Ana içeriğe geç
Sözlük

on bir ile cümle

on bir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Mystery Incorporated), Hanna-Barbera'nın Scooby-Doo çizgi dizisine ait on birinci yapım.Scooby-Doo, hvor er du! er den første serie af Hanna-Barberas Scooby-Doo.
On bir yaşına kadar Warwick Hazırlık Okulunda okuduktan sonra King's Lisesi'ne devam etti.Der gik hun på Warwick Prep School til hun var elleve år gammel, og flyttede senere til King's High School.
On bir çocuklu bir aileden geliyordu.Han kom fra en fattig familie med tretten børn.
Seçilen on bir ülkenin sekizi asyadadır.En af De Udvalgte Otte.
On bir yaşında orkestra eşliğinde ilk dinletisini verdi.Han dannede sit første orkester i en alder af kun 20 år.
Temmuz 2010'da Minogue'un on birinci stüdyo albümü Aphrodite yayımlandı.Minogues ellevte studiealbum Aphrodite blev udgivet på verdensplan i juli 2010.
2010 yılındaki "The Lodger" bölümünde On Birinci Doktor, kendisini "On Birinci" olarak belirtti.I 2010, kalder den Ellevte Doktor på samme måde sig selv "den Ellevte" i The Lodger.
Ermenistan, on bir tane ile bölündürülmektedir.Liechtenstein er opdelt i 11 kommuner.
On bir yaşında iken annesi kanserden ölmüştür.Da han var elleve år, døde hans far af kræft.
Toplantıya sadece on bir delege katıldı.Kun tolv delegater deltok på møtet.
On bir yıl sonra Seikosha (精工舎, Seikōsha?) adı altında saat üretilmeye başlandı.11 år senere, i 1892, begynte han å produsere klokker under navnet Seikosha (精工舎, Seikōsha).
On bir ülkeden yirmi film Altın Palmiye için yarıştı.Nitten filmer konkurrerte om å vinne Gullpalmen.
Mystery Incorporated), Hanna-Barbera'nın Scooby-Doo çizgi dizisine ait on birinci yapım.Dette er den niende utgaven av Hanna-Barbera-serien Scooby-Doo.
Şili orman kedisi ortalama on bir yıl yaşar.Mosjøen idrettslag 100 år.
Sadece erkeklerde on bir dalda yarışmalar düzenlendi.Det var ble konkurrert i ti vektklasser, kun for menn.
1949 yılında Beşiktaş'a geçti ve çok kısa zamanda ilk on birin değişmez elemanları arasına girdi.Den ble tatt bruk tidlig i 1939 og ganske raskt ble de første 50 kvinnene sperret inne.
Bundan iki gün sonra Merkez Komitesi üyesi on bir üyeden dokuzu tutuklandı.Dua hari kemudian, sembilan dari sebelas anggota komite tersebut ditangkap.
Ermenistan, on bir tane ile bölündürülmektedir.Armenia dibagi menjadi sebelas daerah.
1998 yılından bu yana on bir film yönetti.Ia telah menyutradarai sebelas film sejak 1998.
On bir yaşında iken annesi kanserden ölmüştür.Ketika ia berusia delapan tahun, ibunya meninggal karena kanker.
Bu rüyasında Güneş, Ay ve on bir yıldız önünde eğildiler.Ia lalu memuntahkan matahari, bulan, dan bintang.
X-Men film serisinin on birinci filmi olacaktır.Film ini adalah film pertama dalam serial film X-Men.
Film on bir dalda Oscar'a aday gösterilmiş ve bunlardan üçünü kazanmıştır.FIlm ini mendapatkan 13 nominasi Oscar dan memenangkan delapan di antaranya.
Bu bölgeyi de kendi içinde on bir bölgeye ayırmıştır.Model tersebut membagi dunia ke dalam sepuluh wilayah yang saling bergantungan.
On bir kişilik bir ailenin dokuzuncu çocuğudur.Ia anak kesembilan dari sepuluh bersaudara.
On bir oyuncuyla İspanya, turnuva takımında en çok oyuncunun yer aldığı ülkedir.Spanyol, dengan sebelas pemain, menguasai sebagian besar pemain dalam tim terbaik di turnamen kali ini.
Atatürk ve eşi bu evde on bir gün kaldılar.Di sana Kardama dan istrinya tinggal selama seratus tahun.
Ancak evlilik on bir ay sonra boşanma ile sona erdi.Pernikahan tersebut berakhir dengan perceraian hanya dua bulan kemudian.
Kadınlar arasında ilk eşcinsel evlilikse, on bir gün sonra Barselona'da yapıldı.Đám cưới đầu tiên giữa hai phụ nữ diễn ra ở Barcelona 7 ngày sau đó.
On bir yaşında yatılı okula gönderildi ve okulun yemekleri kötü ve de disiplini çok sertti.Vào năm 11 tuổi ông được gửi vào trường nội trú, nơi có đồ ăn nghèo nàn và kỷ luật khắt khe.
Pet Sounds, Amerikalı rock grubu the Beach Boys'un on birinci stüdyo albümü.Pet Sounds là album thứ 11 của ban nhạc rock người Mỹ, The Beach Boys.
Şampiyona on bir tur İsviçre sistemine göre oynanmaktadır.Giải đấu tiến hành 11 ván theo hệ Thụy Sĩ.
Bu nedenle, yedi, on bir oldu.Do đó, bảy người đã trở thành mười một.
On bir ülkeden yirmi film Altın Palmiye için yarıştı.Mười chín phim từ 11 nước đang tranh giành giải Palme d'Or.
Madonna, on birinci stüdyo albümü Hard Candy'yi Nisan 2008'de çıkardı.Album phòng thu thứ 11 của Madonna mang tên Hard Candy phát hành vào tháng 4 năm 2008.
Jackson albümdeki on bir parçadan dokuzunu yazdı.Jackson đã viết lời cho 9 trên tổng số 11 bài hát trong album.
On bir çocuklu bir aileden geliyordu.10 nạn nhân đến từ một gia đình.
Dokuzdan sonra, on birden önce gelir.10 (mười) là một số tự nhiên ngay sau 9 và ngay trước 11.
Thälmann tecritte on bir yıl geçirdi.Thälmann đã trải qua 11 năm biệt giam.
FIFA üyesi olan on bir OFC ekibinin tamamı elemelere katılmıştır.Tất cả 11 đội tuyển quốc gia trực thuộc FIFA từ OFC sẽ tham gia vòng loại.
İlkbahar ve yazın olan çiftleşmenin ardından on bir aylık hamilelik dönemi sonunda yavrular doğar.Ngựa nái sau thời gian mang thai 11 tháng 5 ngày sẽ đẻ con.
On bir defa Kriket Dünya Kupası'na katılmış ve bir defa birinci olmuştur.Tổng cộng họ đã giành được 10 ghế trong hội đồng và lần đầu tiên trở thành lực lượng mạnh nhất.
Bu da on bir numaraya yükseldi.Tỉnh này có 10 tổng.
Muhakkak ki ben on bir gezegeni (Kevkeb), Güneş'i ve Ay'ı gördüm. . .十九日月を寝待月(ねまちづき)、臥待月(ふしまちづき)という。
Altı ana cilt ve beş kısa hikâye olmak üzere on bir cilti basıldı.全10話(5つの短編と5つのメインストーリー)からなるという構想の元に製作されている。
Daha önce, on bir Hırvat üyesi olan Avrupa Parlamentosu üyelerinden biriydi.欧州議会議員1人あたり40人のロビイストらが付き添っていた。
1977'den 1982'ye kadar Salyut 6'yı beş uzun ve on bir kısa süreli mürettebat ziyaret etti.サリュート6号は1977年から1982年まで運用され、この間、サリュート6号では5回の長期滞在と11回の短期滞在が行われた。
Toplantıya sadece on bir delege katıldı.この大会には10か国が参加した。
O zamandan bu yana, memelilerde bulunan on bir Toll geni tanımlanmıştır.十両になってからも弓取式を行っていたことで有名。
Günümüze kadar PlayStation 2 için on bir bin adet farklı oyun üretilmiştir.PlayStation 2用ゲームとして3作が発売された。
Eminem, gecede iki ödül kazandı ve toplamda on bir Grammy'si oldu.それ以降、グラミー賞はもう2回受賞し、合計13回ノミネートされた。
Feuerbach Üzerine Tezler, Karl Marx`ın 1845`de yazdığı on bir kısa felsefi nottur.「フォイエルバッハに関するテーゼ」は、1845年にカール・マルクスが書いたメモである。
Toplam maksimum uçak sayısı on bir olmuştur.最高搭乗人数は6人。
Kinşasa aynı zamanda ülkenin on bir bölgesinden biri konumunda olup, Başkent Bölgesi statüsüne sahiptir.キンシャサは市制を敷いているが、同時にコンゴの11の州のうちの一つである。
Yedinci ve on birinci dakikalarda Cengiz iki gol kaydetti.約2シーズン半ぶりの、セグンダBで21ゴールを記録。
On bir yaşında iken annesi kanserden ölmüştür.16歳の時、母親が癌で死亡している。
Hindeloopen, Friesland'ın on bir kentinden biridir.スネークはフリースランドの11都市の一つであった。
Bu rüyasında Güneş, Ay ve on bir yıldız önünde eğildiler.「父よ、わたしは(夢で)11の星と太陽と月を見ました。
Cenazesinde dokuz ile on bir kişi arasında yas tutucu vardı.葬儀には1万人を超える参列者があった。
Bu karşılaşma sonrası kendine ilk on birde yer edindi.また、十両での勝ち越しはこの場所が初めてである。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
on bir ile cümle - Sayfa 9 - on bir kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App