Ana içeriğe geç
Sözlük

on beş ile cümle

on beş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Toplum Hekimliği Enstitüsü'nü on beş yıl boyunca yönetti.Stynen leidde vijftien jaar lang het instituut.
On beş çocuk sahibi oldular: A pedigree of the Habsburg ^ accepted.Testament van een Habsburger, Uitg.
Apalak'ın on beş oğlu vardır.Sadnaleg had vijf zonen.
Şarkı Belçika müzik listesinde en yüksek on beş numarada yer aldı.2) behaalde de 85ste plaats in de Belgische albumlijst.
On beş altın madalya verilmiş ve 260 atlet müsabakalarda yarışmıştır (156 erkek ve 104 kadın).Er mochten maximaal 260 gewichtheffers deelnemen, 156 mannen en 104 vrouwen.
Putperestlikten Yahudiliğe geçiş süreci on beş yıl sürdü.De juridische afwikkeling van het faillissement duurde 19 jaar.
Hayatının ilk on beş yılı boyunca Jena kentinin çevresinde altı kez taşındı.In de eerste zes jaar van haar leven woonde Jenkins in vijftien verschillende landen.
On beş rehine kurtarıldı.In de middag wist een vijftal gijzelaars te ontsnappen.
Taraflar hakem heyeti kararlara karşı on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler.Kandidaten kunnen een klacht binnen tien dagen bij de raad indienen.
On beş bin kişi Kurt Meyer'in cenaze törenine katıldı.Vijftienduizend mensen volgden de stoet naar de begraafplaats te Walheim.
Bu konu üzerine çalışmalar on beş yıldır sürmekteydi.Ik zet me hier al bijna vijftien jaar professioneel voor in.
Yarışmada on beş gönüllü var.Er zijn vijftig deelnemers aan de wedstrijd.
O, yaklaşık on beş dolara mal olacak.Het zal ongeveer vijftien dollar kosten.
Üç kere beş on beş eder.Drie maal vijf is vijftien.
Üç kere beş eşittir on beş.Drie maal vijf is vijftien.
Kule on beş metre yüksekliğinde.De toren is vijftien meter hoog.
Derginin yönetim kurulunun on beş üyesi Gilley'nin makalesi üzerine istifa etti. bwana kitokoVijftien leden van het bestuur van het tijdschrift namen ontslag naar aanleiding van Gilley's artikel.
Önceden, on beş yaş büyük olan abisi Sora ile yaşamaktaydı.Poprzednio żyła ze starszym o 15 lat bratem – Sorą.
On beş ayrı makâleden meydana gelmiştir.Do dyspozycji mamy piętnaście różnych przeciwników.
"Evet, babamın aort kapağında yani kalbinde yaklaşık on beş yıldır sorun var.Rany te miały pozostać na ciele ojca Pio przez ponad 50 lat, aż do końca jego życia.
Daha sonralarda benzer nedenlerden dolayı "en az on beş işten" daha çıkarıldı.Niektórzy ze względów praktycznych zakładają, że „duża próba” ma np. co najmniej 50 obserwacji.
Yaklaşık on beş yıldır mahallede ahşap ev inşa edilmemiştir.Na terenie samego wzgórza od przynajmniej 50 lat nie prowadzi się żadnych prac rolniczych.
Yaşamının son on beş senesini çok üretken geçirdi.W ciągu swych 53 lat żyła z pewnością bardzo intensywnie.
On beş yıl ne de çabuk geçmiştir...50 lat minęło...
On beş yaşına geldiğinde müzik eğitimine devam etmek için Dublin' e taşınmıştır.W wieku 18 lat przeniosła się do Barcelony, by kontynuować edukację muzyczną.
Ödüller on beş dalda verilmektedir.Nagrody zostały przyznane w 15 kategoriach.
Apalak'ın on beş oğlu vardır.Sulejman miał pięciu synów.
Oyun başlangıcında bir oyuncuya on beş, diğer üç oyuncuya on dört taş verilir.Na początku gry trzech graczy ma po trzynaście kamieni, natomiast Wiatr Wschodni ma czternaście.
On beş rehine kurtarıldı.15 osób zostało uratowanych.
On beş yıl boyunca öğrencileri ile vakit geçirmeye devam etti.Przez 15 lat prowadził zajęcia z biologii dla studentów.
On beş çocuklu fakir bir köylü ailesinin yedinci çocuğudur.Han var det femte av sju barn, i en fattig jordbrukarfamilj.
Putperestlikten Yahudiliğe geçiş süreci on beş yıl sürdü.Utgifven med anledning af ordens etthundratjugofemåriga tillvaro..
Profesyonel müzik hayatı ise on beş yaşında Rönesans Yolu isimli yarışmayı kazanmasıyla başladı.Hans professionella sångkarriär började vid femton års ålder då han vann musiktävlingen Road to Renaissance.
Taraflar hakem heyeti kararlara karşı on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler.Beslut kan överklagas till mark- och miljödomstolen inom fyra veckor från beslutsdatum.
On beş rehine kurtarıldı.35 fångstgropar finns bevarade.
Memuriyet hayatının on beş yaşından önce başladığı tahmin edilir.Nattarbete tillåts redan från 15 års ålder..
Yaşamının son on beş senesini çok üretken geçirdi.Det ägnade han de sista 15 åren av sitt liv åt.
Kavak fidanları on beş yılda büyüyüp kesilebilir hale geliyordu.Simca expanderade starkt under femtiotalet.
Şarkılar on beş dakika kadar sürer. ^ "EMİR HÜSREV DEHLEVÎ". (yardım)OK på väg i 75 år ^ ”OK Förlaget”. ok.se.
Shailene'in ses sınavının on ya da on beş saniyesinde, onun Hazel olduğunu anladım.Потягом десяти або п'ятнадцяти секунд прослуховування Шейлін, я знав, вона була Хейзел.
Femto kelimesi, eski nors dilinde fimmtān yani on beş anlamına gelir.Назва походить від данського слова femten, що означає п'ятнадцять.
Yanık, toplamda, çocuklarda ölüme yol açan ilk on beş sebepten birisidir.Загалом опіки знаходяться серед п'ятнадцяти головних причин смерті дітей.
Apalak'ın on beş oğlu vardır.Загалом у Евтушенка п'ятеро синів.
Çocukluğu sırasında dahi ailesiyle arası iyi değildi, bu nedenle henüz on beş yaşındayken evden ayrıldı.Взагалі, він з дитинства був не домашньою дитиною, вже у віці 10 років вперше втікши з дому.
İlk ciddi grubunu on beş yaşındayken kurmuştur.Перші вірші надрукувала у 15 років.
On beş yaşında at binip kılıç kuşanmıştır.У п'ятому віці залишає плід і коконується.
Beyaz 15 yıldız ise adayı oluşturan on beş adayı temsil etmektedir.Зірки символізують 15 островів держави.
Otobüs on beş dakika içinde istasyona gelecek.Автобус приїде на зупинку через п’ятнадцять хвилин.
Yanık, toplamda, çocuklarda ölüme yol açan ilk on beş sebepten birisidir.Celkově řadíme popálení u dětí mezi jednu z patnácti hlavních příčin úmrtí.
On beş gün sonra İngiliz elçisi Sir Harry Parkes Kyoto sokaklarında saldırıya uğrar.O patnáct dní později byl napaden britský velvyslanec Harry Parkes skupinou samurajů na ulici v Kjótu.
Birleşik Krallık'ta bundan daha fazla sadece The Beatles'ın on beş 1 numara olmuş albümü bulunuyor.Ještě více jedniček v této hitparádě měli pouze Beatles - 15.
On, on beş Ve yirmi yıllık devlete sadık ve kusursuz hizmete göre verildi.Dvacet let dialogu Důstojně a radostně.
On beş ay aradan sonra grup, reggae ve dancehall müziğini içeren Rock Steady ile geri döndü.O patnáct měsíců později se skupina objevila s Rock Steady, které bylo spojením regge a taneční hudby.
On beş kişi (iki İngiliz asker ve 13 Norveçli) hava saldırısı sırasında hayatını kaybetti.Zahynulo 15 lidí (dva britští vojáci a třináct Norů).
On beş çocuklu fakir bir köylü ailesinin yedinci çocuğudur.Byl pátým ze sedmi dětí z chudé farmářské rodiny.
Bu konu üzerine çalışmalar on beş yıldır sürmekteydi.Úsilí vypátrat tento druh trvalo přes patnáct let.
Seviye bölümlerinde on beş inçlik (381 mm), dikey rampalarda yirmi iki inçlik (599 mm) borular kullanılmıştır.V rovinných úsecích bylo použito patnáctipalcové potrubí (381 mm), na sklonech dvaadvacetipalcové (559 mm).
Son on beş yıldır nüfusünü dışa veren bu köyde ortalama nüfus yüz kişidir.Ve městě ale žije díky imigraci v posledních patnácti letech téměř sto různých národností.
On beş dakika sonunda Fransız dretnotlarından biri infilak etmiştir.Během patnáctiminutového střetnutí Francouzi ohlásili pět jistých sestřelů.
Takip eden iki yıl içinde on beş denizci daha yan etkilerden dolayı öldü.Nicméně cestou zemřely další dvě desítky vyčerpaných námořníků.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod