tanrısı Kabartması.باب تسمية العشرة الذين شهد لهم رسول الله بالجنة.
Süren davalarda on iki imzacı idam cezasına çarptırılır.وقد تم اصدرا أحكام الإعدام على خلفية قانون التجديف بحق اثني عشر على الأقل.
Şampiyonaya toplam on iki ülke katıldı.في المجموع، شاركت في البطولة فرق من 13 دولة.
Bu on iki kategori temelde dört ana kategoriye bağlıdır.بلغت أربعة عشر منها المركز الأول على مختلف هذه القوائم.
1946 - Müttefikler, On iki Ada'nın Yunanistan'a verilmesini kararlaştırdı.كانت معاهدة باريس لعام 1947 تتطلب من إيطاليا تسليم جزر دوديكانيس إلى اليونان.
Londra'da on iki çocuklu bir ailenin evladı olarak dünyaya geldi.Nasceu em Londres, de uma família de 12 filhos.
On iki ülkeden yirmi iki film Altın Palmiye için yarışmak üzere seçildi.Vinte filmes de treze países foram selecionados para competir pelo Palme d'Or.
Devlet Hatun - On ikinci eşi.A Duelista é a 2ª Classe da Mari.
Klasik Yunan döneminde İyonya'nın on iki şehrinden biriydi.Durante a era grega clássica foi uma das doze cidades da Liga Jônica.
Şarkı burada on iki ardışık hafta geçirdi.A canção passou onze semanas na parada.
Kitap on iki bölüm ve 277 tariften oluşmaktadır.A sexta partida possui 19 títulos e 272 leis.
On iki destansı hikâye ve bir önsözden oluşur.Composta por 14 etapas e um prólogo.
Suetonius, On iki Sezarın hayatları: "Caesar".Suetônio, Vidas dos Doze Césares: "César".
De Mestral on iki yaşında bir oyuncak uçak tasarladı ve patentini aldı.Quando tinha 12 anos construiu um avião de brincar em madeira que mais tarde patenteou.
Saat on ikiyi vuruyor.Até às 22h.
Bu milletvekilleri on iki kişiden oluşuyordu.Então criaram uma comissão de doze pessoas.
Avrupa Birliği Bayrağı: koyu mavi zemin üzerine dairesel düzende dizilmiş on iki sarı yıldızdan oluşur.A bandeira europeia consiste num círculo com doze estrelas douradas num fundo azul.
Minogue, Mart 2014'te on ikinci stüdyo albümü Kiss Me Once'ı yayımladı.O décimo segundo álbum de estúdio de Minogue, Kiss Me Once, foi lançado em março de 2014 sob críticas mistas.
Toplamda ise çıktığı on ikinci finalde dokuzuncu kez kupayı kazandı.Ainda assim, chegou em segundo lugar, a 9 segundos do vencedor.
Daha on iki yaşındayken yetişkinlerle birlikte o da ağaç kesiyordu.Aos 100 anos, ainda era capaz de cortar madeira.
On iki yaşında Kore'ye döndüğünde ise Kore Kemposu çalışmaya devam etti.Quando Oyama retornou a Coréia já com 12 anos, continuou praticando Kempo, agora coreano.
Enfeksiyona yakalananları tedavi için ivermektin ilacı her altı ila on iki ayda bir verilir.O tratamento dos infectados é com o medicamento Ivermectina a cada seis a doze meses.
Onu çeyizsiz bırakarak babası, Mary on iki yaşındayken öldü.Seu pai morreu quando Mary tinha 12 anos, deixando-a sem dote.
Red Carpet Massacre, İngiliz pop rock müzik grubu Duran Duran'in on ikinci stüdyo albümü.Red Carpet Massacre é o 12º álbum de estúdio da banda britânica Duran Duran.
Yedi sene, on bir ay, on iki gün padişahlık yaptı.Sete anos depois, com doze anos, tornou-se general.
Organizasyon şimdi on iki üye devlete sahiptir.A União é composta atualmente por doze repúblicas.
Tarihteki on iki İyon kolonisinden biridir.É uma das doze igrejas da cidade deste mesmo período.
Öğrenimi için on iki yaşında İngiltere'ye gitti.Aos dez anos, foi estudar na Inglaterra.
İlk üye sayısı on ikiydi fakat kısa zamanda bu sayı arttırmayı başarmışlardı.Na inauguração, a associação contava com apenas doze membros mas cresceu rapidamente.
Adsız Narkotik programının temeli On iki Basamak ve On iki Gelenek’tir.A base do programa de NA são os Doze Passos e as Doze Tradições.
Astrolojide Zodyak takım yıldızları on iki takımyıldızdan oluşur ve bunlar zodyakı oluşturur.Abrem os 12 portões das constelações do zodíaco, e são difíceis de ser encontradas.
Bouenza, Afrika ülkesi Kongo Cumhuriyeti'nin toplamda var olan on iki bölgesinden bir tanesidir.Bouenza é um dos 12 departamentos da República do Congo, localizada na parte sul do país.
Onların on iki çocuğu var.Eles têm doze filhos.
João Vaccari Neto, operasyonun on ikinci aşamasında tutuklandı.João Vaccari Neto foi preso na décima segunda fase da operação.
Dodekaorthon (Grekçe: Δωδεκαόρθον), Doğu Ortodoksluğundaki on iki yortuyu tanımlayan terim.De Dodekaórton (Grieks: Δωδεκαόρθον) is de verzamelnaam voor de twaalf Grote Feesten van de Orthodoxe Kerk.
Bu kitap iki yıl içinde on iki baskı yapar.Deze werd voor een looptijd van twaalf jaar uitgeschreven in twee percelen.
Öğrenci sayısı on iki katına çıktı.Het collegegeld is wel verdubbeld.
Hollanda'da Eğitim Sistemi, zorunlu olarak ortalama on iki yıldır.In het Nederlandse taalgebied is er sprake van categoriaal onderwijs vanaf 12 jaar.
Trigeminal sinir (nervus trigeminus), on iki kraniyal sinirden beşincisi ve en büyüğü.De nervus trigeminus, of drielingzenuw, is de vijfde van de twaalf hersenzenuwen.
Devlet Hatun - On ikinci eşi.De hoofdplaats van de gemeente is Andra-Mari.
Yakup'un 12 oğlunun soyundan gelenler On iki İsrail Kabilesi'ni oluşturmuşlardır.Uit de zonen van Jakob komen de 12 stammen van Israël voort.
Afrika'nın doğusunda ve güneyinde yaşayan türün tanınan on iki alt türü bulunur.De soort komt voor in het oosten van Afrika en telt 2 ondersoorten:.
Naftali kabilesi - Naftali (Beni İsrail)'in soyundan gelen On iki İsrail kabilesinden biri.Naftali (stam), een van de twaalf Israëlietische stammen bestaande uit de nakomelingen van Naftali
On iki yaşında Kore'ye döndüğünde ise Kore Kemposu çalışmaya devam etti.Toen Oyama terugkeerde naar Korea op twaalfjarige leeftijd, vervolgde hij zijn training in Koreaans Kempo.
1999 güzünde proje çerçevesinde on iki fırkateyn planlanmıştır.Er is daarin sprake van zes positieve stalen in 1999.
On iki ilçe vardır ve her ilçe kendi başkanı ve seçilen konseyine sahiptir.Zo komt er een Senaat en 47 kiesdistricten, die elk een eigen bestuur en veel autonomie hebben.
Ortalama bir çocuk yılda altı ila on iki kez nezleye yakalanır.Kinderen worden gemiddeld zes tot twaalf keer per jaar verkouden.
Bektaşi tacı on iki dilimlidir.De achterste halswervels hebben dubbele kielen.
On ikili sayı sistemi (duodesimal), taban olarak 12 sayısının kullanıldığı sistemdir.Het twaalftallig stelsel is een talstelsel dat het getal 12 als basis neemt.
Bir yılda on iki ay vardır.Een jaar heeft twaalf maanden.
Beş artı yedi, on iki eder.Vijf plus zeven is twaalf.
Saat on ikiye bir saniye var.Het is één seconde voor 12 uur.
Yahudi mahallesi on iki gün boyunca ablukaya alındı.Cała żydowska dzielnica została zablokowana na 12 dni.
Guevara, yardımcısı Victor Dreke ve on iki Kübalı 24 Nisan 1965'te Küba'ya vardı.Guevara i 12 innych kubańskich oficerów przybyło do Kongo 24 kwietnia 1965 roku.
"Boom Boom Pow" on iki, "I Gotta Feeling" on dört ardışık hafta bir numarada kaldı.Drugim jest ,,Boom Boom Pow", który spędził na szczycie 12 tygodni.
Yalnızca 1965'teki The Daleks' Master Plan adlı hikâyenin on iki bölümünün dördünde oynamıştır.Bohaterka pojawia się w 4 z 12 odcinkach historii The Daleks' Master Plan, wydanego w 1965 roku.
Saat on ikiyi vuruyor.Zegar bije dwunastą.
On iki ülke, %80’den daha yüksek oranlara sahiptir.W 12 spośród badanych krajów wskaźnik ten przekracza 80%.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod