Ana içeriğe geç
Sözlük

on beş ile cümle

on beş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Oyuncu topla birlikte koşabilir ancak, on beş metrede bir topu sektirmek zorundadır.Der ballführende Spieler muss den Ball alle 15 m prellen.
Geminin batışı iki saat ve on beş dakikada sürmüştür.Das Frachtschiff zerbrach in zwei Teile und sank innerhalb von dreizehn Minuten.
Dağ bölgesinin büyük bir kısmı İspanya'nın on beş milli parkından birini oluşturur.Ein großes Stück Berglandschaft in dieser Region ist Teil des Nationalparks Tomorr.
Komite on beş üyeden oluşur.Le comité se compose de quinze membres.
1802 yazında, on beş yaşındayken Eliza, Charles Hopkins'le evlendi.À l'été 1802, alors qu'elle est âgée de quinze ans, Eliza se marie avec Charles Hopkins.
‘Şike: Organize Suçlar ve Futbol’ isimli kitabı toplam on beş dile çevrildi.Son livre «The Fix: crime organisé et football (Organized Crime and Soccer)» a été traduit en quinze langues.
Hayatının ilk on beş yılı boyunca Jena kentinin çevresinde altı kez taşındı.Lors des quinze premières années de sa vie, elle déménage six fois dans Iéna et à sa périphérie,.
Tüm sanatçılar arasında ise Bill ve Gloria Gaither on beş kez bir numara oldular.De tous les chanteurs, seul Bill and Gloria Gaither ont fait mieux, avec quinze albums classés numéro un.
Yaklaşık on beş yıldır mahallede ahşap ev inşa edilmemiştir.Pendant presque 50 ans on ne construit plus rien dans cette zone.
Ocak 1936 seçimlerinde Yannis Rallis ile iş birliği yaptı ve on beş milletvekili seçildi.Aux élections du 26 janvier 1936, il s'allie à Ioánnis Rállis et s'arrange pour avoir quinze députés élus.
NBA'in en iyi takımına en fazla seçilen oyuncu ise on beş defa ile Kareem Abdul-Jabbar'dır.Nommé dans la All-NBA Team 15 fois pour Kareem Abdul-Jabbar.
On beş ayrı makâleden meydana gelmiştir.Quinze événements majeurs peuvent être séparés.
Sadece on beş kilo kaybetmişti.Il perdit 25 kg.
Kenchrina'nı ele geçirilmesi on beş yıllık iç kargaşayı sona erdirdi.La chute de Kenchrina marque ainsi la fin de quinze années de guerre civile.
Taraflar hakem heyeti kararlara karşı on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler.Un autre appel pourra ensuite être interjeté devant la Haute Cour Populaire de Pékin dans les 15 jours.
Toplamda dört bölgede on beş adet örneği günümüze gelmiştir.Nous avons trouvé ici les 14 d'années existantes sur les 15 possibles.
On, on beş Ve yirmi yıllık devlete sadık ve kusursuz hizmete göre verildi.À vingt-cinq ans, ils y seront placés de droit et sans exception.
Hiçbir kitap okumadan, on beş yaşında yazmaya başlar.À quinze ans, n'ayant jamais lu, il commence à écrire.
On beş rehine kurtarıldı.Il n'y eut que 15 rescapés.
On beş Grammy ödülü kazanmıştır.Elle a remporté cinq Grammy Award.
On beşe yakın senaryoya Ali Kaptanoğlu adıyla imza attı.Il écrit des scénarios pour près de 15 films sous le nom de plume Ali Kaptanoğlu.
Kavak fidanları on beş yılda büyüyüp kesilebilir hale geliyordu.En deux ans la SODEFOR a coupé tout le bois qu’elle aurait dû couper en cinq ans.
On beş yıllık bir dönem boyunca her sene dört adet sergi düzenlenecek.15 sièges sont à pourvoir tous les 4 ans.
On beş yaşındayken, vücut geliştirmeye başladı.À l'âge de 15 ans, il commence à militer.
On beş yaşından sonra babasına yardımcı oldu.Il succéda à son père à l'âge de 15 ans.
Dizinin jeneriğine göre dizinin kadrosunda on beş ana oyuncu yer aldı.Lors de la primaire, il a face à lui quinze candidats.
Otobüs on beş dakika içinde istasyona gelecek.El autobús llegará a la estación en quince minutos.
Benim babam sadece on beş yaşında.Mi padre sólo tiene quince años.
On beş yaşındayken araba sürmeyi öğrendim.Aprendí a conducir cuando tenía quince años.
Ken gelecek yıl on beş olacak.Ken tendrá quince años el año que viene.
O, yaklaşık on beş dolara mal olacak.Costará alrededor de quince dólares.
Yürüyerek on beş dakika.Son quince minutos andando.
On beş dakika önce saat iki buçuktu.Hace quince minutos eran las dos y media.
On beş fare Dünya'nın yörüngesindeydi (Düşük Dünya yörüngesi) beş hafta için ve sonra karaya geri döndüler.Quince ratones orbitarían la Tierra (en órbita baja) durante cinco semanas y después aterrizarían con vida.
Hayatının en verimli on beş yılını öğretmenlik yaparak geçirmiştir.Dedicó 65 años de su vida a la enseñanza.
On beş yaşındayken Christina "müziğe sahip çıktığını ve asla geriye bakmadığını" söylemiştir.Cuando se encontró a Christian diez horas más tarde, ella "no respondía".
1953'te on beş yaşındayken Güzel Sanatlar Yüksek Okulu 'na girdi.En 1953, a los quince años de edad, ingresó a la Escuela Superior de Bellas Artes.
Diziden on beş bölüm uzak kalır "Bad Blood" bölümünde can alıcı bir rolle geri döner.Tras 15 episodios de ausencia, Pope vuelve en "Bad Blood", jugando un papel de vital importancia.
On beş rehine kurtarıldı.Se rescataron cincuenta cautivos cristianos.
Ödüller on beş dalda verilmektedir.Los premios se conceden en cinco categorías.
On beş ayrı makâleden meydana gelmiştir.Aparición de 15 tipos distintos.
On beş yıl ne de çabuk geçmiştir...¿Qué sucedió 15 años atrás?
On beş yıllık bir futbol kariyeri vardır.Cincuenta Años de Fútbol Colegial.
Yaşamının son on beş senesini çok üretken geçirdi.Allí pasará sus últimos quince años de vida.
Albümlerden dördü, müzik tarihinin en çok satan on beş Noel albümü arasında yer alır.De hecho, tres de estos álbumes están entre los 50 más vendidos en la historia de la música.
On beş yaşındayken, RCA Records'tan ayrıldı.A los 15 años abandonó la escuela para firmar un contrato con la discográfica RCA Records.
Her on beş dakikada bir kez karıştırın.Mescolare una volta ogni quindici minuti.
O, yaklaşık on beş dolara mal olacak.Costerà circa quindici dollari.
Geminin batışı iki saat ve on beş dakikada sürmüştür.Le navi affondarono in due ore e quindici minuti.
23#, aynı zamanda on beş ve on altı asalın aritmetik progresyonunda ortak farkı teşkil eder.Inoltre 23# è anche la differenza comune di progressioni aritmetiche di quindici e sedici elementi.
Wright on beş yaşındayken, The Voodoo of Hell's Half-Acre isimli ilk öyküsünü yazdı.A quindici anni, Wright scrisse il suo primo racconto, The Voodoo of Hell's Half-Acre.
Yanık, toplamda, çocuklarda ölüme yol açan ilk on beş sebepten birisidir.In generale, nei bambini è una delle prime quindici cause di morte.
Bu parçalardan on beş tanesini Madonna'ya gönderdiler.E solo quindici persone a Parma le collezionano.
On beş Grammy ödülü kazanmıştır.Ha vinto cinque Grammy Award.
On beş altın madalya verilmiş ve 260 atlet müsabakalarda yarışmıştır (156 erkek ve 104 kadın).Il programma prevedeva 15 eventi per un totale di 260 atleti, di cui 156 uomini e 104 donne.
Yaklaşık on beş yıldır mahallede ahşap ev inşa edilmemiştir.Sono 25 anni che il lago non si può vedere dalla città.
On beş rehine kurtarıldı.Nel frattempo i terroristi rilasciarono 5 ostaggi.
On beş yıllık bir dönem boyunca her sene dört adet sergi düzenlenecek.Ogni anno vengono organizzati circa 15 eventi fieristici.
Konsere geçen yıllarda katılan on beş ülkenin şarkıcıları katılmıştır.I musicisti che hanno partecipato al progetto nel corso degli anni sono stati una cinquantina.
On-on beş gün içinde donanmayı kusursuz şekilde ortaya çıkartmazsan artık kendin bilirsin.Completa la sua orbita in poco più cinque giorni e compie una rotazione si sé stesso in meno di due ore.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod